Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/5671 E. 2024/7192 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/5671
Karar No
2024/7192
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/645 Esas, 2023/601 Karar HÜKÜM : Başvurunun esastan reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/8 E., 2020/352 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ".../..." ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalı Şirketçe yapılan 2018/100118 sayılı “...” ibareli marka başvurusuna, önceki tarihli marka ve alan adına iltibas, tanınmışlık ve kötü niyet vakıalarına dayalı olarak yapmış oldukları itirazın nihai olarak TÜRKPATENT Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) tarafından reddedildiğini ileri sürerek davaya konu YİDK kararının iptaline ve başvuruya konu markanın hükümsüz kılınarak sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

2. Davalı Şirket vekili cevap dilekçesinde; davacının uyuşmazlık konusu 17. sınıf mallarda tescilli tek tescilli tek markasının 2018/83525 sayılı markası olduğunu, bu markanın da dava konusu başvuru tarihinden sonraki tarihli bulunması nedeniyle itiraza mesnet gösterilemeyeceğini, davacının diğer markalarının 17. sınıfta tescilli olmadıklarından iltibas değerlendirmesinde nazara alınamayacaklarını, ayrıca taraf markalarının görsel ve işitsel açılardan birbirlerine benzemediğini, davacının markalarında geçen “.../...” ibarelerinin zayıf ibareler olduğunu, tanınmışlık ve kötü niyet iddialarının da yerinde olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince,dava konusu başvuru ile davacının markalarının görsel, işitsel ve kavramsal olarak iltibas tehlikesi oluşturacak derecede benzer bulunmadıkları, zira markalarda ortak unsur olarak bulunan "..." ibaresinin ayırt ediciliği düşük zayıf bir ibare olduğu, davalı markasının bir bütün olarak "..." olarak algılanacağı, tarafların marka işaretleri arasında benzerlik bulunmadığından 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin beşinci fıkrasındaki koşulların oluşmadığı, dava konusu ibare ile davacının" ..." ibareli alan adı arasında da benzerlik bulunmadığından, aynı Yasa hükmünün altıncı fıkrası uyarınca bir tescil engeli olmadığı, kötü niyet iddiasının da yerinde bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, marka başvurusuna nispi nedenlerle yapılan itirazının reddine dair YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci, beşinci, altıncı ve dokuzuncu fıkraları

3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 08.10.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/5671, K. 2024/7192, T. 08.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2023-5671-e-2024-7192-k-c7aaf69da452