Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/4795 E. 2024/6855 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/4795
Karar No
2024/6855
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/345 Esas, 2023/941 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/543 E., 2022/806 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Almanya'da bulunan Joseph Vögele AG Firması tarafından imal edilen asfalt serme makinesini edinmek amacıyla dava dışı Yapı Kredi Finansal Kredi Şirketi ile bir finansal kiralama sözleşmesi imzaladığını, davalı tarafından malın teslim edildiğini, kurulumunun yapılmasının sözleşme gereği davalıya ait olduğunu, makinenin işletmeye kurulumu yapılırken de monte makinenin üç no.lu aksesuar sandığının bulunamadığını, bu nedenle makinenin kurulumunun da yapılamadığını, makinenin zamanında işletmeye alınamaması sebebiyle müvekkilinin zarara uğradığını ileri sürerek ayıba karşı tekeffül hükümleri gereğince uğranılan zararın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin sözleşmeye taraf olmadığını, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, müvekkilinin makineyi satmadığı gibi, makinenin üretimi, ithalatı, teslimi işlerinin de müvekkili şirket tarafından yapılmadığını, makinenin kurulumu için davet üzerine gittiğini parçaların eksik olması nedeni ile makinenin tamamlanamadığını savunarak davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, finansal kiralamaya konu asfalt serme makinesinin üreticisi, satıcısı ve göndericisi Almanya'da mukim JOSEPH VÖGELE AG şirketi olup satışı yapan, proforma faturayı/faturayı kesen ve hesabına ödemenin yapıldığı şirketin yine anılan bu şirket olduğu, davalının ise Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre Türkiye'de kurulmuş ayrı bir tüzel kişiliği bulunan farklı bir şirket olduğu, davalı şirketin, satıcı ile satıştan sorumlu tutulmayı gerektirir hukuki bir irtibatı kurulamadığı, davalının kurucularının Alman uyruklu ve isminin önünde "WİRTGEN" yazıyor olmasının davalının davada husumet ehliyetine sahip olacağı anlamına gelmeyeceği, davacının davasını satışı yapan Almanya'da mukim Wirtgen Grup/JOSEPH VÖGELE AG'ye yöneltmesi gerekirken husumet ehliyetine sahip olmayan davalıya yönelttiği gerekçesiyle davanın husumet yokluğundan usulden reddine karar verilmiş, hükme davacı vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, davalının yurt dışında mukim akdi ilişkiye taraf şirketi ile bir bağlantısının bulunmadığı, özellikle davalı şirketin akdi ilişkiye taraf ile bağlantısının tespit edilemediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, davacıya satılıp teslim edilen finansal kiralamaya konu makinenin ayıplı teslimi nedeniyle davacı kiracının uğradığı zararın tazmini istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 114 üncü maddesi, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 26.09.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/4795, K. 2024/6855, T. 26.09.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2023-4795-e-2024-6855-k-e0d049f1c67c