Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/1711 E. 2025/4580 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1711
Karar No
2025/4580
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2400 E., 2024/1936 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Gülnar Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2020/153 E., 2021/301 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Bakanlığa bağlı hastanede çalıştığını, 02.04.2018 tarihinde 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (696 sayılı KHK) kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçirildiğini, alt işveren bünyesinde çalışmakta iken ücretinin asgari ücretin belirli bir oran fazlası olarak belirlendiğini ve ödendiğini, kadroya geçerken bireysel iş sözleşmesi imzaladığını ve ücretinin yine asgari ücretin belirli bir oran fazlası olarak belirlendiğini ancak davalı tarafından eksik ödeme yapıldığını ileri sürerek ödenmeyen ücret farkı, ilave tediye farkı ve ikramiye farkı alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; taleplerin zamanaşımına uğradığını, 696 sayılı KHK kapsamında 02.04.2018 tarihinden itibaren sürekli işçi kadrosunda çalışmaya başlayan davacının 31.12.2018 tarihli ücreti korunarak üzerine %4 oranında zam yapıldığını, davacının ücretinin 2019 yılı asgari ücret seviyesine çekilerek bu ücrete %4 oranında zam uygulanmış olmadığından ücretin düşürülmesinin söz konusu olmadığını, davacının dava dilekçesinde talep etmiş olduğu alacaklara hak kazanamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı ile davalı İdare arasında imzalanan belirsiz süreli iş sözleşmesinde davacının ücretinin asgari ücretin belirli bir oran fazlası olacağına dair düzenleme olduğundan hareketle belirsiz süreli iş sözleşmesinin ve toplu iş sözleşmelerinin ilgili hükümleri uyarınca yapılan hesaplama doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kadroya geçiş aşamasında işveren ile davacı arasında imzalanan iş sözleşmesinde açıkça her ay asgari ücretin belirli bir oranı seviyesinde ücret ödeneceğinin öngörüldüğü, bu kuralın her asgari ücret artış dönemi için işvereni bağladığı, bu hâli ile iş sözleşmesinin açık hükmü gereği davacının fark alacaklara hak kazandığı, belirsiz süreli iş sözleşmesinin ve uygulanan toplu iş sözleşmesinin ilgili hükümleri dikkate alındığında incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davacıya ödenmesi gereken %50 oranında zammın kadroya geçiş bakımından uygulandığını, tüm dönemleri kapsar şekilde bir uygulama öngörülmediğini, 2. Bilirkişi raporunu kabul etmediklerini, dosyanın hesap bilirkişisi yerine konusunda uzman bir bilirkişiye tevdi edilmesi gerektiğini, 3. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda brüt ücretten yapılması gereken kesintilerin yapılmadığını, hesaplamaların hatalı olduğunu, 4. Davada talep edilen alacakların kısmi veya belirsiz alacak davası olarak açılabilecek talepler olmadığını, 5. Hükmedilen alacaklara uygulanan faiz türünün hatalı olduğunu, 6. Vekâlet ücreti ve yargılama giderlerinin hatalı belirlendiğini, davada reddedilen kısımların olduğunu, 7. Davacının dava dilekçesinin sonuç ve talep kısmında miktar belirtilmediğinden davanın reddedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; 696 sayılı KHK ile sürekli işçi kadrosuna geçen davacının ücretinin tespiti ile dava konusu fark ücret alacaklarına hak kazanıp kazanmadığı, varsa alacakların hesaplanması ile faiz, yargılama gideri ve vekâlet ücretine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Davalı ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/1711, K. 2025/4580, T. 20.05.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2025-1711-e-2025-4580-k-1599ddf6860f