Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/141 E. 2024/7885 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/141
- Karar No
- 2024/7885
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1329 Esas, 2023/1648 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/123 E., 2023/505 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından davalıların bir dönem yetkilisi olduğu dava dışı ... Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin keşide ettiği iki adet çekten dolayı karşılıksız çek keşide etme suçundan yargılandıklarını ve ceza aldıklarını söz konusu çekteki imzaların davacılara ait olmadığını, imzaları müvekkillerine ait olmayan çekin karşılıksız çıkmasından dolayı müvekkillerinin gerek malen ve gerekse cezai manada sorumlu tutulması söz konusu olduğundan bu davayı açmakta hukuki yararları bulunduğunu ileri sürerek 24.01.2021 keşide tarihli 537.000,00 TL bedelli ve 31.01.2021 keşide tarihli, 305.170,00 TL çekteki imzaların ve dolayısıyla çekin sahteliğinin tespiti ile bu çek sebebiyle müvekkillerinin sorumluluğunun bulunmadığına ve borçlu olunmadığının tespitini ve kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkil şirket ile davacıların ortağı ve yetkilisi olduğu dava dışı şirket arasında imzalanan sözleşmede verilen mallara karşılık söz konusu çeklerin verildiğini, çeklerin verildiği tarihte her iki davacı da şirket yetkilisi olduklarını, icra takiplerinin davacılara karşı değil yetkilisi ve ortağı oldukları dava dışı şirkete karşı açıldığını, davacıların icra takiplerine konu çeklerden kaynaklı olarak borçlu olmadıklarının tespiti için menfi tespit davası açma ehliyetlerinin bulunmadığını, dava konusu çeklerin karşılıksız çıkması sebebiyle davacılar aleyhine cezaya hükmedildiğini savunarak davanın reddini ve tazminata karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, davaya konu edilen çeklerin dava dışı ... Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından keşide edildiği, davacıların keşideci şirketin keşide tarihinde yetkilisi oldukları, davacı asillerin çek keşidecisi olmadığı, çek üzerinde şahsi sorumluluklarını gerektirir bir imza, yazı vs olmadığı, davalı tarafından dava konusu çekler sebebiyle davacılar değil dava dışı keşideci şirket ... Sanayi ve Ticaret A.Ş. borçlu olarak gösterilerek takip başlatıldığı, davacılar aleyhine takip başlatılmadığı, davacıların şahsi sorumluluğu ve borçlu sıfatı bulunmadığı, davacıların menfi tespit davası açmak için davacıların aktif husumet ehliyeti olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesince verilen karar usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacılar vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, çeklerden dolayı borçlu olunmadığına ilişkin menfi tespit davasıdır. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi. 3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacıların temyiz istemlerinin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, 07.11.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.