Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/4925 E. 2024/6923 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/4925
- Karar No
- 2024/6923
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI :2021/1532 Esas, 2023/1066 Karar HÜKÜM :Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ :İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI :2020/389 E., 2021/172 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirkete ait "..." ibareli markalarına vaki tecavüzünün tespitine, meni’ne, refine, davalı adına kayıtlı "..." alan adlı internet sitesinin içeriğiyle birlikte erişiminin engellenmesi ve yayının kaldırılmasına, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin (556 sayılı KHK) 66 ncı maddesi gereğince şimdilik 2.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizle birlikte 30.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle tahsiline, davalı aleyhine karar verilecek mahkeme kararının, masrafları davalı tarafından karşılanmak suretiyle Türkiye çapında yayın yapan tirajı yüksek 3 gazeteden birinde ilân yoluyla yayınlanmasına, yargılama gideri ile vekâlet ücretinin davalı şirkete tahmiline, marka hakkına tecavüz teşkil eden fiillerin durdurulması, davalı şirketin “...” ibaresinin kullanımının durdurulması, ilgili ürün ve hizmetlerin reklam ve tanıtımının yapıldığı katalog, broşür ve diğer tanıtım vasıtalarının toplatılması ve/veya engellenmesi ile davalı adına kayıtlı "..." alan adlı internet sitesine erişimin engellenmesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; yetki itirazında bulunarak davacıya ait marka ile davalının kullandığı işaretin farklı mal ve hizmetler grubunda bulunduğunu bu nedenle marka tecavüzünden bahsedilemeyeceğini, "..." ibaresinin tescilli ticaret unvanı olduğunu, müvekkillerine ait internet alan adının kullanılmasının ilgili mevzuat gereği usul ve yasaya uygun olduğunu, davacının talep ettiği maddi ve manevi tazminat talepleri için gerekli olan zararın ispat edilmediğini, davacının kötü niyetli olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili ve ortağı olan ... aleyhine ikame edilen davada; davacı tarafın kendi adına tescilli "..." markasının, adi ortaklığa ait "... ..." adlı ticaret ünvanındaki "..." ibaresini markasal anlamda kullandığını, bu durumun internet adresinden ve iş yerindeki çalışmalardan anlaşıldığını, müvekkillerinin "..." ibaresini kullanmaları sebebiyle kendi markalarına tecavüz edilmiş sayılacağını ve gerekli önlemlerin alınarak maddi ve manevi zararın tazminini talep ettiğini, davacı tarafın taleplerinin zaman aşımına uğradığını, müvekkillerinin ortağı olduğu "... Market - ... ve Ort" ünvanlı adi ortaklık ile davacı arasında 2011 yılından itibaren ticaret yapıldığını, 2011 - 2012 yıllarında müvekkillerinin ortağı olduğu adi ortaklığın "..." ibaresini kullandığını öğrendiğini aradan 10 yıl geçtikten sonra bu davanın ikame edilmiş olması nedeniyle davacı tarafın sessiz kalarak davayı açmakta iyi niyeti ve hukuki yararının bulunmadığını, müvekkilleri adına tescilli ticaret unvanının terkini talep edilmeden davanın açılmasında hukuki yarar olmadığını, davacı tarafın söz konusu markayı fiilen kullanmıyor olması sebebiyle haksız fiilde yer alan zarar unsurunun gerçekleşmemiş olması hususları bir arada değerlendirildiğinde davacı tarafın davayı ikame etmesinin açıkça haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu savunarak davanın reddine karar vermiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, davalının "..." şeklindeki kullanımının markasal kullanım olması nedeniyle davacının tescilli marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğu anlaşıldığı gerekçesiyle davalının davacıya ait tescilli marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine, marka hakkını ihlal nedeniyle 2.000,00 TL maddi, 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine, davalı adına kayıtlı "..." alan adı yönünden verilen erişim engellenmesine yönelik kararın devamına, yayın faaliyetinin sona erdirilmesine, mahkememizce verilen tedbir kararlarının karar kesinleşene kadar devamına, karar kesinleştiğine 10.000,00 TL bedelli teminat mektubunun davacıya iadesine, Karar kesinleştiğinde hüküm özetinin Tükiye’de tirajı yüksek bir gazetede bir kez ilanına masrafın davalıdan alınmasına karar verilmiş, hüküm davalılar vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davalılar vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve durdurulması ile maddi manevi tazminat istemlerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 54, 55 ve 56 ncı maddeleri. 3.556 sayılı KHK'nın 9, 61, 63 ve 66 ncı maddeleri. 3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalılar vekilinin istemlerinin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 01.10.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.