Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/4812 E. 2024/6477 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/4812
- Karar No
- 2024/6477
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/541 Esas, 2023/1325 Karar HÜKÜM : Başvurunun esastan reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Afyonkarahisar 2. Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla) SAYISI : 2019/834 E., 2021/508 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket ile davalı borçlu şirket arasında 2014 yılında Afyonkarahisar'da yapılan bir proje sebebiyle ticari ilişki başladığını, müvekkilinin davalı borçlu şirkete ürün sattığını, davalının aldığı ürünlere karşılık yedi adet çeki müvekkili namına keşide ettiğini, davalının borcuna karşılık keşide ettiği çeklerin tümünün süresinde bankaya ibraz edildiğini, hepsinin karşılıksız çıktığını, müvekkilinin alacağını tahsil edemediğini, davalı borçlu şirket ile yıllar süren şifahi görüşmeleri neticesinde alacağını tahsil edemeyen müvekkilinin davalı aleyhine ilamsız icra takibi başlattığını, takibin, davalı borçlunun itirazı üzerinde durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, akabinde 01.06.2021 tarihli dilekçesiyle, itirazın iptali olarak ikame ettikleri işbu davayı ticari sözleşme ve alım satımdan kaynaklanan alacak davası olarak tamamıyla ıslah ettiklerini bildirerek anapara alacağı olan 835.969,41 TL'nin temerrüd tarihi olan 12.05.2019 tarihinden itibaren en yüksek yasal ticari temerrüt faizinin işletilerek davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; takibin yetkisiz İcra Dairesinde başlatıldığını, takibe dayanak yapılan çeklerin zamanaşımına uğradığını ve müvekkilini takip öncesinde temerrüde düşürmeyen davacının temerrüt faizi talebinin haksız olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, tarafların ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi sureti ile aldırılan bilirkişi raporunda; taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu, davacının takip dayanağı çekler nedeni ile davalıdan 835.969,39 TL alacaklı olduğu belirtilmiş olup tarafların ticari defter kayıtlarının birbiri ile örtüştüğünün anlaşıldığı, itirazın iptali davasının ıslah edilmesi üzerine yargılamaya alacak davası olarak devam edilmesi hukuken mümkün ise de dava değerinin ıslahla dahi azaltılamayacağı, dava değerinin azaltılmasına yönelik beyanın kısmen feragat niteliğinde olduğu, davalının takip dayanağı karşılıksız çekler nedeniyle davacıya 835.969,39 TL borçlu olduğu, bilirkişi raporunun denetime ve hükme esas alınmaya elverişli olduğu ve davalı borçlunun icra takibinde usulüne uygun şekilde tebliğ edilen ödeme emri ile temerrüde düşürüldüğünün anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 835.969,41 TL'nin 12.05.2019 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile davalıdan tahsiline, fazlaya yönelik istemin reddine karar verilmiş, karar, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, alacak istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ve aynı Kanun'un 180 inci maddesi. 2. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 67 inci maddesi. 3. Değerlendirme 1.Huzurdaki dava başlangıçta, davacı yanın, 835.969,39 TL asıl alacak ve 452.482,40 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.288.451,79 TL'nin tahsili amacıyla davalı hakkında başlattığı ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali talebiyle açılmış olup, davacı vekili 01.06.2021 tarihli dilekçesiyle, itirazın iptali istemiyle ikame ettikleri davayı ticari sözleşme ve alım satımdan kaynaklanan alacak davası olarak ve tamamıyla ıslah ettiklerini bildirerek 835.969,41 TL alacağının ödeme emrinin davalıya tebliğ edildiği tarihten itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. 2.İlk Derece Mahkemesince, yazılı olduğu şekilde dava değerinin ıslahla dahi azaltılamayacağı, dava değerinin azaltılmasına yönelik beyanın kısmen feragat niteliğinde olduğu gerekçesiyle ilk dava dilekçesiyle talep edilen dava değeri göz alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve reddedilen tutar bakımından davacı aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmiştir. 3. Ancak somut olayda davacı davasını tamamen ıslah etmiş olup davanın tamamen ıslahı halinde dava dilekçesinden itibaren (dava dilekçesi dahil) bütün işlemler yapılmamış ve dava dilekçesi hiç verilmemiş sayılır, yani Mahkemece nazara alınmaz. Mahkemenin bu durumda davayı yeni dava dilekçesine göre inceleyip karara bağlaması gerekir. (Baki Kuru, Burak ..., Medeni Usul Hukuku El Kitabı, C. II, Yetkin, Ankara, ikinci baskı, 2021, s. 1204). 4.Bu itibarla Mahkemece, davanın, davanın tamamıyla ıslahına ilişkin yeni dava dilekçesine göre incelenip karara bağlanması ve yargılama giderlerinin de buna göre belirlenmesi gerekirken davanın tamamen ıslahıyla birlikte hiç verilmemiş sayılan ilk dava dilekçesine göre karara bağlanması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir. VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 17.09.2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.