Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/5207 E. 2024/6981 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/5207
Karar No
2024/6981
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/781 Esas, 2023/666 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/359 E., 2020/423 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili adına tescilli "...", "..." asıl unsurlu markaların bulunduğunu, davalı gerçek kişinin 35 sınıf için 2018/59855 sayılı "tesetturkulisi.com" ibareli marka başvurusuna müvekkilince yapılan itirazın davalı Kurumca reddedildiğini, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin markaları ile dava konusu başvurunun görsel, işitsel ve anlamsal olarak benzer bulunduğunu, davaya konu markadaki “...” ibaresinin, müvekkilinin markalarının asli unsuru ile birebir aynı olduğunu, taraf markalarının kapsamlarındaki hizmetlerin de benzer bulunduğunu, tüketiciler tarafından davaya konusu “tesettürkulisi.com” ibareli markanın, müvekkilinin “...” markalarının serisi olarak değerlendirileceğini, davaya konu başvurunun tesciline izin verilmesi halinde müvekkilinin yoğun çaba ve harcamalarla tesis ettiği isimden haksız yararlanacağını, başvurunun haksız rekabet kurallarına aykırı olduğunu ileri sürerek Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptaline, dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile davacı markaları arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. 2.Diğer davalı, davaya cevap vermemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, davalının "tesetturkulisi+şekil" ibareli marka başvurusu ile davacıya ait "...", "..." ibareli markalar arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibarıyla görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede benzerlik bulunduğu, ortalama düzeydeki tüketici kesimi nezdinde başvuru konusu işaret ile davacının önceki başvurulu veya tescilli markaları arasında görsel ve sesçil benzerlik nedeniyle işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar algısı da oluşabileceği, taraf marka işaretleri benzediğinden 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrasındaki koşulların bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, YİDK kararının iptaline, dava konusu marka karar tarihi itibarıyla tescilli olmadığından hükümsüzlük konusunda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm davalılar vekillerince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, tarafların markalarındaki esaslı unsurların "..." ve "..." ibareleri olduğu, bu ibarenin ayırt ediciliğinin zayıf olduğunun söylenemeyeceği, başvuruda yer alan "tesettur" ve "com" ibarelerinin ayırt ediciliklerinin düşük olduğu, bu hali ile başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlanmadığı gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, karar davalılar vekillerince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi 3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalılar vekillerinin temyiz istemlerinin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine, 01.10.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/5207, K. 2024/6981, T. 01.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2023-5207-e-2024-6981-k-19bdf2528cf1