Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/5942 E. 2024/7345 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/5942
Karar No
2024/7345
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1651 Esas, 2022/1026 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/459 E., 2019/25 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin "..." ibaresini ilk olarak 1986 yılında tescil ettirdiğini ve bu marka üzerinde büyük yatırımlar yaparak tanınmış marka statüsüne ulaştırdığını, WIPO nezdinde 1025647 sayı ile " ..." ve 949491 sayı ile "..." markasını yurtdışında birçok ülkede tescil ettirdiklerini, davalının 2015/110410 sayı ile "..." ibareli marka başvurusuna karşı müvekkili adına yapılan itirazların Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulunun (YİDK) 28.10.2016 tarihli ve 2016-M-10609 sayılı kararı ile haksız olarak reddedildiğini, oysa davalı şirketin müvekkilinin tanınmışlığını kullanarak "..." ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, "..." ve "..." markalarının ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 2007/28 E., 2008/38 K. sayılı kararında "..." ve "..." markaları ile "..." markaları arasında, Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 2007/294 E., 2008/175 K. sayılı kararında "..." markası ile "..." markaları arasında benzerlik olduğu ve karıştırılma ihtimali bulunduğuna hükmedildiğini, davalı şirketin "..." marka başvurusunun işlemden kaldırdığını ve hükümsüzlük kararı vermeye yer olmadığına dair karar verildiğini, davalının "..." markasına benzer markalar yaratarak 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 35 nci maddesinin birinci fıkrası anlamında kötü niyetle marka başvurularında bulunduğunu, markanın ün ve şöhretinden yararlanmaya çalıştığını, "..." ibaresinin Türkçe'de "..." olarak telaffuz edildiğini ileri sürerek YİDK kararının iptalini ve markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekili cevap dilekçesinde; müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. 2... "Rot Front" cevap dilekçesi sunmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, taraf markaları arasında 556 sayılı KHK'nın 8 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında benzerlik ve iltibas bulunmadığı, davacının tanınmışlık ve kötü niyet nedeniyle tescilin yapılmaması talebinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, tarafların markalarını kullanmak istedikleri 30 uncu sınıf mallar aynı ise de ibareler yönünden taraf markaları arasında 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında benzerlik ve iltibas ihtimalinin bulunmadığı, davalının "..." ibaresinin Türkçe'de her hangi bir karşılığı olmayan, yaratılmış bir ibare olduğunun, İlk Derece Mahkemesince görüşüne başvurulan bilirkişi raporunda da belirtildiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2.556 sayılı KHK'nın 8 nci ve 35 inci maddesi. 3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 10.10.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/5942, K. 2024/7345, T. 10.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2023-5942-e-2024-7345-k-a3c2eaaece45