Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/5939 E. 2024/7211 K.
Konu: Ortaklıktan Çıkarılma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/5939
- Karar No
- 2024/7211
- Karar Tarihi
- Konu
- Ortaklıktan Çıkarılma
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1672 Esas, 2023/1289 Karar HÜKÜM : Davanın Reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/610 E., 2023/437 K. Taraflar arasındaki ortaklıktan çıkarılma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve tetkik hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü. I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirketin "Özel ... Tıp Merkezi" adıyla özel tıp merkezi olarak faaliyet gösterdiğini, ilgili Yönetmelik kapsamında şirket ortaklık yapısının tamamen hekimlerden oluşmasının gerektiğini; şirkette %17,45 oranında paya sahip ortak Dr. ...'un 02.01.2017 tarihinde vefatı nedeniyle ortaklıktaki payının miras yoluyla hekim olmayan oğluna intikal ettiğini, mevzuat uyarınca şirketin bu şekilde işletilmesine en fazla 5 yıl izin verildiğini, bu kapsamda İl Sağlık Müdürlüğü tarafından şirketin ortaklık yapısının mevzuat hükümlerine uygun hale getirilmesi gerektiğinin bildirildiğini, bu amaçla toplanan genel kurul toplantısına davalının katılmadığını ancak %82,55 oranında paya sahip diğer ortağın katılımıyla davalının ortaklıktan çıkarılması hususunda dava açılması için karar alındığını; süresinde ortaklık yapısı uygun hale getirilmediğinden şirketin işlettiği tıp merkezinin uygunluk belgesi/ruhsatının iptal edildiğini, faaliyetlerinin süresiz olarak durdurularak kapatıldığını ve şirketin faaliyetlerine devam edebilmesi için davalının ortaklıktan çıkarılmasının gerektiğini belirterek davalının haklı sebeplerle şirket ortaklığından çıkarılmasına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalının babası-murisi Dr. ...'un vefatı üzerine şirket ortaklığının kendisine intikal ettiğini, bu durumun İstanbul İl Sağlık Müdürlüğüne bildirilerek davalının ortaklığa eklendiğini, mevzuat gereği davalının hisselerini şirketin diğer ortağına devredilmesi yönündeki tüm girişimlerin sonuçsuz kaldığını, diğer ortağın süreci bu şekilde bilerek uzattığını ve mevzuattaki 5 yıllık sürenin geçmesini sağladığını, davalının ortaklıktan çıkarılarak ortaklık yapısının Yönetmeliğe uygun hale getirilmesinin ruhsatın hukuki durumunda bir değişiklik yaratmayacağını ve ortaklıktan çıkarılması için haklı sebebin bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince; davacı şirketin iki ortaklı özel sağlık kuruluşu olması, payları kendisine miras yoluyla intikal eden davalı ortağın hekim olmaması ve ilgili yönetmelik hükümleri gereğince şirketin ortaklık yapısının süresinde mevzuata uygun duruma getirilmemesi karşısında, davalının, şirket ortaklığından çıkartılması için haklı nedenlerin bulunduğu; şirketin 10.06.2022 tarihli genel kurul toplantısında, davalı hakkında ortaklıktan çıkarma davası açılması hususunda karar alındığı, dolayısıyla bu konudaki özel dava şartının yerine getirildiği; ayrılma akçesinin hesabı için alınmış olan bilirkişi heyeti raporunda 31.12.2022 tarihi itibariyle şirket rayiç değerinin toplam 558.836,26 TL olarak tespit edildiği, davalının davacı şirket ortaklığından çıkarılmasına karar verilmesi durumunda davalının 3.700 adet şirket payına (%17,45) tekabül eden ayrılma akçesinin 97.516,93 TL olarak hesaplandığı ve sonuç olarak davalının TTK m. 640/3 uyarınca şirket ortaklığından çıkarılması için haklı nedenlerin bulunduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalının, davacı şirketteki payının değeri olan 97.516,63 TL ayrılma akçesinin davacı tarafından davalı ortağa ödenmesi koşuluyla, davalının davacı şirket ortaklığından TTK'nın 640/3. maddesi gereğince çıkarılmasına karar verilmiş, hüküm davalı vekilince istinaf edilmiştir. IV.BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince; haklı sebeple ortağın ortaklıktan çıkarma için limited şirket tarafından mahkemeye başvurulmadan önce limited şirket genel kurulunda TTK 621/1-h maddesi uyarınca ve nitelikli çoğunluk tarafından bu kapsamda bir kararın alınmasının dava şartı olduğu, davacı tarafından bu yönde alınan genel kurul kararı dosya kapsamına sunulmuş ise de, kararın incelenmesinde genel kurula sadece diğer ortağın katıldığı ve onun olumlu oyu ile karar alındığının gözlendiği, TTK’nın 621. maddesi uyarınca şirket ortağının şirketten çıkarılması için mahkemeye başvurulması konusundaki genel kurul kararlarının temsil edilen oyların en az üçte ikisinin ve oy hakkı bulunan esas sermayenin tamamının salt çoğunluğunun bir arada bulunması hâlinde alınabileceği öngörülmüş olup 2 ortaklı limited şirketlerde ortaklardan sadece birinin iştiraki ile toplanan genel kurulda kanunda aranan nitelikte çoğunluğun sağlanamayacak olması karşısında mezkur kararın yok hükmünde olacağı, iki kişilik limited ortaklıkta haklı sebeble ortağın çıkartılması için ortaklık genel kurulu aranmamasının gerektiği doktrinde savunulsa da, TTK'daki anılan durumun yasal bir boşluk değil bir tercih olması karşısında, işbu davada dava şartı olan nitelikli çoğunluk tarafından alınan ortaklıktan çıkarmaya ilişkin genel kurul kararı bulunmadığı anlaşılmakla İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, limited şirkette ortaklıktan çıkarılma istemine ilişkin olup uyuşmazlık 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 621 inci maddesindeki 2/3 nisabın uygulanması noktasındadır. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2.6102 sayılı Kanun'un 621 inci maddesinin 1-b fıkrası 3.Değerlendirme 1.İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Kanun'un 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 14üncü fıkrası uyarınca anlaşmaya varılamaması hâlinde Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan meblağın haksız çıkan taraftan tahsiline dair hüküm kurulmamış olması bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir. VI. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bend uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının onuncu satırından sonra gelmek üzere "6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 14üncü fıkrası uyarınca suçüstü ödeneğinden karşılanan 1.560,00 TL'nin davacıdan tahsil edilerek Hazineye gelir kaydına" ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 08.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.