Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/4748 E. 2024/8106 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/4748
- Karar No
- 2024/8106
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/458 Esas, 2023/547 Karar HÜKÜM : Asıl davanın kabulü-karşı davada karar verilmesine yer olmadığı Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen alacak davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl davanın kabulüne, karşı davada verilen karar kesinleştiğinden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından, duruşma istemi olmaksızın davalı vekili temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 12.11.2024 günü hazır bulunan davacı-karşı davalı vekili Av. ... ile davalı-karşı davacı vekili Av. ... ve ihbar olunan vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldıktan ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ... ile tanışıklığı bulunduğunu ve bu kişinin Bordum'da başlamış olduğunu iddia ettiği inşaat projesine müvekkilini hileli eylem ve işlemler ile 2012 Aralık ayında 400.000,00 TL bedel ile ortak ettiğini, ortak olduktan sonra ihbar olunan ...'nun borca batık olduğunu, Bodrum'daki inşaatın kendisine bahsedildiği gibi olmadığını, ödediği 400.000,00 TL ile kaba inşaatın tamamlandığını, projedeki dairelerin şantaj ile tanınmış iş adamlarına satılmış olduğunu öğrendiğini, dava dışı ihbar olunan ...'nun hileli eylem ve işlemleri ile zarara uğradığını, Mecidiyeköy'de maliki olduğu taşınmazını ...'nun kendisini kandırması ile sattığını, daha çok gelir elde edeceğinin vadedildiğini, ...'nun bu hileli davranışları ve suç teşkil eden davranışları sebebi ile şirketlerden ayrılmak istediğini, ...'nun da kendisine Bodrum'daki inşaatı yapan şirketi satın alacağı ve ortaklık için ödediği bedeli ödeyeceği iddiası ile davalı ... ile tanıştırdığını, kendisinin içinde bulunduğu zor durumunu bilen ...'ın dava dışı ... ile planlı hareket ederek hissedar olduğu, ... İst. Yapı Taah. San. ve Tic. A.Ş'deki hisselerinin 1.000.000,00 TL bedelli 6 aylık çek vererek ... Savunma San. Tic. A.Ş'deki hisselerini de bedelsiz satın aldığını, davalı ...'ın hileli davranışları ve dava dışı ... ve ... ile bağlantılı olan kişiler tarafından darp edilerek, korkutularak, düşük bedel ile şirket hisselerini satmak zorunda kaldığını, dava dışı ...'nun kendisine elinde ahlaka aykırı görüntüleri olduğunu, bunu internette yayacağını bildirdiğini, bu durumdan korktuğunu, hile ve tehdit nedeni ile iradesinin sakatlandığını ileri sürerek, anonim şirket hisse devrinin iptalini talep etmiş, yargılama aşamasında davalı, dava konusu hisseleri dava dışı Canan Ekşioğlu'na devrettiğinden, davacı davasını 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi gereğince tazminat davasına dönüştürmüştür. 02.03.2023 tarihli ıslah dilekçesiyle, talebini 2.999.890,36 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını, hile ile korkutmaya aynı anda dayanılamayacağını, taraflar arasında 19.01.2015 tarihli Anonim Şirket Hisse Devir Sözleşmesi imzalandığını, müvekkilinin sözleşmedeki edimlerini ifa ettiğini, davacıya 20.06.2015 keşide tarihli 1.000.000,00 TL bedelli çek verdiğini, ipotekleri kaldırdığını, davacının bu çeke istinaden 1.000.000,00 TL değerinde kredi kullandığını, kaldı ki henüz çekin vadesi gelmeden karşılıksız olduğunun ifade edilmesi, akabinde de çeke istinaden kredi kullanılmasının da tam bir çelişki ve kötü niyet göstergesi olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiş, karşı davasında ise; müvekkilinin maddi ve manevi olarak zarara uğradığını ileri sürerek şimdilik 1.000,00 TL maddi, 100.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, ... İstanbul Yapı Taah. San.ve Tic. A.Ş.'nin davacıya ait hisselerin davalı ... Başlılara devredildiği 15.01.2015 tarihi itibari ile 3.999.890,36 TL olduğu, ... Savunma San. Tic. A.Ş. nin davacıya ait hisselerin devredildiği 28.01.2015 tarihi itibari ile borca batık olduğu, pozitif hisse devrinin bulunmadığı, ...'ın ...'nun emanetçisi sıfatı ile hareket ettiği bu durumun whatsapp mesaj içerikleri ticaret sicil kayıtları dinlenen tanık beyanları ve ceza mahkemesi kararı içeriğinden anlaşıldığı, ikrah koşullarının gerçekleştiği, ... şirketinin hisse devir tarihi itibari ile değerinin 3.999.890,36 TL olduğu bu bedelin 1.000.000,00 TL sının davalı tarafından davacıya ödendiği, davacının talep edebileceği miktarın 2.999.890,36 TL olduğu gerekçesiyle asıl davanın davanın kabulüne 2.999.890,36 TL nin dava tarihinden itibaren işlemiş yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, karşılık davanın reddine ilişkin karar yargıtay incelemesinden geçip kesinleştiğinden bu yöne ilişkin karar oluşturulmasına yer olmadığına karar verilmiş, karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir. IV. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, ikrah hukuki nedenine dayalı olarak hisse devir sözleşmelerinin iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 3. Değerlendirme Dosyadaki yazılara, İlk Derece Mahkemesince 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir. V. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile İlk Derece Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin taraflardan ayrı ayrı alınarak yekdiğerine verilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine, 20.11.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.