Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/5728 E. 2024/7836 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/5728
- Karar No
- 2024/7836
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/147 Esas, 2023/1100 Karar HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2016/546 E., 2020/576 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin dava dışı ... Enerji San. ve Tic. A.Ş.’nin hissedarı iken davalı ile şirket hisselerinin devri konusunda protokol imzaladığını, protokol gereğince müvekkilinin dava dışı ... Enerji San. ve Tic. A.Ş.’deki hisselerinin %5’ini ve müvekkilinin isteği üzerine müvekkilinin babasının aynı şirketteki hisselerinin %5’ini davalıya ve davalının isteği üzerine dava dışı ...’na devrettiğini, müvekkilinin protokol gereğince üstlendiği hisse devri edimini yerine getirmesine rağmen davalının ödemeyi taahhüt ettiği 14.07.2009 tarihinde 40.000,00 TL ve 01.07.2010 tarihinde 100.000,00 TL ve Ankara 24. İcra Müdürlüğü’nün 2009/1806 sayılı icra dosyasına konu olan takip dosyasına ilişkin ödemeyi yapmadığını, anılan icra dosyasına müvekkilinin 840.000,00 TL ödeme yaparak takibi durdurduğunu, müvekkili tarafından dava dışı ...’na devredilen hisselerin şirketin diğer ortağı dava dışı ... İnş. San. ve Tic. A.Ş.’ne devredildiğini, söz konusu hisse devri nedeniyle şirketin hakim ortağı durumuna gelen dava dışı ... İnş. San. ve Tic. A.Ş.’nin tasarrufları nedeniyle müvekkilinin zarara uğradığını, davalıya ve dava dışı ...’na ihtarname gönderilerek edimlerinin ifasının talep edildiğini, ancak verilen süre içinde üstlenilen edimin yerine getirilmediğini, alacağın tahsili için başlatılan icra takibine davalının itiraz ettiğini belirterek davalının icra takibine itirazının iptaline, %20 oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin davacıya hiçbir borcu bulunmadığını, taraflar arasında akdedilen protokoldeki edimlerin yerine getirildiğini, müvekkilinin davacıya 576.225,00 TL tutarında kazandırımda bulunduğunu, müvekkilinin ifa etmediği iddia edilen edimin değerinin yaklaşık olarak 500.000,00 TL değerinde olduğunu, davacının icra dosyasına ödediği miktarı müvekkilinden isteyemeyeceğini, protokol ile üstlendiği edimi davacının tamamıyla yerine getirmediğini, icra dosyası borcunun ödenmemesine ve borcun artmasına neden olduğunu, protokolde hisse devirleri için bir vade gösterilmemesinin nedeninin hisse devirlerinin protokolün imzalanmasından hemen sonra vakit kaybetmeksizin yapılacağının kararlaştırılmış olması nedenine dayandığını, müvekkilinin hisselere ait bedelin çoğunu protokol öncesinde ifa ettiği hesaba katıldığında bu işlemin ticari teamüle uygun olduğunun görüleceğini, davacının devretmeyi üstlendiği %10 hissenin ...'na devredilmesini istediğini, ancak davacının %5 hissesini karşılık gelen payı devrettiğini, kalan %5 hisseyi ise müvekkilinin taleplerine rağmen devretmediğini, davacının edimini eksik ifa etmesi sebebiyle müvekkilinin de edimini tam olarak ifa etmediğini, davacının edimini parçalı olarak devredeceğine dair sözleşmede hüküm bulunmadığını, bu sebeple %10'luk hisse devrinin tek seferde gerçekleştirilmesi gerektiğini, protokolün toplam bedelinin 1.076.225,00 TL olduğunu, müvekkilinin 576.225,00 TL'yi ifa ettiğini, devredilen hisse oranı gözetildiğinde hisselerin bedelinden fazla müvekkili tarafından ödeme yapıldığını, davacının babası tarafından müvekkiline yapılan %5'lik hisse devrinin protokol dışında yapılan bir devir olduğunu bildirerek davanın reddini, %20 oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, taraflar arasındaki sözleşmede, "Davacı ... hissedarı olduğu ... Enerji Üretim San. ve Tic. A.Ş.’de mevcut 24.750 adet hissesinin 6.600 adedini davalı Hayrı Yaşar Naiboğlu’nun talebi halinde, bizzat kendisine veya göstereceği üçüncü kişilere devredecektir" denildiği, sözleşmede esas olanın ... Enerji Üretim San. ve Tic. A.Ş.’nin 6.600 adedini davalıya veya bu kişinin göstereceği kişiye devredilmesi olduğu, bu borcun bizzat borçlu tarafından ifa edilmesinde alacaklının menfaati olan bir borç olmadığı, bizzat borçlu tarafından ifa edilebileceği gibi, üçüncü bir şahıs tarafından da ifa edilebileceği, davacının borcunun bir kısmını (%5) kendi hisselerinden olmak üzere davalıya devir ve temlik ettiği, bakiye %5’lik hisseyi ise üçüncü kişi olan davacının babası tarafından davalıya ve davalının işaret ettiği kişiye devir ve temlik edildiği, davalının savunmasına TBK'nun 83. maddesi anlamında itibar edilmediği, davalının aksi yöndeki savunmasını ispat edemediği, davalı vekili tarafından teklif olunan yeminin de davacı tarafından eda edildiği, davacının borcunu ifa ederek borcundan kurtulduğu, davacının protokol gereğince üstlendiği hisse devri edimini sözleşmenin 02.07.2009 yapılmasından, makul süre sonunda 04.11.2009 tarihinde yerine getirdiği, davalının ise taahhüt ettiği 14.07.2009 tarihinde 40.000,00 TL ve 01.07.2010 tarihinde 100.000,00 TL ödemeyi yapmadığı, yine protokol gereğince davalı tarafından yapılması gereken Ankara 24. İcra Müdürlüğü’nün 2009/1806 sayılı icra dosyasına konu ödemenin de yapılmadığı, anılan icra dosyasına davacının 03.03.2014 tarihinde toplam 842.100,00 TL ödeme yaptığı, takip dosyasının infaz edildiği, davalının protokol gereğince icra dosya borcunu zamanında kapatmayarak miktarın artmasına kendi kusuru ile sebebiyet verdiği, davacının protokol hükümleri gereğince icra takibine konu ödenmeyen 40.000,00 TL ve 100.000,00 TL ile icra dosyasına yatırdığı 842.100,00 TL’yi isteme hakkının bulunduğu, dava konusunun şirket hisse devri olduğu ve miktarı dikkate alındığında davacının temerrüt tarihlerinden itibaren avans faizi talep edebileceği, talebe konu 40.000,00 TL’nin 14.07.2009 tarihinde, 100.000,00 TL’nin 01.07.2010 tarihinde ödenmesi gerektiğinden bu tarihte borçlunun temerrüte düştüğü, Ankara 24. İcra Müdürlüğü’nün 2009/1806 sayılı dosyasında kapak hesabının gazete ilanı hariç yapıldığı, tahsilat makbuzlarına göre davacının 842.100,00 TL ödeme yaptığı ve bu miktarı talep edebileceği, takipteki talebin ise 840.000,00 TL olduğu görülmekle taleple bağlı kalınması gerektiği, ödemenin davacı tarafından 03.03.2014 tarihinde yapıldığı, bu tarihte borçlunun temerrüde düştüğü, davacı tarafından icra takip tarihi itibariyle 980.000,00 TL asıl alacak, 213.659,73 TL işlemiş avans faizi talep edilebileceği, davalının sözleşmeye dayalı likit olan borca haksız olarak itirazda bulunduğu, reddedilen kısım faize yönelik olup, alacaklının kötüniyeti ispat edilemediğinden, davalının şartları oluşmayan kötüniyet tazminatı talebinin reddi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının icra takip dosyasında 980.000,00 TL asıl alacak, 213.659,73 TL işlemiş avans faizi olmak üzere toplam 1.193.659,73 TL alacağa yönelik itirazının iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, alacağın %20'si oranında 238.731,94 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, alacaklının kötüniyeti ispat edilemediğinden davalının şartları oluşmayan kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, konusu para veya para ile değerlendirilebilen hukuki yardımlarda avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'de belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak üzere (7. maddenin ikinci fıkrası, 10. maddenin üçüncü fıkrası ile 12. maddenin birinci fıkrası, 16. maddenin ikinci fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla) tarifenin üçüncü kısmına göre, hükmedilen ücret kabul veya reddedilen miktarı geçmemek üzere, nispi olarak belirleneceği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17.12.2020 tarih ve 2016/546 Esas 2020/576 Karar sayılı kararının reddedilen kısma ilişkin vekalet ücreti ve yargılama gideri yönünden kaldırılmasına, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davalı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, anonim şirket hisse devrine ilişkin protokolden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 3. Değerlendirme İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Kanun'un 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalının temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 06.11.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.