Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/6364 E. 2024/7816 K. – İtirazın İptali

Konu: İtirazın İptali

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/6364
Karar No
2024/7816
Karar Tarihi
Konu
İtirazın İptali

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/601 Esas-2023/1016 Karar HÜKÜM : Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Kahramanmaraş 5. Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla) SAYISI : 2018/160 E., 2022/44 K. Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı bankanın Kahramanmaraş Şubesi ile dava dışı ... Elk. Elkt. İnş. Taah. San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında imzalanan ve kredi sözleşmelerine istinaden kredinin açıldığını ve kullandırıldığını, imzalanan kredi sözleşmesi uyarınca kullandırılan kredinin geri ödemesinin sözleşme hükümlerine uygun olarak yapılmaması üzerine kredi hesabının 21.02.2018 tarihinde kesildiğini, toplam 1.330.383,73 TL borç bakiyesinin tespit edildiğini, 21.02.2018 tarihli ihtarnamesinin keşide edilerek kesilen kredi hesaplarına ait hesap özetleri ile birlikte borçlulara gönderilerek tebliğ edildiğini, ihtarnamede belirtilen ve muaccel olan borcun ödenmediğini, borçlular hakkında Kahramanmaraş 5. İcra Müdürlüğünün 2018/5910 esas sayılı dosyasından genel haciz yolu ile takibe geçildiğini, borçluların borçlu bulunmadıkları iddiası ile takip konusu alacağa itiraz edildiğini, davalıların talep edilen faize yapmış oldukları itirazın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu ileri sürerek davalıların takip konusu borca yapmış oldukları itirazların iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davaya konu olan borcun ödenmiş olmasından dolayı açılan davanın reddinin gerektiğini, müvekkillerden ...'un anılan sözleşme uyarınca kefilliğinin yanında kredinin teminatı olarak ipotek verdiğini, müvekkillerinden ...'in ise bankanın kullandırmış olduğu kredinin eki olan belgeyi kefil olarak imzaladığını, sorumlu olacağı rakamın 312.500,00 TL olarak kayıt altına alındığını, müvekkilleri tarafından başka herhangi bir belgenin imza altına alınmadığını, anılan kredinin geri ödemesinin dava dışı borçlu tarafından yapıldığını, müvekkilleri hakkında yapılan icra takibine yasal süresi içerisinde borcun ödendiğinden dolayı itiraz edildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, yapılan yargılama, toplanan deliller ve hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre, dava konusu takip borcu davalıların kefil oldukları kredi sözleşmesinden kaynaklanmadığı davacı banka ile dava dışı şirket arasında akdedilen diğer kredi sözleşmeleri kapsamında kaldığı, ayrıca davacı tarafça dava dışı şirkete kullandırılan bankomat hesabı ve verilen kredi kartının da davalılar ile yapılan kefalet sözleşmesi neticesinde değil banka ile asıl borçlu şirket arasındaki diğer kredi sözleşmeleri çerçevesinde kullandırıldığının tespit edildiği, davalıların kanunun kefalet sözleşmelerinde aradığı şartların dava konusu borç özelinde gerçekleşmediği, davacı banka kullandırmış olduğu her kredi için kefillerin sorumluluğuna başvurabilmesi için kullandırdığı her kredi için davalıların kefaletleri için onay almalı ve bilgi vermesi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine, bankanın sözleşme var düşüncesi ile davalıların sorumluluğuna başvuramayacağından davalılar lehine tazminata karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, dosya kapsamından taksitli ticari kredi ve borçlu cari hesap kredilerinin davalıların imzaladığı 27.11.2011 tarihli sözleşme nedeniyle değil, daha sonra imzalanan ve davalıların kefaletlerinin bulunmadığı sözleşmeler nedeniyle kullandırıldığı, yine asıl borçlu şirkete ait ticari kredi kartı ve bankomat hesabı kredisi nedeniyle, 17.01.2014 ve 20.01.2014 tarihlerinde anılan borçların sıfırlandığı, bakiye alacakların ise davalıların imzalamadığı sözleşmeler nedeniyle kullandırılan krediler olduğunun tespit edildiğinden davalıların icra takibine itirazlarının haklı olduğunun kabulü ile davanın reddine karar verilmesi yerinde olduğu, ancak davacı banka aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmiş ise de alacağına kavuşmak için 27.12.2011 tarihli Genel Kredi Sözleşmesinde imzası bulunan davalılar aleyhine icra takibi yapan davacı bankanın kötü niyetinden bahsedilemeyeceğinden eldeki davada davacı takip alacaklısı yönünden kötüniyet tazminatının koşulları oluşmadığından, davalılar vekilinin bu talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi usul ve kanuna aykırı olduğundan karar bu yönüyle yerinde olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine, davalıların kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla girişilen icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi. 3. Değerlendirme İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Kanun'un 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, davacı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, 06.11.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/6364, K. 2024/7816, T. 06.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2023-6364-e-2024-7816-k-aa1e995ce356