Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/5395 E. 2024/7272 K. – İtirazın İptali

Konu: İtirazın İptali

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/5395
Karar No
2024/7272
Karar Tarihi
Konu
İtirazın İptali

MAHKEMESİ :Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1064 Esas, 2023/1000Karar HÜKÜM : Kısmen Kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2019/166 E., 2021/260 K. Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek davalının itirazının iptaline, %20 oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; önce asıl borçludan alacağın tahsil edilmesi yoluna gidilmesi gerektiğini, şirketin OHAL sürecinde husumetli olduğu bir kişinin şikayetiyle idari bir kararla kapatıldığını, idare mahkemesinde davanın devam ettiğini, kapatıldığı dönemde şirketin mal varlığından alacağın tahsil edilmesinin mümkün olduğunu, şirketin içi boş olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, davacı banka ile dava dışı KHK ile kapatılan ... İnş. Tic. Ltd. Şti. arasında ve davalı şirket ortağı ...'in müteselsil kefil olarak imzasının bulunduğu, kredi sözleşmesi imzalandığı, kredi sözleşmesi kapsamında düzenlenen teminat mektuplarından Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği lehine düzenlenen 1.765.000,00 TL'lik teminat mektubunun takip tarihinden önce 27.02.2018'de tazmin edildiği, teminat mektuplarının depo edilmesi istemli 29.01.2018 tarihli ihtarnamenin tebliğine rağmen gereğinin yerine getirilmediği, 827.800,00 TL bedelli teminat mektubunun davadan sonra 28.06.2019 tarihinde tazmin edildiği, belgelenen 474,20 TL'lik noter masrafı talebinin yerinde olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının icra takibine vaki itirazının kısmen iptali ile takibin 1.768.221,13 TL asıl alacak, 69.060,98 TL işlemiş temerrüt faizi ve 474,20 TL noter masrafı olmak üzere toplam ‭1.837.756,31‬ TL üzerinden ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren %39 temerrüt faizi uygulanmak suretiyle devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, hüküm altına alınan miktarın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 25.05.2015 tarihli (vadesi 01.07.2019 tarihine uzatılan) 0396MW005131 referans nolu, 827.820,00 TL bedelli teminat mektubu tazmin edilmekle, 827.820,00 TL'nin 28.06.2019 tazmin tarihinden işleyecek %39 temerrüt faizi ve %5 BSMV uygulanmak suretiyle davalıdan tahsiline gerekçesiyle karar verilmiş, hüküm davalı vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, Ankara 4. İcra Müdürlüğünün 2018/4219 sayılı takip dosyası incelenmesinden davacı tarafından davalı ve dava dışı asıl borçlu aleyhine toplam 1.841.407,99 TL nakit alacağın tahsili, 827.820,00 TL gayri nakit alacağın depo edilmesi talebi ile icra takibi başlatıldığı, taraflar arasında akdedilen genel kredi sözleşmesinde ise davalı kefilin teminat mektubunun depo edilmesinden sorumlu olduğuna ilişkin açık düzenleme bulunmadığı, dava konusu icra takibi ile depo edilmesi talep edilen, dava tarihinden sonra nakde dönüştüğü anlaşılan 27.05.2015 tarihli 827.820,00 TL bedelli teminat mektubunun takip tarihinde depo edilmesinin davalı kefilden talep edilemeyeceği, anılan teminat mektubu bedeline ilişkin olarak başlatılan icra takibine davalının itirazının haklı olduğu gerekçesiyle anılan gayri nakdi alacak yönünden açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiği dava konusu icra takibi ile tahsili talep edilen 1.765.000,00 TL bedelli teminat mektubunun nakde çevrildiği, 27.02.2018 tarihinde davacı banka tarafından nakde çevrilen teminat mektupları için fiilen uygulanan en yüksek fiili faiz oranlarının gönderilmesi talep edildiği, müzekkereye verilen cevap ekinde TCMB'ye bildirilen faiz oranları listesi eklenmek suretiyle banka tarafından Merkez Bankasına bildirilen %26 faiz oranının %50 fazlası olan %39 temerrüt faiz oranının uygulandığı bildirildiği, yapılan hesaplamada takip tarihi itibarıyla davacının davalıdan 1.768.221,13 TL (1.765.000,00 TL teminat mektubu + 3.221,13 TL mektup komisyonu) asıl alacak, 20.310,31 TL işlemiş faiz, 474,20 TL noter masrafı olmak üzere toplam 1.789.005,64 TL alacaklı olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava; genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi. 3. Değerlendirme İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Kanun'un 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, tarafların temyiz istemlerinin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine, alınmadığı anlaşılan 122.206.97 TL temyiz ilam harcı ile 2.107,80 TL temyiz başvuru harcının HMK 339. maddesi gereğince karar kesinleştiğinde adli yardımdan yararlanan temyiz eden davalıdan alınmasına, 09.10.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/5395, K. 2024/7272, T. 09.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2023-5395-e-2024-7272-k-53279df48f8a