Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/6017 E. 2024/7315 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/6017
Karar No
2024/7315
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1091 Esas, 2023/1024 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/184 E., 2021/36 K. Bölge Adliye Mahkemesince duruşma istemli olarak davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası delaletiyle uygulanması gereken 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 3156 sayılı Kanun ile değişik 438 inci maddesi gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin 1929 yılında kurulmuş ve İstanbul Ticaret Odası'na 04.09.1998 yılında kayıt olmuş bir firma olduğunu, müvekkilinin 2011 yılında "..." ünvanını marka olarak tescil ettirdiğini, aktif olarak kullanılan markanın bilinirliğinin tartışmasız olduğunu, ... markasının tanınmış marka koruması kapsamında değerlendirildiğini, ... ... Hafriyat markasının açıkça müvekkilinin marka hakkını zedelediğini, "..." markasının tüm mal ve hizmet sınıflarında tescilli olduğunu, tescil edildiği şekli ile kullanılmayan markaya kötü niyetli başvurulduğunu gösterdiğini iddia ederek TÜRKPATENT Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu'nun (YİDK) 2020/M-2739 sayılı kararının iptaline, 2018/65193 sayılı "... ... HAFRİYAT KUYUMCULUK" ibareli marka tescil edilmişse hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; markaların ortak ibare dışında kalan diğer unsurların birbirinden tamamen farklı olup tescil talep edilen mal ve hizmetler bakımından 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası kapsamında iltibas ihtimali bulunmadığını, aynı Kanun'un 19 uncu maddenin ikinci fıkrası kapsamında kullanımın ispat edilemediğini, davacının “...” markasına ilişkin tanınmışlık iddiasının peşinen başvurunun reddi sonucunu doğurmayacağını, kötü niyet iddiasını tevsik edici delil sunulamadığını, davacının kötü niyete ilişkin iddialarının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Davalı gerçek kişi vekili cevap dilekçesinde; ... isminin müvekkilinin büyük dedesinin ismi olduğunu, bu ismin nüfus kaydında Nimet olarak geçmekle birlikte müvekkilinin ailesinin Batman Geçit nüfusuna kayıtlı olarak soylarının ...’ten geldiğini, davacı ile herhangi bir benzerlik veya iltibasın söz konusu olmadığını, markaların logo şekillerinin alakasız olduğu gibi renklerinin de tamamen farklı olduğunu, yanyana iki markayı gören ortalama bir tüketicinin davacıya ait et-sucuk ürünleri ile müvekkilin vermiş olduğu iş makinesi ile hafriyat işini ilişkilendirmesinin akla gelmeyeceğini, davacı markasının tanınmışlığına ilişkin iddia edilen ihtimallere ilişkin ise herhangi bir somut delil sunulmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, davacının gerekçe gösterdiği 2010/76017 sayılı markasının dava konusu 14. ve 37. sınıflara ait mal ve hizmetler bakımından kullanımın ispatlanamadığı, dava konusu marka işaretleri arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, somut uyuşmazlık açısından 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrasının uygulanma imkânı bulunmadığı, kötü niyet iddialarının ispatlanamadığı, YİDK kararının yerinde olduğu, YİDK kararının iptali şartlarının oluşmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, dosya kapsamında davacının itirazına mesnet olarak gösterdiği 2010/76017 sayılı markasının dava konusu başvurunun kapsamında bulunan mal ve hizmetlerde kullanımının ispat edilemediği, dosya kapsamındaki istinafın tanınmışlık hususuna yönelik bulunduğu, dosya kapsamında bulunan incelemede de belirlendiği üzere davacı markasının "pastırma, sucuk, kavurma, salam ve jambon" gibi ürünlerde tanınmış olduğu belirlenmiş ise de, dava konusu markanın tescili halinde davacının markasının etkileneceği, davalının haksız menfaat temin edeceği veya davacının tanınmış markasının zarar göreceği hususlarının somut delillerle ortaya konulmadığı, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrasındaki koşulların somut olayda gerçekleşmediği, diğer yandan dosya kapsamında bulunan bilgi, belge ve beyanlara göre tarafların marka kapsamları benzer bulunmadığı için aynı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrasının somut olaya uygulanmasının da söz konusu olmayacağı, kötü niyet iddialarının ispatlanamadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararının iptali, marka hükümsüzlüğü ile sicilden terkin istemlerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 10.10.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/6017, K. 2024/7315, T. 10.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2023-6017-e-2024-7315-k-d06e6117f699