Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/5890 E. 2024/8200 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/5890
- Karar No
- 2024/8200
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/2317 Esas, 2023/1279 Karar DAVA TARİHİ : 14.09.2017 HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2017/1027 E., 2019/589 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili tarafından davalıya 5 adet fatura düzenlenerek mal satılıp teslim edildiğini, malların bedellerinin ödenmesinin davalıdan istenildiğini, davalı tarafından malların teslim edildiğinin inkar edildiğini ve davacıya herhangi borcu bulunmadığının bildirildiğini, malları taşıyan şöförler ve davalı şirket çalışanları hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu, malların bedellerinin ödenmemesi üzerine başlatılan icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptalini ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin davacıdan hiçbir mal almadığını, davalının ham madde ihtiyaçlarını birçok firmadan karşıladığını, bu firmalardan birinin de ... İplik Tic. San. Ltd. Şti. olduğunu, mal taleplerinin bu firmaya yapıldığını, sevk irsaliyesi ve fatura düzenlenerek malların teslim edildiğini ve ödemesinin de tahsilat makbuzuyla yapıldığını, davacı tarafından düzenlenen faturalar müvekkil şirket tarafından incelendiğinde ... İplik Tic San Ltd Şti sipariş edilen ve sevk irsaliyesi fatura ile teslim edilen akabinde ödemesi yapılan mallarla ilgili ikinci bir fatura düzenlenerek müvekkil firmayı zarara uğratmaya çalıştığını savunarak davanın reddini ve kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, taraflar arasında 2017 yılında başlayan mal alım satımından kaynaklı cari hesap ilişkisinin olduğu, davalı vekilinin davadışı ... firmasından talep ettiği, teslim alıp tahsilat makbuzu ile ödediğine ilişkin beyanını doğrular fatura, irsaliye, ödeme belgesi sunmadığı, Avcılar Vergi Dairesi Müdürlüğü Nisan ve Mayıs 2017 dönemlerine ait BA bildirim formlarında da davalı şirketin icra takibine konu 5 adet faturayı mal alımı olarak bildirdiği nazara alındığında davalı tarafın takip konusu faturadaki malların teslim edilmediğine yönelik savunmalarının sübut bulmadığı, davalının ticari defterlerinin de usulüne uygun olarak tutulduğu ve delil özelliğine sahip olduğu, davalı şirketin fatura içeriklerini kabul ettiği ve bu faturalardan sorumlu olduğu, 5 adet faturadan dolayı sorumlu olduğu, icra takibi öncesi işlemiş faiz talebine ilişkin olarak ise, takip konusu faturaların üzerinde vade tarihi olarak 120 gün belirtilmesi ve 10.08.2017 takip tarihi itibariyle vadelerinin dolmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, itirazın kısmen iptali ile takibin 287.299,23 TL asıl alacak üzerinden takip tarihi itibariyle avans faizi ile birlikte devamına, 208,46 TL ihtarname giderinin takip giderlerinde nazara alınmasına ve icra inkar tazminatına karar verilmiş hüküm davalı ve katılma yoluyla davacı vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, faturalardan vade tarihinin 120 gün olarak belirlendiği, faturaların davalı tarafça iade edilmiş olmasına göre 120 günlük süre beklenmeden takip başlatılmasında yasaya uymayan bir yön bulunmadığı, davalı tarafça ürünlerin davadışı ... firmasından gönderildiği ve bedellerinin ödendiğine ilişkin beyanını doğrular fatura, irsaliye, ödeme belgesi sunulmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davalı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava faturaya dayalı olarak başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 207 vd. maddesi. 3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalının temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 21.11.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.