Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/5636 E. 2024/7881 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/5636
Karar No
2024/7881
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/715 Esas, 2023/607 Karar HÜKÜM : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/150 E., 2020/35 K. Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararı iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davalı TÜRKPATENT yönünden davanın esastan, davalı ... yönünden pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ihdas ettiği “...” markası ile online oyun sektöründe faaliyet gösterdiğini, kendisine ait ... alan adlı internet sitesi üzerinden 2014 yılından beri dijital e-pin ve oyun ürünleri sattığını, kullanıcıların şahsi oyun ürünlerinin satışını yapabilmeleri için aracılık hizmeti verdiğini, 2014 yılından beri aktif kullandığı markasının tescili için yaptığı 2018/55752 numaralı tescil başvurusunun davalı TÜRKPATENT tarafından diğer davalının itiraz ettiği gerekçesiyle kısmen reddedildiğini, ret kararına gerekçe gösterilen itirazın kötü niyetle yapıldığını, davalı ...’ın 25.05.2018 tarihinde “...” adıyla ve müvekkilinin aynı logosuyla 2018/51174 sayılı marka tescili için başvurduğunu, davalının müvekkilinin markasıyla kötü niyetli tescili yetmezmiş gibi bir de müvekkilinin tescil başvurusuna itiraz ettiğini, davalı ...’ın başvurusuna müvekkilinin TÜRKPATENT nezdindeki itirazlarının kabul görmemesi üzerine Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2019/50 E. sayılı dosyası ile kötü niyetli tescili koruyan YİDK kararının iptali istemli dava açıldığını, işaret üzerinde müvekkilinin gerçek hak sahibi olduğunu ileri sürerek YİDK’nın kısmi ret kararının iptalini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; davacının marka başvurusunun 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (6769 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi uyarınca kısmen ve resen reddedildiğini, davacı itirazının da müvekkilinin YİDK’nca kabul görmediğini, başvuru ile rette mesnet markanın birebir aynılık içerdiğini, müvekkilinin kararının mutlak ret nedenlerine dayalı tesis edildiğini, davacının gerçek ve öncelikli hak sahipliği, tanınmışlık, kötü niyet gibi iddialarının değerlendirilemeyeceğini, YİDK kararının verildiği tarihteki durum ve şartlara göre inceleme yapılacağını, davacının öncelikle davalı markasını hükümsüz kıldırması gerektiğini, diğer davalıya husumet yöneltilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Davalı ... cevap dilekçesinde; davacının şirket unvanında “...” ibaresine yer vermediğini, davacı şirketi daha önce duymadığını, kötü niyetli olmadığını, davadan önce markayı devrettiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, davacının marka başvurusu ile redde mesnet alınan markada “...” ibarelerinin müşterek olarak bulunduğu, “...” ibaresinin tescil edilmek istendiği hizmetlerin karakteristik özelliklerini doğrudan tanımlamadığı, her iki işarette de “...” ibaresinin turuncu, “...” ibaresinin ise siyah renkle yazıldığı, bu iki kelimenin bitişik yazılarak işaretlerin oluşturulduğu, bu hale göre söz konusu işaretlerin aynılık içerdiği, her ne kadar davacı vekili, davalı ...'ın redde mesnet alınan marka başvurusunda kötüniyetli olduğu, davaya konu marka başvurusu bakımından müvekkilinin gerçek ve üstün hak sahipliğinin bulunduğunu iddia etse de TÜRKPATENT’in 6769 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi gereği marka başvurusunu kısmen reddettiği, davacının gerçek hak sahipliği iddiasının aynı bent kapsamında TÜRKPATENT tarafından göz önüne alınamayacağı, redde mesnet marka sahibinin kötü niyetli olduğu iddiasının da bu aşamada dinlenemeyeceği, redde mesnet marka sahibinin marka başvurusunda kötü niyetli olduğu ya da davacının redde mesnet marka bakımından gerçek ve üstün hak sahibi olduğu iddiası, redde mesnet markanın marka tescil başvurusuna ilişkin yayına itiraz aşamasında ya da tescil edilmişse bu markanın hükümsüzlüğü davasında ileri sürülebileceği, TÜRKPATENT'in mutlak tescil engeli bağlamında resen yaptığı davaya konuyu işlem bakımından kurumun bu iddiaları değerlendirme görevi bulunmadığı, davalı ...’ın davaya konu YİDK kararına ilişkin süreçte taraf sıfatı taşımadığı, kurumun resen kısmi ret kararı verdiği, davalı ...'ın yayına itiraz dilekçesinin eldeki resen ve kısmen reddedilen hizmetlere ilişkin değil marka başvurusunun yayınlanmasından sonraki sürece ait olduğu gerekçesiyle davanın reddine, davalı ...’a yöneltilen davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, “...” ibareli dava konusu başvuru ile redde mesnet 2018/51174 sayılı “...” ibareli marka arasında, başvurunun kısmen reddedildiği 35. sınıf hizmetler bakımından 6769 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi anlamında benzerlik olduğu, dava konusu başvuru ile redde mesnet markanın birebir aynı ibareden oluştuğu gibi uyuşmazlık konusu hizmetlerin redde mesnet marka kapsamında aynen yer aldığı, gerçek hak sahipliği iddiasının işbu davada dinlenemeyeceği, bir markanın tescilli olduğu sürece korunmasının esas olduğu, redde mesnet markanın kötü niyetli tescil ettirildiği iddiasının da değerlendirilemeyeceği, işaretler arasında aynılık ya da ayırt edilemeyecek derecede benzerlik olup olmadığı hususunun, hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenebileceği, Mahkemece bilirkişi raporu alınmadan yazılı şekilde karar verilmesinde de bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2.6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi. 3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 07.11.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/5636, K. 2024/7881, T. 07.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2023-5636-e-2024-7881-k-d9a3010077a5