İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/606 E. 2023/621 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/606
Karar No
2023/621
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/606 Esas KARAR NO : 2023/621 DAVA : Ticari Şirket (Tasfiyeye İlişkin) DAVA TARİHİ : 16/06/2023 KARAR TARİHİ : 19/06/2023 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 20/06/2023 Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Tasfiyeye İlişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı şirket ortağı ve tasfiye memuru dava dilekçesinde özetle; Davacı şirketin 18/04/2014 tarihinde tasfiye işlemlerinin resen terkin edildiğini ve ... tarih .... sayı ile Ticaret Sicil Gazetesinde yayımlandığını, ...'un münferiden şirketin tasfiye memuru olarak resen tescil edildiğini, firmanın en geç 6 ay içinde ticaret sicil kaydının silinmesi, terkin işlemlerinin yapılması için süre verildiğini, söz konusu tebligatın şirket merkezine gittiğini ve iade olduğunu, dolayısıyla yapılan işlemler ile ilgili bilgi ve belgeler hakkında bilgi sahibi olamadığını, firmanın bu sür içerisinde yasal faaliyetine devam ettiğini, geçen süre içerisinde firmanın devamına gerek olmadığının anlaşıldığını, firmanın kapanış işlemleri için İTO Ticaret Sicil Müdürlüğüne müracaat edildiğini beyanla ...'nin ticaret sicil kaydının sona erdirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ: Dava ; Şirketin ticaret sicil kaydının sona erdirilmesine ilişkindir. İstanbul Ticaret Odası'ndan firma detayları çıkartılmış, şirketin 18/04/2014 tarihinde tasfiye edildiği, aynı tarihte resen tescil edildiği, şirket ortaklarının ... ve ... olduğu, eski ortaklarının .... ile .... olduğu, şirket yetkilisinin tasfiye memuru münferiden ... olduğu anlaşılmıştır. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde: Öncelikle mahkememizce dava şartları açısından dosyanın incelenmesi gerekmiştir. Davacının dava hakkına sahip olması, dava açabilmesi için yeterli değildir. Bundan başka, davacının dava açmakta hukuki bir yararının bulunması gerekir; yani dava hakkı, hukuki yarar ile sınırlıdır. Dava açmakta hukuki yararı olmayan kişi Devletin mahkemelerini gereksiz yere uğraştıramaz. Bu, hukuki korunma (himaye) ihtiyacı olarak da adlandırılmaktadır. Yani, davacının mahkemeden hukuki korunma istemesinde, korunmaya değer bir yararı olmalıdır. Dava şartları, medeni usul hukukuna ait bir kurum olup, amacı bir davanın esası hakkında incelemeye geçilebilmesi için gerekli bütün şartları ve bunların incelenmesi usulünü tespit etmek, böylece davaların daha çabuk, basit ve ekonomik bir şekilde sonuçlanmasına yardımcı olmaktır. Mahkemenin davanın esası hakkında yargılama yapabilmesi (davayı esastan inceleyebilmesi) için varlığı veya yokluğu gerekli olan haller, dava (yargılama) şartlarıdır. Davanın esası hakkında inceleme yapılabilmesi için varlığı gerekli hallere, olumlu dava şartları (görev, hukuki yarar gibi); yokluğu gerekli hallere ise olumsuz dava şartları denilmektedir (kesin hüküm gibi). Dava şartları, dava açılabilmesi için değil, mahkemenin davanın esası hakkında inceleme yapabilmesi (davanın esasına girebilmesi) için gerekli olan şartlardır. Buna davanın dinlenebilmesi şartları da denir. Dava şartlarından biri olmadan açılan dava da açılmış (var) sayılır, yani derdesttir. Ancak mahkeme, dava şartlarından birinin bulunmadığını tespit edince, davanın esası hakkında inceleme yapamaz; davayı dava şartı yokluğundan (usulden) reddetmekle yükümlüdür. Dava şartlarının bulunup bulunmadığı davada hakim tarafından kendiliğinden (re’sen) gözetilir; taraflar bir dava şartının noksan olduğu davanın görülmesine (esastan karara bağlanmasına) muvafakat etseler bile, hakim davayı usulden reddetmekle yükümlüdür. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)’nun 114/h maddesinde, hukuki yarar açıkça dava şartları içerisinde sayılmıştır. Her ne kadar davacı vekili şirketin sona erdirilmesi feshi için karar alınmasını talep etmiş ise de; şirketin tek ortağı şirkeitn gayrı faal olduğunu belirterterk tasfiyesi talep etmiş olmakla bu tasfiye kararının ortaklar kurulu kararı ile her zaman alıp sicil müdürlüğüne bildirme imkanı vardır.Davacının bu şekilde mahkememizden tasfiye talebinde bulunmaısnda hukuki yararı olmadığı kendi alacağı kararla da bunu sağlayabileceği anlşaıldığından hukuki yararı bulunamamaktadır. Kaldı ki böyle bir davanın ortak tarafından şirkete karşı açılacak davada ileri sürme imkanı söz konusu olup iş bu davada davacı şirket dava açmıştır. Limited şirketlerde bütün payların temsil edildiği organ, genel kuruldur. Bu şirketlerin irade ve karar organı olan genel kurul, gerekli görmesi halinde şirketin sona ermesi yönünde karar almaya her zaman yetkilidir. Genel kurulun bu kararı alabilmesi için mutlaka belli bir hal veya durumun mevcut olması veya gerçekleşmesi gerekmez.TTK’da genel kurulca alınacak fesih kararları için ağırlaştırılmış nisap öngörülmüştür. Genel kurul fesih kararını ancak, temsil edilen oyların en az üçte ikisinin ve oy hakkı bulunan esas sermayenin tamamının salt çoğunluğunun bir arada bulunması halinde alabilir (TTK md. 621). Şirket sözleşmesinde yer verilecek bir hükümle bu nisap ağırlaştırılabilir.Davanın açıldığı tarihte yürürlükte olan 6100 sayılı HMK'da hukuki yarar dava şartı olarak kabul edilmiş olup, hukuk düzenince kabul edilmiş meşru bir yarar, gerek dava açıldığı sırada ve gerekse de yargılama süresince mevcut olmalıdır. Yukarıdaki açıklamalardan da anlaşılacağı üzere davacı şirket, işbu davaya gerek olmaksızın fesih ve tasfiyesini ortak tarafından alınacak kararla sağlayabileceğinden öncelikle usul hükümleir bakımından işbu dava hukuksal yarardan yoksun olup davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddi gerekmiştir. HÜKÜM: yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın Hukuki Yarar Yokluğu Nedeniyle REDDİNE, 2-Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 179,90 TL harç peşin olarak alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafça yatırılan harç ve yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına, 5-Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde davacıya iadesine, 6-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince davacının talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere tarafların yokluğunda tensiben oy birliğiyle karar verildi. 19/06/2023 Başkan ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Katip ... ¸e-imzalıdır

Atıf: Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/606, K. 2023/621, T. 19.06.2023, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-606-e-2023-621-k-2c7b4189f118