Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/5311 E. 2024/7048 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/5311
- Karar No
- 2024/7048
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/447 Esas, 2023/1443 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI :2020/124 E., 2021/680 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, "..." ve şekil esas unsurlu yaklaşık 80 markanın sahibi olduğunu, davalının dava konusu markayı 2017 yılında kötü niyetli olarak tescil ettirdiğini, markasının düz yazı şeklinde "..." olarak gösterdiğini ve bu sebeple başvurunun gözden kaçtığının sonradan fark edildiğini, gümrükte yapılan kontrollerde gümrük muhafaza memurları tarafından yapılan bildirim ile taklit ürünlerin gümrükten geçirilmeye çalışıldığının anlaşıldığını, tedbir kararı alınacağından geçişe izin verilmeyeceğinin bildirildiğini, ancak davalının marka tescil belgesi sunmak suretiyle davalının geçişini sağladığını, ürünlerin üreticisi İzmit'de mukim ... firmasına karşı tecavüz ve haksız rekabet davası ikame edildiğini, marka sahibi Irak'ta mukim davalı bakımından da huzurdaki davanın açıldığını, dava konusu markaların aynı/ayniyet derecesinde benzer olduğunu, davalı markasının müvekkilin seri markalarından biri olarak algılanabileceğini, dava konusu markanın davacı markası ile aynı sınıfta bulunan mal ve hizmetler bakımından tescil edilmesi ve aynı hedef tüketici kitlesine hitap etmesi hususları ile bunlardan bağımsız olarak, dava konusu markayı taşıyan ilgili ürünlerin gümrükte yakalanması hususu beraber göz önünde bulundurulduğunda davalının amacının davacı markasının ulaştığı tanınmışlık düzeyinden haksız olarak yararlanmak olduğunu belirterek, davalının 25.09.2017 tarih ve 2017/44615 numaralı “...” ibareli markasının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının et entegre tesis işletmecisi olduğunu, müvekkilinin Türkiye'den ihraç ettiği ürünler arasında et ürününün bulunmadığını, müvekkilinin Kuzey Irak bölgesinde yaptığı ticarete ilişkin olarak çikolatalı fındık kremasını kendi markasıyla Tükiye'de ürettirdiğini, davacının ise bu ürüne ilişkin bir faaliyeti bulunmadığını, davalının Kuzey Irak da işyeri bulunduğunu ve tescilli markaları olduğunu, davalının "..." markasını "..." markasıyla aynı emtialarda kullandığı iddiasının kabul edilemeyeceğini, halk tarafından ilişkilendirilme ihtimalinden de söz edilemeyeceğini, markanın tescil edilmiş olmasının hukuka aykırı bir tescil bulunmadığının göstergesi olduğunu, müvekkilinin tescil işlemlerinde Türk vatandaşı olmadığını, Türkçe bilmediğini, sonrasında Kamaran ... adını aldığını, soyadını da marka olarak almak istediğini ve marka olarak tescil ettirdiğini, kötü niyetin bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, dava konusu markalar arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrasının "ç" bendi anlamında ayırt edilemeyecek derecede benzerlik ve 6 ncı maddenin birinci fıkrası anlamında benzerlik ve karıştırılma ihtimali bulunduğu, bu cihetle davalı markasının hükümsüzlüğü koşullarının somut olayda mevcut olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı adına 2017/44615 başvuru numarası ile tescilli "..." markasının hükümsüzlüğüne sicilden terkin edilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davalı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava; markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkini talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddenin birinci fıkrası 3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 03.10.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.