Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/5334 E. 2024/6996 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/5334
- Karar No
- 2024/6996
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1458 Esas, 2023/993 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/247 E., 2020/260 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin inşaat faaliyeti, konut yapımı ve satımı işiyle iştigal ettiğini, tüm konutlarını "..." markası ile yapıp sattığını, "..." markasını 30.04.2011 tarihinde tescil ettirdiğini ve kullandığını, müvekkilinin "...", "... KONAKLARI", "... ", "... KONAKLARI" ve "... KONUTLARI" adlarında 5 adet büyük emlak projesi yaptığını, bu projelerle özellikle İstanbul'da saygın bir marka yarattığını, davalı şirketin ise Ataşehir'de "... EMLAK" adı altında bir emlakçı dükkanı işlettiğini, ayrıca "..." ibaresinin tescili için de başvuruda bulunduğunu, ancak tescil başvurusu henüz kabul edilmeden "... EMLAK" ibaresini iş yeri tabelası ve iş evraklarında kullanmaya başladığını, davalıya ihtarnam keşide edilerek marka tescil başvurusunun geri alınması ve haksız kullanımına son verilmesinin istendiğini, taraf markalarının nice sınıfları farklı olsa da benzer mal ve hizmeti kapsayan kullanımın tecavüz sayılacağını, müvekkilinin "emlak imarı, inşaası, alım, satımı" alanında, davalının ise "emlak komisyonculuğu" alanında faaliyet gösterdiğini, faaliyet alanlarının ve markaların benzer olduğunu, bu sebeplerle davalı tarafça gerçekleştirilen tecavüzün giderilmesine ve önlenmesine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL maddi ve 20.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 04.05.2017 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat taleplerini 19.493,11 TL olarak arttırdıklarını beyan etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin "..." ibaresinin 36. sınıfta tescili amacıyla başvuruda bulunulduğunu, davacı şirketin "..." markasıyla faaliyet gösterdiği ve markasını tescil ettirdiği sınıfların ve taraf şirketlerin faaliyet gösterdiği alanın farklı olduğunu, markalar arasında sınıfsal bir benzerlik bulunmadığını, müvekkili tarafından kullanılan "... EMLAK" ibaresinde görsel olarak "EMLAK" ibaresinin baskın şekilde kullanıldığını savunarak açılan davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davacı adına tescilli "... ADRESİ+Şekil" markasının esas unsurunun "..." ibaresinden oluştuğu, davalının markasının ise "... EMLAK+Şekil" ibarelerinden oluştuğu, davacının markasının esas unsurunun davalının kullandığı markada aynen yer aldığı, davalının kullandığı markada yer alan "EMLAK" ibaresinin ve davacının markasında yer alan " ... ADRESİ" ibarelerinin tali unsur niteliğinde oldukları, markaların farklılaşmasını sağlamadıkları, şekil unsurunun da markaların baskın karakteri olmadıkları ve markaları farklılaştırmaya yetmedikleri, davacının markalarının inşaat hizmetleri, inşaat araç ve gereçlerinin ve iş makinelerinin kiralanması hizmetleri de dahil olmak üzere 36. ve 37. sınıflarda tescilli olduğu, günümüzde inşaat firmalarının kendi yaptıkları konut ve iş yerlerini bizzat pazarladıkları, çeşitli kampanya ve taksit seçenekleri ile satışa sundukları, bu nedenle aralarında ortalama tüketicilerin de yer aldığı müşteri kitlesine hitap ettikleri, davalının davaya konu markayı 36. sınıfta yer alan "Gayrimenkul Komisyonculuğu, müşavirliği ve idaresi hizmetleri" için kullandığı, bu hizmetlerin davacının markasının tescilli olduğu 37. sınıftaki inşaat hizmetleri ile ilişkili olduğu, tüketicinin davacı ve davalı şirketleri ilişkilendirebileceği, markalar arasında iltibasın söz konusu olduğu, aynı gerekçelerle Ankara 3.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2019/232 E. 2019/374 K. sayılı kararı ile de davalının marka başvurusunun 36. sınıftaki bu hizmetler için reddine dair YİDK kararının iptali davasının reddine karar verildiği, kararın kesinleştiği, davalının "..." esas unsuru markasını bu şekilde kullanmasının davacının markadan kaynaklanan haklarına tecavüz teşkil ettiği, davacının tecavüzün tespitini, önlenmesini ve maddi ve manevi tazminat ile hükmün ilanını talep edebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddi ile davalının davacıya ait 2009/18333 numaralı markasının esas unsurunu oluşturan "..." ibaresini iş yeri tabelasında ve diğer iş ve tanıtım evrakında marka olarak kullanmak suretiyle davacının marka haklarına yaptığı tecavüzün giderilmesine ve önlenmesine, "..." ibaresinin yer aldığı davalıya ait her türlü tabela, iş evrakı ve dökümana el konulmasına ve karar kesinleştiğinde masrafı davalıdan alınmak suretiyle imhasına, 16.249,11 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, davalının markayı kullandığı 36. sınıf ile davacının markasının tescilli olduğu 35 ve 37. sınıfın birbiri ile bağlantılı ve birbirini tamamlayan hizmet sınıfları olduğu, davacı tarafın kendi inşa ettiği konutların satışını yaptığı, öncelik hakkı bulunduğu ve davalı markasal kullanımının davacı markası ile iltibas yarattığından, markaya tecavüzün tespiti, men'i ve ref'i kararının yerinde olduğu, maddi ve manevi tazminat koşullarının oluştuğu, bilirkişi tarafından davalının elde ettiği 16.249,11 TL net kâr üzerinden maddi tazminata ve 10.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesinin dosya kapsamı ve somut delillere uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davalı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, tescilli marka hakkına dayalı tecavüzün tespiti, önlenmesi, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, 9 uncu maddesi, 61 ve 62 nci maddesi. 3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 02.10.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.