Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/802 E. 2024/4280 K. – Menfi Tespit

Konu: Menfi Tespit

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/802
Karar No
2024/4280
Karar Tarihi
Konu
Menfi Tespit

MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2584 Esas, 2022/2623 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/898 E., 2022/647 K. Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının bir dönem ortağı olduğu dava dışı .... .... Plastik San. Ve Tic. Ltd. Şti. tarafından davalı bankadan genel kredi sözleşmesi uyarınca kredi kullandırıldığını, söz konusu kredinin teminatını teşkil etmek üzere şirket ortaklarından dava dışı ...'ın borçlu olduğu, lehtarı davacı olan ve tüm şirket ortakları tarafından ciro edilen ancak ödeme tarihi belirtilmemiş olan bono düzenlenerek davalı bankaya teslim edildiğini, davalı banka ile dava dışı şirket arasındaki ticari ilişki devam ederken şirketin ekonomik darboğaza girdiğini ve ödemelerini ifa etmekte sıkıntı yaşamaya başladığını, bu nedenle dava dışı şirketin konkordato talep ettiği, ihtiyati tedbir kararı ile şirket hakkındaki tüm takiplerin ve davaların durmasına karar verildiğini, ancak bankanın şirketten alacağını, mahkemece verilen ihtiyati tedbir kararının sadece şirket hakkında olması, şirket yetkilileri hakkında icrai işlem yapılmasının yönünde her hangi bir engel bulunmaması nedeniyle şirket ortaklarının borçlu olarak yer aldığı söz konusu bononun asıl alacak şirket borcu olan 1.342.000,00 TL üzerinden icra takibi başlattığını, davalı bankaya, icra takibine dayanak olan borca mahsuben 556.547,26 TL ödeme gerçekleştirildiğini, yapılan tüm ödemelere rağmen davalı bankaca yapılan tahsilatların icra müdürlüğüne bildirilmediğini ve cebri icra işlemlerine devam edildiğini ileri sürerek davacının davalı bankaya yapılan ödeme miktarı olan 556.547,26 TL borçlu olmadığının tespitini ve kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; her ne kadar davacı tarafın borçlu olmadığının tespitini talep etmişse de huzurdaki davanın ikamesinde davacının hukuki yararı olmadığını, davalı tarafça ödemelerin yapıldığı konusunda ihtilaf bulunmadığını, zira davalı bankanın ödemeleri inkar etmediğini tam aksine yapılan ödemeleri icra dosyasına bildirdiğini, davanın konusuz kaldığını, davanın konusunun maddi hukuka ilişkin olmayıp takip hukukundan kaynaklandığını, davacı 556.547,26 TL tutarında ödeme yapıldığını beyan etmişse de yapılan ödemelerin tamamı davacı tarafından yapılmadığını, bu kapsamda yalnızca davacının yapmış olduğu ödemelerin davaya konu edilmesi gerektiğini savunarak davanın hukuki yarar bulunmaması nedeni ile usulden reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı alacaklının haricen yaptığı tahsilatları dava açıldıktan sonra icra dosyasına bildirdiği, bu durumda davanın esası hakkında bir karar verilemeyeceği, yargılama giderleri ve vekâlet ücreti konusunda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 331 inci maddesinin birinci fıkrasına göre davacının davanın açıldığı tarihte davayı açmakta haklı olduğu dikkate alınarak davalının yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmasına gerektiği, davalının icra takibi yapmakta kötü niyetli olduğuna ilişkin delil bulunmadığı gerekçesiyle davanın konusuz kalması sebebiyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, kötü niyet tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Kayseri Genel İcra Dairesinin 2019/94520 E. sayılı takip dosyasında davalı banka alacaklının, davacının ise borçlu sıfatı ile yer almakta olup takibin devam ettiğini, davacı tarafça; icra dosyasına 556.547,26 TL ödeme yapıldığı öne sürüldüğünü, ancak bu ödemenin tamamının davacı tarafından değil dava dışı icra dosya borçlularınca da yapıldığını, davalı banka tarafından yukarıda yapılan ödeme miktarı inkar edilmemekte olup yargılamanın her aşamasında beyan edildiği üzere bu hususta bir ihtilaf da bulunmadığını, taraflar arasındaki ihtilaf takip hukukundan kaynaklanmakta olup davacı borçlu tarafın, icra takibi içinde sahip olduğu hakları kullanmak yerine huzurdaki davayı ikame ettiğini, bir an için davanın konusuz kalması nedeniyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığı kararın isabetli olduğunu kabul edilse dahi bu takdirde davalı aleyhine nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin usule ve yasaya aykırı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı tarafından davacı ve dava dışı diğer takip borçlularına karşı yapılan takipte haricen 556.547,26 TL ödeme yapıldığı tarafların kabulünde olduğu, davalı bankanın ödemeleri icra dosyasına 31.12.2021 tarihinde yani dava açıldıktan sonra bildirdiği, davalı tarafın haricen tahsil edildiği tartışmasız olan ödemeleri ödemeyi hemen bildirmeyip 31.12.2021 tarihinde bildirerek bu davanın açılmasına sebebiyet verdiği, davalı alacaklı tarafından tahsiller bildirilmediği için takip tüm alacak miktarı üzerinden dava tarihi itibariyle devam olduğu için davacının dava açmakta hukuki yararı bulunduğu, davanın başlangıcındaki duruma göre davacı tarafın haklı olduğu, bu nedenle 6100 sayılı Kanun'un 331 inci maddesi gereğince yargılama gideri ve vekâlet ücretinden davalının sorumlu tutulması gerektiği, icra dosyasına ödemenin ön inceleme tutanağının imzalanmasından önce bildirildiği, bu nedenle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 6 ncı maddesi uyarınca vekalet ücretinin yarısına hükmedilmesi gerektiği kanaatine varıldığının görüldüğü, İlk Derece Mahkemesi kararında usul ve yasaya aykırı bir yön olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itiraz sebeplerini tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava menfi tespit istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/802, K. 2024/4280, T. 23.05.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2023-802-e-2024-4280-k-a348cfafe3bb