Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/6273 E. 2024/7759 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/6273
Karar No
2024/7759
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/552 Esas, 2023/1241 Karar HÜKÜM : Davanın reddi (Yeniden esas hakkında hüküm tesis edilmek suretiyle) İLK DERECE MAHKEMESİ : Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2019/701 E., 2021/659 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin 75. Yıl Mahallesi ... Km Evleri 1 A5/1 Eskişehir adresinde faaliyet yerinin bulunduğunu, ilgilinin tescil için gönderilen davet yazılarına cevabında İstanbul Merkezde bulunan şirketlerine ilave iş yeri olarak açtıklarını bildirdiğini, Eskişehir'de şubesi bulunmayan davalı şirketin ilave işyeri açmasının mevzuata aykırı olduğunu, davalıya ait işyerinin şube olarak tescil edilmesi gerektiğini ve davalıya gönderilen davetlere rağmen süresi içerisinde tescil işlemlerinin tamamlanmadığını ileri sürerek davalı şirketin 75. Yıl Mahallesi ... Km. Evleri 1 A5/1 Eskişehir adresinde bulunan iş yerinin şube olarak Eskişehir Ticaret Siciline tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; açılan davayı kabul etmediklerini, öncelikle müvekkili şirketin merkezinin İstanbul'da olması sebebiyle yetki itirazlarının kabulüne, davanın yetkili İstanbul Asliye Ticaret Mahkemelerinde açılmasına karar verilmesini talep ettiklerini, esasa ilişkin olarak ise müvekkili şirketin dava konusu adresindeki ilave işyerinin, tek başına sınai ve ticari faaliyeti yürütmeyen, talimat ve yönetimde merkeze bağlı, yalnızca müşterilerden gelen talepleri daha hızlı karşılamak için irtibat ofisi şeklinde açılan, SGK ve vergi daireleri nezdinde gerekli bildirimleri süresi içinde usulüne uygun şekilde yapılmış bulunan, bağımsız sermayesi, bağımsız hukuki ve fiili idare kabiliyetini haiz organları bulunmayan ve şube niteliğine varmayan bir işyeri statüsünde olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, alınan bilirkişi raporlarında davalıya ait işyerinin ticaret siciline şube olarak tesciline ilişkin koşulların oluştuğunun bildirildiği, bu hususta mahkemelerince Dairemizin 2016/8578 E., 2018/2027 K. sayılı emsal içtihadı gözetildiğinde, davalıya ait işyerinin şube olarak tescilinin gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı şirketin 75. Yıl Mahallesi ... Küme Evleri 1/A5-1 Odunpazarı/Eskişehir adresinde bulunan işyerinin şube olarak tesciline ve ilanına karar verilmiş, hüküm davalı vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince tüm dosya kapsamına göre, uyuşmazlığın davalı şirketin Eskişehir'de bulanan iş yerinin merkezden ayrı olarak ticari faaliyette bulunup bulunmadığı, bu yerin şube olarak sicile tescil koşullarının oluşup oluşmadığı hususlarından kaynaklandığı, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 33. maddesinde; tescile davet ve cezaya yönelik hükümlerin, aynı yasanın 40. maddesinde tescile yönelik düzenlemelerin ve Ticaret Sicil Yönetmeliği'nin 118. maddesinde de şube tanımının yer aldığı, ayrıca 5174 sayılı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile Odalar ve Borsalar Kanunu'nun(5174 sayılı Kanun) 9. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca "bir merkeze bağlı olduğu halde, ister merkezin bulunduğu odanın, ister başka odanın çalışma alanı içinde olan müstakil sermayesi ve müstakil muhasebesi bulunan veya muhasebesi merkezde tutulduğu ve müstakil sermayesi bulunmadığı halde kendi başına sınai faaliyet ve ticari muamele yapan yerler ve satış mağazaları bu Kanun'un uygulanması bakımından şube sayılır" hükmüne yer verildiği, alınan 17.05.2021 tarihli bilirkişi ek raporunda, Dairemizin yerleşik uygulamaları kapsamında dava konusu iş yerinin dış ilişkilerde merkezden bağımsız olmadığı, gelen müşterilerinin işlemlerinin yerine getirilmesi için başvuru kabul ettiği, genel merkeze ilettiği ve onay aldığı, ayrı bir sermayesinin ve muhasebe biriminin olmadığı, muhasebe kaydının tutulmadığı, çalışanlarının işe alım, maaş ödemeleri, işten çıkarılma gibi işlemlerin genel merkez eliyle yapıldığının tespit edildiği, somut olayda ise;17.05.2021 tarihli bilirkişi heyetinin ek raporunda da belirtildiği ve Mahkemelerinin de kabulünde olduğu üzere dava konusu iş yerinin dış ilişkilerde merkezden bağımsız olmadığı, gelen müşterilerinin işlemlerinin yerine getirilmesi için başvuru kabul ettiği, genel merkeze ilettiği ve onay aldığı, ayrı bir sermayesinin ve muhasebe biriminin olmadığı, muhasebe kaydının tutulmadığı, çalışanlarının işe alım, maaş ödemeleri, işten çıkarılma gibi işlemlerin genel merkez eliyle yapıldığı, ticari işlemlerin merkezden yürütüldüğü tespit edildiğinden iş yerinin şube tescil koşullarının oluşmadığından davanın reddinin gerektiği, nitekim Dairemizin 26.10.2020 tarih 2020/582 E., 2020/4446 K. sayılı, 03.02.2020 tarih 2019/2760 E., 2020/845 K. sayılı ve 05.07.2023 tarih 2022/939 E., 2023/4164 K. sayılı ilamlarının ve bu doğrultuda olduğu gerekçesiyle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, davalı şirketin Eskişehir'de yer alan işyerinin şube olarak tescilinin gerekip gerekmediği noktasındadır. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2.6102 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi 3. Değerlendirme İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Kanun'un 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI.SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 06.11.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/6273, K. 2024/7759, T. 06.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2023-6273-e-2024-7759-k-7cb6e5837fe8