Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2023/79 E. 2023/6550 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/79
Karar No
2023/6550
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/3250 E., 2022/2467 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziosmanpaşa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/503 E., 2021/355 K. Taraflar arasındaki şahsi hakka dayalı inançlı işlemden kaynaklanan tapu iptal ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; tarafların ... San. ve Tic. A.Ş. ünvanlı şirkette yarı yarıya hissedar olduklarını, 4211 ada 5 ve 6 parsel sayılı taşınmazların bedelinin ... AŞ.'in kasasından ödenerek satın alındığını, dolayısıyla taşınmazların taraflar adına eşit oranda tescil edilmesi gerektiğini; ancak davalının taşınmazları kendi adına tescil ettirdiğini, tarafların kardeş olmaları nedeniyle müvekkilinin o zaman için güven esasıyla hareket ederek anılan duruma itiraz etmediğini; fakat daha sonra taraflar arasında anlaşmazlık çıktığını ileri sürerek 5 ve 6 parsellerin tevhidi sonucunda oluşan İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mahallesinde bulunan 4211 ada 8 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının 1/2 oranında iptali ile müvekkili adına tescilini istemiştir. II. CEVAP Davalı vekili süresinde sunduğu cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, davacının iddialarının asılsız olduğunu belirtmiş; ayrıca ... A.Ş. tarafından ödeme yapıldığı iddiasıyla açılan davanın husumetten reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davanın ispatlanamadığını; ayrıca davacının, ayrı tüzel kişiliği bulunan dava dışı şirket kasasından ödeme yapıldığı iddiasını ileri sürerek taşınmazın kendi adına tescilini isteyemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili, banka dekontlarının ve mektubun delil başlangıcı olduğunu, hatta mektubun hem yazılı delil hem de mahkeme dışı ikrar niteliğinde olduğunu, öte yandan şahsi hakka dayanan eldeki davada kardeşler arasındaki işlemlerin tanıkla ispatlanabileceğini, ayrıca satış işleminin üzerinden 10 yıldan fazla zaman geçtiğini ve tanığın taraflara vekaleten pek çok taşınmaz aldığını, dolayısıyla dava konusu taşınmazın da vekaleten alındığını zannederek ve bazı hususları unutarak ifade vermesinin normal olduğunu, yine de sonuçta tanığın taşınmazın ortak alındığı, paranın şirket kasasından ödendiği vb. beyanları ile davalarını kanıtladığını, kanıtlanan davanın reddinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kanıtlanamayan davanın reddine ilişkin İlk Derece Mahkemesi kararının yerinde olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili, istinaf başvurusundaki gerekçeleri ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, şahsi hakka dayalı inançlı işlemden kaynaklanan tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 371 inci maddesi 2. Taraf sıfatı (husumet ehliyeti), dava konusu hak ile kişiler arasındaki ilişkiyi ifade eder. Sıfat bir maddi hukuk ilişkisinde tarafların o hak ile ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi anlamına gelir. Davacı sıfatı, dava konusu hakkın sahibini, davalı sıfatı ise dava konusu hakkın yükümlüsünü belirler. Uygulamada davacı sıfatı aktif husumeti, davalı sıfatı ise pasif husumeti karşılayacak şekilde değerlendirilmektedir. Dava konusu şey üzerinde kim ya da kimler hak sahibi ise davayı bu kişi veya kişilerin açması ve kime karşı hukukî koruma isteniyor ise o kişi veya kişilere davanın yöneltilmesi gerekir. Bir kimsenin davacı veya davalı sıfatına sahip olup olmadığı tıpkı hakkın mevcut olup olmadığının tayininde olduğu gibi maddi hukuka göre belirlenir. 3. Taraf sıfatı, dava şartı değildir. Zira bir kimsenin hak sahibi veya borçlu olup olmadığı ancak davanın esası incelendikten sonra tespit edilebilir ve bu durumda dava ret veya kabul ile sonuçlanır. Diğer bir ifadeyle bir davada taraflardan birinin, aktif ya da pasif husumet ehliyetinin (davacı veya davalı sıfatının) olmadığı belirlenirse, artık uyuşmazlığın esastan çözülmesine geçilmeden, davanın sıfat yokluğundan reddi gerekir. Taraf sıfatı, davanın her aşamasında ileri sürülmesi mümkün veya mahkemece resen nazara alınması gerekli hukuki bir durumdur. 4. Husumet nedeniyle davanın reddine karar verildiğinde uygulanacak olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7 nci maddesinin 2 nci fıkrası şöyledir: "... Davanın dinlenebilmesi için kanunlarda öngörülen ön şartın yerine getirilmemiş olması ve husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde, davanın görüldüğü mahkemeye göre bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı miktarları geçmemek üzere üçüncü kısımda yazılı avukatlık ücretine hükmolunur. ..." 3. Değerlendirme 1. Somut olayda, İlk Derece Mahkemesince davanın ispatlanamadığından reddine karar verilmiş; hatta ispatlandığı varsayılacak olsa dahi dava dışı şirket kasasından ödeme yapıldığı iddiasını ileri süren davacının kendi adına tescil isteyemeyeceği belirtilmiş ve davalı lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı değeri aşacak miktarda üçüncü kısımda yazılı avukatlık ücretine hükmolunmuştur. Hal böyle olunca, İlk Derece Mahkemesince davanın ispatlanmadığından reddedildiği kuşkusuzdur. Benzer şekilde Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar da, davanın kanıtlanmaması gerekçesine dayanmaktadır. 2. Ne var ki, ayrı tüzel kişiliği bulunan dava dışı ... San. ve Tic. A.Ş. ünvanlı şirket kasasından yapılan ödemeyi ileri sürerek inançlı işleme konu taşınmazın kendi adına tescilini isteyen davacının, taraf sıfatı üzerinde durulmaksızın karar verilmiş olması doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Bölge Adliye Mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesinin kararının BOZULMASINA, Peşin yatırılan harcın yatırana iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.12.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2023/79, K. 2023/6550, T. 26.12.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2023-79-e-2023-6550-k-03c389b650d0