Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/1446 E. 2024/9218 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/1446
- Karar No
- 2024/9218
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1816 Esas, 2023/1703 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/81 E., 2021/294 K. Taraflar arasındaki TÜRKPATENT Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ile markanın hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı şirketin 2019/121761 sayılı “... professional” ibareli marka başvurusuna "..." ve "... Naturel" ibareli markalarını mesnet göstererek itiraz ettiğini, itirazın davalı ... YİDK kararıyla nihai olarak reddedildiğini, oysa 2008 yılından bu tescilli olan “...” markası üzerinde müvekkili şirketin öncelikli hak sahipliği bulunduğunu, davalı ... başvurusunun müvekkili şirkete ait “...” ibaresini asli unsur olarak aynen içerdiğini, başvurunun müvekkilinin “... Naturel” ibareli markası ile tertip tarzı itibariyle ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, davalı markasındaki farklı kelime ve renk unsurlarının markaya herhangi bir ayırt edicilik katmadığını, küçük yazılan ve geri planda olan “Professional” ibaresinin ayırt ediciliği bulunmayan bir ibare olduğunu, müvekkili şirketin “...” ibareli markalarının uzun yıllardır yoğun şekilde kullanıldığını, tüketiciler nezdinde tanınan ve yüksek ayırt ediciliği bulunan markalar olduğunu, davalı markasının müvekkili şirket markaları ile aynı sınıfta yer alan birebir aynı ve ilintili mallar için tescil edilmek istenildiğini, tescil başvurusunun kötüniyetle yapıldığını, davalı markasını gören ortalama tüketicilerin müvekkili şirket ve markaları ile bağlantı kuracağını ve davalı markasını taşıyan ürünleri tercih edebileceklerini, başvurunun haksız rekabet de teşkil ettiğini ileri sürerek TÜRKPATENT YİDK’nın 20.01.2021 tarih ve 2021-M-41 sayılı kararının 03. sınıf bakımından iptaline, 2019/83950 sayılı markanın 03. sınıf bakımından hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 2.Diğer davalı cevap dilekçesinde; “... Professional” ibareli markanın “epilasyon” kelimesinin kısaltması olarak “...” ve Latince “ağda, balmumu” anlamına gelen “cera” ibaresinin birleşimiyle oluşturulduğunu, sondaki “Professional” ibaresinin ürünlerin profesyonel kullanım amaçlı olduğunu öne çıkartmak için eklendiğini, davacının itiraza mesnet 2004/29780 sayılı “...” ibareli markasında herhangi bir logo ya da şekil bulunmadığını, davacı markaları ile kendisine ait marka arasında ilişkilendirilme ihtimali de dahil olmak üzere halk tarafından karıştırılma ihtimali bulunmadığını, ürün ambalajlarının çok farklı olduğunu, davacının “... Naturel” ibareli markası ile kendisine ait marka arasında görsel ve/veya işitsel benzeşen unsur bulunmadığını, davacı tarafın kötü niyet iddialarını kabul etmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, taraf markaları arasında görsel ve işitsel açılardan benzerlik bulunduğu, tüketicinin taraf markalarını aynı/aynı tür ya da benzer ürünler üzerinde gördüğünde ya da işittiğinde, farklı marka ile karşı karşıya olduklarını anlayabilmelerinin mümkün olmadığı, taraf markalarının birbiri ile ilişkilendirme ihtimalinin bulunması nedeniyle, somut olay bakımından davacının kısmi talebine konu 03. sınıf emtia bakımından markaların karıştırılması veya ilişkilendirilmesi ihtimaline dayalı olan nispi tescil engeline ilişkin şartların oluştuğu, dava konusu marka başvurusu kapsamında yer alan 03. sınıf emtianın davacıya ait markalarda yer alan mal ve hizmetler ile aynı/aynı tür olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, TÜRKPATENT YİDK'nın 20.01.2021 tarih ve 2021/M-41 sayılı kararının 03. sınıf mallar bakımından iptaline, davaya konu marka tescil edilmediğinden hükümsüzlük konusunda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, davacının itiraza mesnet markalarının esas unsuru olan "..." ibaresinin dava konusu markanın başında aynen yer aldığı, başvuruda ortak olan bu ibarenin "-cera" ibaresinden farklı şekilde ve davacının markalarında olduğu gibi italik ve el yazısı stili ile yazıldığı, farklı bir renk kullanılarak da öne çıkarıldığı, "-cera" ibaresinin ise başvurunun davacının markalarından uzaklaşmasını sağlamadığı, bu hale göre 03.sınıf mallar yönünden emtia benzerliğinin gerçekleştiği taraf markaları arasında yüksek dikkat seviyesinde dahi 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, dolayısıyla mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, davalının 2019/121761 sayılı “... professional” ibareli marka başvurusuna karşı, davacının "..." ve "... Naturel" ibareli markalarını mesnet göstererek yapmış olduğu itirazın nihai olarak reddine dair TÜRKPATENT YİDK'nın 20.01.2021 tarih ve 2021/M-41 sayılı kararının iptali ile tescili halinde davalı markasının hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi. 3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı Kurum vekilinin temyiz itirazının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 18.12.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.