Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/6167 E. 2024/7540 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/6167
- Karar No
- 2024/7540
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1041 Esas, 2023/1007 Karar HÜKÜM : Kısmen kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/397 E., 2020/201 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin "..." esas unsurlu markalarının bulunduğunu, "..." ibaresinin aynı zamanda tanınmış marka olarak koruma altına alındığını, markanın yurt dışında da pek çok ülkede tescilli olduğunu, müvekkilinin sadece mobilya ve ev aksesuarları satmadığını, aynı zamanda mobilya ve ev aksesuarlarının tasarım, imalat ve teslimatını da yaptığını, bunun yanı sıra dekorasyon hizmetleri ve bağlantılı mal/hizmetleri de ürettiğini, davalının "..." ibaresinin 24. ve 35. sınıfta marka olarak tescili için davalı kuruma başvurduğunu, başvuruya yaptıkları itirazın Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulunun kararıyla nihai olarak reddedildiğini, oysa dava konusu başvuru ile müvekkilinin markalarının halk nezdinde karışıklığa neden olacak derecede benzer olduğunu, tüketicinin davaya konu markayı, müvekkilinin seri markalarından biri olarak düşüneceğini, müvekkilinin markasının tanınmış marka olduğunu, markanın itibarına ve ayırt edici karakterine zarar verileceğini, aynı zamanda haksız rekabete yol açacağını ileri sürerek, YİDK'nın 14.08.2018 tarih ve 2018-M-6665 sayılı kararının iptaliyle, marka başvurusuyla ilgili tescil işlemlerinin durdurulmasına, tescil edilmesi halinde hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekili cevap dilekçesinde, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde, taraf markaları arasında görsel, işitsel ve kavramsal açıdan ortalama tüketicinin ayırt edebileceği belirgin farklılıklar bulunduğunu, her iki markanın hitap ettiği tüketici protföyünün de birbirinden farklı olduğunu, davacı markasının mobilya üretimi, alımı-satımı konularında kullanıldığını, müvekkilinin ev tekstili ürünlerinin ithalat ve ihracatıyla iştigal ettiğini, davacının tanınmışlık olgusunun yalnızca hizmet verdiği hsınıfla sınırlı olduğunu, diğer sınıflar üzerinde bir etkisinin olmadığını, davacının bu hükme dayanabilmesi için markasının itibarının zarar görebileceğini veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceğini ispatlaması gerektiği savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, davacının YİDK kararında geçen (davalı başvurusundan geriye yönelik 5 yılı kapsayan tesçilli) "..." ibareli markaları arasında dava konusu edilen markanın kapsamında olan "24. sınıf: Dokunmuş veya dokunmamış kumaşlar. Ev tekstil ürünleri: perdeler, yatak örtüleri, nevresimler, çarşaflar, yastık kılıfları, battaniyeler, yorganlar, havlular. Tekstilden bayraklar, flamalar, etiketler. Bebekler için kundak örtüleri.; 35. sınıf: Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Tekstil amaçlı büküm iplikleri; dikiş, nakış ve örgü iplikleri, tireler, esnek iplikler. Dokunmuş veya dokunmamış kumaşlar. Ev tekstil ürünleri: perdeler, yatak örtüleri, nevresimler, çarşaflar, yastık kılıfları, battaniyeler, yorganlar, havlular. Tekstilden bayraklar, flamalar, etiketler. Bebekler için kundak örtüleri. Danteller ve nakışlar (aplikeler), güpürler, fistolar, dar dokumalar, şeritler ve kurdeleler, ekstraforlar, fitiller, giysiler için kumaştan yapılmış hazır harfler ve rakamlar, armalar, rütbe işaretleri, vatkalar. Giysiler için düğmeler, kopçalar, halkalar, fermuarlar, ayakkabı ve kemer tokaları, perçinler, yapışkan bantlar, bağlar, toplu iğneler, iğneler, dikiş iğneleri, dikiş makinesi iğneleri, tığlar ve örgü şişleri, iğne kutuları ve iğnelikler. Yapma çiçekler, yapma meyveler. Saç tokaları, saçı bağlamak için halkalar, taçlar, değerli metalden olmayan saç süsleri, takma saçlar, postişler, elektrikli veya elektriksiz bigudiler. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)" mallar/hizmetler yönünden ortalama tüketici kesimi nazarında görsel ve sesçil benzerlik oluştuğu, işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin yargılama konusu yukarıda belirtilen Mallar/hizmetler açısından ayırdığı satın alma/yararlanma süresi içinde davalının "..." ibareli başvurusunun davacının "..." ibareli markalarından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı, her iki markada yanılgı yaşayabileceği, yukarıda sayılan mallar/hizmetler açısından her iki taraf markasının aynı işletmeye ait markalar ya da idari ve ekonomik anlamda bağlantılı bir işletme markaları olarak algılanabileceği, bunun dışında kalan mal ve hizmetler açısından ise SMK'nın 6/1. maddesindeki iltibas koşulunun oluşmadığı, diğer yönden de bu mallar/hizmetlerde SMK'nın 6/5. maddesindeki tanınmışlık koşulunun oluşmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalılar vekillerince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, taraf markaları arasında "..." ibaresinin ortak olarak yer almasından kaynaklı yüksek düzeyde görsel, işitsel ve anlamsal benzerlik olduğu, emtia benzerliği şartı da gerçekleştiğinden bu hali ile davalı şirketin marka başvurusu ile davacının itiraza mesnet markaları arasında SMK'nın 6/1. maddesi anlamında ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, nitekim, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 11.10.2022 tarih ve 2021/2864 E.-2022/6882 sayılı kararında "..." ibaresi, 06.09.2022 tarih ve 2022/4306 E.-2022/5521 K. sayılı ilamıyla "..." ibaresi, 16.02.2021 tarih ve 2020/1819 E.-2021/1274 K. sayılı ilamıyla "... DI OLIVA" ibaresinin, 03.02.2020 tarih ve 2019/2970 E.-2020/794 K. sayılı kararında "... Maria" ibaresinin davacı şirketin markalarıyla benzer bulunduğu, başvuruda yer alan "LINA" ibaresinin başvuruyu davacı markasından farklılaştırmaya yetmediği, öte yandan dava konusu YİDK kararının davacı tarafa 16.08.2018 tarihinde tebliğ edildiği, davanın da iki aylık hak düşürücü süre içerisinde 12.10.2018 günü açıldığı, taraf markaları kapsamında benzer bulunmayan " 35. sınıf: Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için...Koruyucu amaçlı olanlar hariç her türlü malzemeden yapılmış iç-dış giysiler, çoraplar, fularlar, şallar, bandanalar, eşarplar, kemerler. Ayak giysileri: ayakkabılar, terlikler, sandaletler. Baş giysileri: şapkalar, kasketler, bereler, takkeler, kepler. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)" hizmetleri yönünden SMK'nın 6/5. maddesindeki koşulların gerçekleştiğinin ispatlanamadığı gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davalılar vekillerince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesi. 3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalılar vekillerinin temyiz istemlerinin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı harcın istek halinde ilgililere iadesine, 23.10.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.