Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/5972 E. 2024/7522 K. – Tespit

Konu: Tespit

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/5972
Karar No
2024/7522
Karar Tarihi
Konu
Tespit

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13.Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1023 Esas, 2023/1432 Karar HÜKÜM : Davanın usulden reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 5.Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2015/734 E., 2019/550 K.

Taraflar arasındaki tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ile davalı ... Dağıtım A.Ş. arasında 12.01.2011 tarihli Bayilik Sözleşmesi ve bu sözleşmeye ek olarak ... Gaz A.Ş. ile LPG alım satımı konusunda 5 yıllık anlaşma sağlandığını, davalı şirket tarafından müvekkili şirkete Kadıköy 2. Noterliği’nin 18.06.2015 tarihli, 3802 yevmiye numaralı ihtarnamesi keşide edilerek Bayilik Sözleşmelerinin feshedildiğinin bildirildiğini, ancak sözleşmelerin tek taraflı feshedilmesinin anılan sözleşme hükümlerine aykırı olduğunu, akdedilen sözleşme hükümlerine göre sözleşmenin feshinden önce tarafına mehil verilmesi gerektiğini, buna rağmen davalıların müvekkiline herhangi bir mehil vermeden sözleşmeleri feshettiklerini, müvekkili şirkete karşı dava dışı şirket tarafından açılan dava nedeniyle ticari faaliyetlerine devam etmesinin imkansız hale geldiğini, dava dışı şirketin ikame ettiği davayı müvekkilinin kaybettiğini ve kararın onanarak kesinleştiğini, müvekkili şirketin mal alımını durdurmasının nedeninin, dava dışı şirketin müvekkiline ait akaryakıt tankerlerine haciz uygulatması olduğunu, dolayısı ile müvekkilinin mal alımı yapamamasının kendi kusurlarından kaynaklanmadığını ve mücbir sebep sayılması gerektiğini, müvekkili şirketin sözleşmeden doğan mal alımına ara vermesinin müvekkilinin hakimiyet alanı dışında gerçekleştiğini, bu durumun kusursuz ifa imkansızlığından kaynaklandığının açık olduğunu beyanla davalılar tarafından sözleşmelerin haksız olarak feshedildiğinin tespitine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı yan ile akdedilen sözleşmelerin müvekkili tarafından hukuka uygun olarak feshedildiğini, birbirini takip eden iki ödemenin gününde yapılmaması halinde müvekkili ...’in sözleşmeyi süre vermeden feshedebileceğini, davacının ürün alım satımı gerçekleştirmeyerek sözleşmeye aykırılığını sürdürdüğünü, bu durumun müvekkili şirketin ticari itibarını sarstığını ve zarar verdiğini, fesihten önce süre verilmediği iddiasının aksine davacı şirketin birçok kez uyarıldığını, ancak davacının sözleşmeye aykırı tutumunu devam ettirmesi ve borçlarını zamanında ödememesi nedeniyle bayilik ilişkisinin sürdürülemez noktaya geldiğini, davacının iddiasına konu ettiği dava dışı şirket ile aralarındaki davanın özel hukuk ilişkisi olduğunu, bu durumun bir kamu otoritesi olarak nitelendirilemeyeceğini, davacı yanın TTK hükümleri uyarınca basiretli bir tacir gibi hareket etmekle yükümlü olduğunu, davacı şirketin sözleşmelere aykırı davranmasının yanında ticari ilişkiden kaynaklanan borçlarını da ödemediğini, müvekkili tarafından davacı yana 800.000,00 TL gayri maddi hak bedelinin ödendiğini, müvekkili şirketlerden 800.000,00 TL tahsil eden davacının dava dışı şirkete olan 235.000,00 TL borcu nedeniyle ifa imkansızlığından söz etmesinin mümkün olmadığını savunarak davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, davacının mal alımı yapılmaması ve borcun ödenmemesi halini dava dışı bir şirket ile aralarında olan husumet nedeni ile akaryakıt taşımakta kullanılan tankerlerin haciz yolu ile muhafaza altına alınması ve bu nedenle bundan kaynaklı ürün alınamaması olarak ileri sürdüğü, bu halin denetlenebilir ve bilimsel bilirkişi raporunda mücbir sebep olarak sayılmadığı, keza mahkememizce de davacının ileri sürdüğü bu halin sözleşmede mücbir sebep olarak sayılmadığı gözönüne alındığında davacının bu davayı açmakta haklı ve hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, davacı tarafından dava dilekçesi ile taraflar arasındaki bayilik sözleşmelerinin haksız ve sözleşmeye aykırı olarak feshedildiğinin tespitine karar verilmesi talep edilmiş olup, davalı tarafından sözleşmelerin feshinin Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu'na (EPDK) ve EPDK tarafından da bu hususun kendisine bildirilmiş olması sebebiyle bu davada hukuki yararının bulunduğunun iddia edildiği, fakat mevzuat gereği EPDK'ya yapılan yahut EPDK tarafından kendisine yapılan bildirimin ne gibi bir tehlike yarattığı açıklanmadığı, bu davada verilecek bir tespit hükmünün davacı için herhangi bir hukuksal koruma sağlamayacağı, sözleşmenin haksız şekilde feshedildiği iddiasının, haksız feshe dayalı olarak genel hükümlere göre açılabilecek bir tazminat davasında iddia olarak ileri sürülebileceği, bu sebeplerle davacının bu davayı açmakta hukuki bir yararı bulunmadığından, Mahkemece işin esasına girilmeksizin davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerekirken, esastan reddine karar verilmiş olmasının hatalı olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun usulen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, akaryakıt bayilik sözleşmesinin haksız ve sözleşmeye aykırı olarak feshedildiğinin tespiti talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Kanun'un 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 23.10.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/5972, K. 2024/7522, T. 23.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2023-5972-e-2024-7522-k-d04f61bc3d7c