Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/5407 E. 2024/7247 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/5407
Karar No
2024/7247
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1418 Esas, 2023/1131 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2017/235 E., 2020/129 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili aleyhine kambiyo senedine dayalı olarak icra takibi başlatıldığını, takibin dava dışı şirketin kredi borçlarına ilişkin olduğunu, kredi borçlarının tamamının önceden ödenerek kapatıldığını, bu nedenle müvekkilinin kefaletinden dolayı herhangi bir borcu kalmadığını, ayrıca takibe konu senedin davalı bankaya genel kredi sözleşmesine binaen teminat olarak verildiğini, dava dışı ... Metal San. ve Tic. Ltd. Şti'nin unvanının 2014 yılı içinde ... Metal San Tic A.Ş olarak değiştirilmesi nedeniyle eski kredi sözleşmeleri ve bonoların geçersiz hale geldiğini, müvekkilinin 2011 yılında henüz limited şirket aşamasındayken sözlemeleri imzaladığını, tür değişikliği sonrası yapılan sözleşmelerde müvekkilinin imzasının bulunmadığını, mükerrer takip yapıldığını, davalı bankaca gönderilen kat ihtarına itiraz edildiğini ileri sürerek davacının borçlu olmadığının tespitine, takibin iptaline, davalının kötü niyetli olması nedeniyle tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; takip konusu bononun teminat amacıyla verildiğine ilişkin iddiaların yersiz olduğunu, kredi müşterisi olan ... Metal San. ve Tic. A.Ş tarafından 375.000,00 Euro bedelli 03.11.2016 vadeli bir adet bono verildiğini, vadesinde ödenmeyen bono nedeniyle borçlular aleyhine takip başlatıldığını, mükerrer takip ve tahsil iddiasının kötü niyetli olduğunu, takibe konu senet bedeli 375.000,00 Euro olmasına rağmen 274.428,00 Euro alacak için takibe konulduğunu, bononun teminat senedi olmadığını, mücerretlik ilkesi gereği senette yer alan hak ile bu hakkın oluşumuna neden olan temel borç ilişkisi arasındaki bağın ortadan kalktığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, İstanbul Anadolu 15. İcra Hukuk Mahkemesinin 2017/182 E. sayılı dosyası ile yapılan yargılama sonucunda verilen 01.11.2018 tarihli kararda takibe konu bononun davacılar tarafından genel kredi sözleşmesine istinaden verilen teminat senedi niteliğinde olduğu ve bu nitelikteki bononun kayıtsız şartsız ödeme vaadini içermediği gerekçesiyle icra takibinin durdurulmasına karar verildiği, icra hukuk mahkemeleri dar yetkili mahkemeler olduğundan icra hukuk mahkemesince verilmiş olan kararın işbu mahkeme açısından bağlayıcılığı bulunmadığından İcra Hukuk Mahkemesi kararının kesinleşmesinin beklenilmeyerek yargılamaya devam edildiği, dava konusu 03.11.2016 vadeli 375.000,00 Euro bedelli bono vasfına haiz senedin davacı tarafından avalist sıfatıyla imzalandığı, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 702 nci maddesine göre aval veren kişinin teminat altına aldığı borç şekle ait noksandan başka bir sebepten dolayı batıl olsa da aval verenin taahhütünün geçerli olduğu, anılan madde hükmü uyarınca aval veren davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü sebeplerin bonoya ait şekil noksanına ait olmadığı, davacının ödeme iddiasında bulunduğu ancak yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda davalı bankanın takip tarihi itibariyle 274.428,00 Euro asıl alacak, 213,44 Euro işlemiş faiz olmak üzere alacaklı olduğu, 6102 sayılı Kanun'un 702 nci maddesi uyarınca davacının bu alacaktan sorumlu bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, mahkeme kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, icra takibine konu bono nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2.2004 sayılı İcra ve İflas kanunu'nun 72 nci maddesi. 3. 6102 sayılı Kanun'un 702 nci maddesi. 3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 09.10.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/5407, K. 2024/7247, T. 09.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2023-5407-e-2024-7247-k-e8e981c38e6f