Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/476 E. 2023/7049 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/476
- Karar No
- 2023/7049
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/276 Esas, 2022/340 Karar HÜKÜM : Davanın reddi TEMYİZ EDENLER : Davacılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen menfi tespit ve istirdat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı ... hariç diğer tüm davacılar tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalı tarafça icra takibine konu edilen bononun taraflar arasındaki traktör satışının teminatı olarak verildiğini, bono bedelinin taksitler halinde ödendiğini, bu arada satış sözleşmesinin feshedildiğini ve traktörün davalıya iade edildiğini ileri sürerek söz konu icra dosyasından dolayı borçlu olmadığının tespitine ve ödenen 59.125,00 TL'nin istirdatına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının iddialarını kabul etmediklerini, davacının taraflar arasında imzalanan protokole aykırı davrandığını, dosyaya sunulan ödeme belgelerindeki imzaların davalıya ait olmadığını savunarak davanın reddine ve %20'den aşağı olmamak üzere tazminata karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 02.05.2017 tarih ve 2014/434 E., 2017/103 K. sayılı kararıyla yapılan yargılama, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacı tarafından ileri sürülen iddiaların aksine satım konusu traktörün resmen ve fiili olarak davacıya teslim ve tescil edildiği anlaşıldığından dava konusu takibe dayanak olan ve traktör satımı sonrası malen düzenlenen bononun bedelsiz olmadığı ve hukuken geçerli bir satış sözleşmesi sonrasında düzenlendiği, davacı tarafından Adli Tıp Kurumu (ATK) incelemesine konu olan ve toplamda 59.125,00 TL yapılmış olan ödemenin istirdadı talep edilmiş ise de istirdat istemine dayanak teşkil eden bu belgelerin altındaki imzaların ATK tarafından yapılan imza incelemesi neticesinde imzaların kuvvetle muhtemel davalının eli ürünü olmadığı kanaatine varıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 25.03.2019 tarihli ve 2017/2571 E., 2019/530 K. sayılı kararıyla dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına göre davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizin 18.03.2021 tarih, 2020/2943 E., 2021/2617 K. sayılı kararıyla; "...Davacıların delil olarak sunmuş olduğu ödeme belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmış ise de sonuç olarak bilirkişi raporunda 'İnceleme konusu belgelerdeki basit tersimli imzalar ile ...'ın mukayese imzaları arasında farklılıklar saptandığından söz konusu imzaların mukayese imzalarına kıyasla kuvvetle muhtemel ...'ın eli ürünü olmadığı' belirtilmekle raporun bu haliyle tek başına hükme elverişli olmadığı görülmektedir. Davacıların rapora itirazları göz önünde bulunarak dosyanın grafoloji dalında uzman üç kişilik bilirkişi heyetine tevdi edilerek imzaların davalı eli ürünü olup olmadığı hususunda rapor alınıp sonucu çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiştir. ..." gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamı doğrultusunda alınan bilirkişi raporuna göre belgeler altındaki imzaların davalının el ürünü olmadığının tespit edildiği, raporun denetime elverişli olduğu, davacının ödediğini iddia ettiği bedeli yazılı delille ispat edemediği, davacının istirdat talebinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ... hariç diğer tüm davacılar temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Temyiz eden davacılar temyiz dilekçesinde özetle; hükme esas bilirkişi raporunun eksik değerlendirmeye dayandığını, davalıya borçlarının olmadığını savunarak kararın kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, menfi tespit ve istirdat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. V. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz yoluna başvuran davacıların yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı harcın istekleri halinde ilgililere iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.