Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/6467 E. 2023/7497 K. – Menfi Tespit
Konu: Menfi Tespit
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/6467
- Karar No
- 2023/7497
- Karar Tarihi
- Konu
- Menfi Tespit
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/220 Esas, 2022/208 Karar HÜKÜM :Ret Taraflar arasındaki menfi tespit davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili eşinin 2006 yılında davalıdan 15.000,00 TL faiz ile para aldığını, davalının bir ay sonra faizi ile birlikte 16.500,00 TL olarak ödenmesi koşulu ile bu parayı verdiğini, bu borca istinaden davalı yararına araç rehni ve teminat senedi verildiğini, müvekkilinin zor durumundan istifade ederek hile ile elinden 16.500,00 TL senet aldığını, maddi sıkıntıları nedeni ile rehne konu aracın satılarak parayı aldığını, aracı alan kişinin araç üzerindeki rehni kaldırmak için davalıyı notere çağırarak elden 16.500,00 TL verildiğini, davalıya olan borcun ödenmiş olmasına rağmen davalının teminat senedi olarak verilen 16.500,00 TL bonoyu icra takibine koyduğunu, tefecilik yapan davalının bu suçlardan dolayı şikayet edilip savcılık tarafından hakkında soruşturma açıldığını ileri sürerek anılan icra dosyasından dolayı davalıya borçlu olunmadığının tespiti ile ödenen paraların iadesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı iddialarını kabul etmediklerini, alacaklarının bonoya dayandığını, taraflar arasındaki araç alım satımı nedeni ile davacıdan olan alacağına karşılık dava konusu senedi kendisinden almış olduğunu, tefecilik iddialarını kabul etmediklerini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Mahkemece Verilen Karar Mahkemece 25.10.2018 tarih, 2018/516 E. ve 2018/840 K. sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiş, davalı vekilince temyiz edilmiştir. B. Bozma Kararı Dairemizin 24.03.2021 tarih, 2020/3834 E. ve 2021/2849 K. sayılı kararıyla davacı dava konusu senetle birlikte eşine ait aracın da rehin olarak davalıya verildiğini daha sonra rehin kaldırılırken borcun ödenmesine rağmen bedelsiz hale gelen senedin takibe konulduğunu iddia etmiş ise de takip öncesinde senet bedelinin ödendiğini usulüne uygun delillerle ispatlayamadığı ancak senedin takibe konulmasından sonra cebri icra yoluyla bir kısım alacağın tahsil edildiği, daha sonra bu davanın açıldığı, bu durumda mahkemece davadaki haklılık durumunun dava tarihi itibariyle belirleneceği gözetilerek takip ile dava tarihi arasındaki rıza ya da cebri icra yoluyla yapılan ödemeler değerlendirilerek dava tarihi itibariyle varsa borçlu olmadığı miktar tespit edilip uygun sonuca göre bir karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile bozulmuştur. C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya esas icra takibine dayanak senedin ödünç para verme karşılığında düzenlendiğinin tarafların kabulünde olduğu, icra takip tarihi ile dava tarihi arasındaki dönem göz önünde tutulduğunda dava tarihine kadar 26.420,00 TL tutarında ödeme yapıldığı, haricen tahsile ilişkin herhangi bir kayıt ve belgenin sunulmadığı kaldı ki icra takip dosyasının infaz olmadığı dolayısıyla ödünç para vermeye karşılık düzenlenen ve tarafların kabulünde olan bu durum karşısında senet tutarından kaynaklanan borcun davacı tarafça ödenmesi gerektiği ancak icra takip dosyasında dava tarihi itibariyle 5.527,10 TL lik borç olduğu dolayısıyla davacının davalıya borçlu olduğu ve istirdat edilecek tutarın da bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının davalıdan yüksek faizle ödünç para aldığının tarafların kabulünde olduğu, aynı borcun faizi ile birlikte davalıya ödendiğinin noterden düzenlenmiş resmi senet niteliğindeki ibraname ile sabit olmasına rağmen mahkemece bu husus göz ardı edilerek ödemenin usulüne uygun delillerle ispatlanamadığı şeklinde değerlendirilmesinin yerinde olmadığını, davalının tefecilik suçunu işlediğinin ceza mahkemesi kararıyla da ispatlandığını, davacının icra baskısı altında olması ve mecbur kalması sebebi ile maaş haciz ile icra dosyasına ödemede bulunduğunu, davacının takip tarihinin başından beri hiçbir borcu bulunmadığı belirterek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, dava ve takibe dayanak senet nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 2004 sayılı İcra İflas Kanunu' nun 72 nci maddesi. 3. Değerlendirme Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. V. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 19.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.