Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/5625 E. 2024/7051 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/5625
Karar No
2024/7051
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2500 E., 2023/849 K. HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ :Burdur 3. Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi sıfatıyla) SAYISI : 2022/24 E. - 2022/151 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının davalı bankadaki euro hesabında 32.230,69 euro bulunduğunu, davalı bankanın ilgili tutarı yasal düzenlemelere uygun olmadan TMSF 'ye devrettiğini, müvekkilinin yurt dışında yaşadığını, paranın devir edildiği dönemde gerek yaşadığı sağlık sorunları gerekse pandemi nedeni ile Türkiye'ye gelemediğini, davalı bankaya noter aracılığı ile parasını bankanın kendisine bilgi vermeksizin yasal düzenlemelere aykırı olarak parasını hazineye devrettiğini ve tutarın kendisine ödenmesinin talep edildiğini ve bankanın da yine noter aracılığı ile talebin hukuki dayanaktan yoksun olduğu belirtilerek herhangi bir ödemede bulunmadığı belirtilerek, müvekkilinin davalı bankadaki mevduat hesabından 32.230,69 euroyu zamanaşımı iddiası ile yasal düzenlemelere aykırı şekilde Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna (TMSF) devredilmesi nedeni ile alacağın devir tarihi olan 21.06.2021 tarihinden itibaren işleyecek devlet bankalarınca dövize uygulanan en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalı bankadan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacının beyanlarında da belirtmiş olduğu üzere hesaplardaki 10 yıllık zamanaşımı süresinin hesabın devir tarihinde dolduğunu ve TMSF'ye devredildiğini, bu nedenle davacı tüketicinin bankada herhangi bir alacağının kalmadığını, davacının bankadaki 77295 nolu euro hesabının bulunduğunu, hesapta otomatik temdit edilme dışında herhangi bir hareket bulunmadığını, davacının bankada bulunan adresinin ... köyü Yeşilova Burdur olduğunu, davacının dava dilekçesinde ise adres olarak sadece Burdur olarak belirtildiğini, hesabın vade tarihinde davacının bankaca bilinen adresine mektup gönderildiğini, yine bankanın davacının yakını olan Hasibe Altın'ı arayarak durum hakkında bilgi verdiğini, bu hususun davacı tarafından bankaya yazılan 05.10.2021 tarihli dilekçe ile beyan edildiğini, yapılan bildirimler sonrasında müşteri tarafından cevap verilmemesi üzerine cevap vermeyen müşterilerin hesaplarının TMSF'ye devrinden önce müşteri listesi banka sistemi ile işbu listenin bankada yayımlandığına dair 2 farklı günde ve 2 farklı gazetede yasal mevzuatlar doğrultusunda ilanlar yaptığını, yapılan ilanlar sonrasında da davacı tarafından bankaya olumlu ya da olumsuz herhangi bir dönüş olmaması üzerine hesaptaki bakiyenin TMSF'ye devredildiğini, bankanın mevzuata uygun olarak yapması gereken merasimleri usulüne uygun olarak yerine getirdiğini, ifa delillerinin ilelebet banka tarafından muhafaza edilmesinin beklenemeyeceğini, belge saklama süresinin 10 yıl olduğunu ve bankadan bu süreyi aşacak şekilde belge saklanmasının beklenmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı düşeceği hususları da belirtilerek davanın öncelikle usulden mahkemenin aksi kanaatte olması halinde esastan reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, 5411 sayılı Bankalar Kanunu’nun 62. maddesinde, bankalar nezdindeki mevduat, katılım fonu, emanet ve alacaklardan hak sahibinin en son talebi, işlemi, herhangi bir yazılı talimatı tarihinden başlayarak on yıl içinde aranmayanların zamanaşımına tâbi olacağı, zamanaşımına uğrayan her türlü mevduat, katılım fonu, emanet ve alacakların banka tarafından hak sahibine ulaşılamaması hâlinde, yapılacak ilânı müteakiben fona gelir kaydedileceği, bu maddenin uygulanması ile ilgili usûl ve esasların Kurulca belirleneceğinin belirtildiği, dolayısıyla bankalarda bulunan mevduat ve bu cümleden sayılan emanet ve alacakların 10 yıl sonra zamanaşımına uğramasının alacağın muacceliyeti yahut bankaca gerçekleştirilecek tebligatın yapılması koşuluna bağlı olduğu yani sahipleri hakkında bu yönde uygulama yapılmadan banka nezdindeki hakların ve alacakların kendiliğinden zamanaşımına uğramayacağı, (aynı yönde Yargıtay 11. HD'sinin 2019/5107 E-2020/3324 K., 2004/820 E. 2004/9907 K., 2008/8695 E. 2010/154 K. sayılı kararları) somut olayda davalı banka tarafından dosyaya ibraz edilen bankacılık sözleşmesi ve eklerinde davacı tüketicinin adres bildirimine ilişkin imzalı bir beyanının bulunmadığı, yurtdışında yerleşik olduğu bildiriminde bulunulduğu, davalı banka tarafından davacı tüketiciye gönderildiği iddia olunan 20.01.2021 ... kabul tarihli, davacı tüketici hakkında ... köyü Yeşilova Burdur adresine gönderilen ihtarın bila tebliğ döndüğü, ihtarın bila tebliğ dönmesinden sonra davalı bankaca tebligatın yapılabilmesi için herhangi bir girişimde bulunulmadığı, davacının Türkiye'de mernis yerleşim yeri adresinin var olup olmadığının araştırılmadığı, davacının yurtdışındaki yeni adresi hakkında araştırma yapılmadığı, Tebligat Kanunu hükümlerine göre tebligatın yapılmasına çalışılmadığı, böylece tebligat koşulunun sağlanmadığı, (Yargıtay 11. H.D. 2019/3364 E. 2021/2298 K. ve 2014/10606 E. 2014/17766 K. sayılı ilamları) bu durumda, davacı tarafından davalı bankaya başvurulduğu tarih itibariyle banka borcunun muaccel hale geleceği ve zamanaşımının bu tarih itibariyle işlemeye başlayacağından davalı tarafın zamanaşımı definin yerinde olmadığı ve söz konusu mevduatın yasa gereği TMSF'ye devredilmiş olması nedeniyle bilirkişi tarafından hesaplanan miktar daha fazla olduğundan taleple bağlılık ilkesi gözetilerek davanın kabulü ile 32.230,69 euro mevduatın 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi uyarınca sözleşmede daha yüksek akdi veya gecikme faizi kararlaştırılmadığı hallerde yabancı para borcunun faizinde Devlet Bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz uygulanacağından davacının da bu yöndeki faiz işletilmesi talebi de gözetilerek TMSF'ye devir tarihi olan 21.06.2021 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi gereğince devlet bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, alacak istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalının temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 03.10.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/5625, K. 2024/7051, T. 03.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2023-5625-e-2024-7051-k-142eecf06a5d