Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/5784 E. 2024/7358 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/5784
- Karar No
- 2024/7358
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1885 Esas, 2023/724 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Bismil 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/422 E., 2022/637 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ... adlı öğretmenden 1998 yılında faiz ile 1.500,00 TL borç aldığını, karşılığında boş senet imzaladığını, daha sonra parasını vadesi gelince ödemek istediğinde ...'in kendisine senedin karşılığını kardeşi İhsan'dan aldığını ve senedi de İhsan'a verdiğini söylediğini, Bismil Cumhuriyet Başsavcılığına 2005 yılında bu senetten dolayı kardeşi ...'nu şikayet ettiğini, bunun üzerine aradan çok uzun süre geçtikten sonra Bismil İcra Müdürlüğünün 2016/792 E. numaralı dosyasıyla diğer kardeşi ... kendisi hakkında icra takibi başlattığını, senedi İhsan'ın verdiğini, bunu miras davası açtığı için yaptıklarını, kendisinin iş adamı olmadığını ve 980.000,00 TL'lik senet vermesinin mümkün olmadığını, ödeme emrinin tebligatının kendisine yapılmadığını, mahalle muhtarına yapıldığını, ayrıca senede 01.03.2013 tarihi atılmış olup senetlerde zamanaşımı 3 yıl olduğundan işbu senedin zamanaşımına uğradığını, senette düzenleme yeri olmadığından işbu senedin bono vasfında olmadığını, bu nedenle icra takibinin iptali gerektiğini, öncelikle zamanaşımı yönünden ve düzenleme yeri olmadığından işbu kambiyo senetlerine mahsus icra takibinin iptaline, bilahare de söz konusu senedin borçlusu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının iddialarının asılsız olduğunu, senedin borç ilişkisinden kaynaklı verildiğini, aksini davacının yazılı delille ispat etmesi gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, davacının Bismil Cumhuriyet Başsavcılığı'na açığa imzanın kötüye kullanılması nedeniyle şikayetçi olduğu, şikayet üzerine Bismil Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/ 4001 soruşturma sayılı dosyası ile soruşturma yapıldığı ve soruşturma neticesinde Bismil 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2021/161 E. sayılı dosyasında açılan davada sanıklar İhsan ve Kaddafi Zorooğlu'nun beraatine karar verildiği, verilen kararın kesinleştiği, ceza dosyasında dava konusu senet üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırıldığı ve imzanın davacı ...'na ait olduğunun tespit edildiği, ayrıca mahkemede davacı asil ve vekilinin senedin varlığını ve imzanın kendisine ait olduğunu ikrar ettiği, senedin açık olarak düzenlendiğini bu miktarda borçlu olmadığını iddia etmiş ise de, TTK'nun 592 maddesi uyarınca açığa senet düzenlenmesinin mümkün olduğu, açığa düzenlenen senedin anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğunun keşideci tarafından ancak yazılı delille ispatlanabileceği, ancak davacının buna ilişkin yazılı bir belge sunmadığı, davacı vekilinin son celse davayı kısmen ıslah ederek imza inkarında bulunduğu ve tanık listesi sunduğu, mahkeme içi ikrarın ıslah ile düzeltilemeyeceği ve senet miktarı göz önünde bulundurularak tanık dinletmenin davaya bir yenilik katmayacağı, davacı vekilinin davayı uzatmaya yönelik olarak ıslah yaptığı değerlendirilerek ıslah talebinin ve davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, menfi tespit talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ve aynı Kanun'un 92 inci ve 114 üncü maddeleri 2. 2004 sayılı Kanun'un 72 nci ve devamı maddeleri 3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 21.10.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.