Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/4708 E. 2024/7485 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/4708
- Karar No
- 2024/7485
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/848 Esas, 2023/615 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/327 E., 2023/66 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin hemen hemen her gün müvekkilini karalamaya yönelik haberler yayımladığını, dava dilekçesi ekinde bildirdiği gazete ve internet hesaplarından müvekkilinin ve yetkili ve çalışanlarının ticari ve iktisadi itibarının zedelendiğini, yanıltıcı, gereksiz, incitici açıklamalarla marka değerinin küçültmeye çalışıldığını ileri sürerek davalının haksız rekabete sebep olan fiillerden men edilmesini, haksız rekabet sonucu oluşan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, yanlış ve yanıltıcı beyanların düzeltilmesini ve tecavüzün önlenmesini, bunun mümkün olmaması halinde ve tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise haksız rekabetin işlenmesinde etkili olan araçların ve malların imhasını, şimdilik 5.000,00 TL maddi ve 1.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, hükmün ilanını talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava dilekçesinde hangi haberin haksız rekabet teşkil ettiğinin belirtilmediğini, davacının iddiasının somut verilere dayandırılmadığını, bu haberlerin müvekkili şirkete ait internet sitesinde yayımlanmadığını, haberin ... Gazetesinde yayımlandığını, ... Gazetesinin ise müvekkili şirket ile bir bağlantısının bulunmadığını, müvekkili şirketin sadece ... isimli sitenin sahibi sahibi olduğunu, haber içeriğinde de davacı ile ilgili hiç bir ifadenin yer almadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, dava tarihi itibariyle davalı şirketin "www.... com.tr." isimli internet sitesinin sahibi olduğu, ancak davalı şirketin "www.interpress.com." internet sitesiyle ve ... gazetesiyle bir bağlantısının bulunmadığı gibi bu davanın açılmasından sonra davalının "..." isimli internet sitesini de ... gazetesinin sahibi ... Yayıncılık A.Ş.' ye devrettiği, öte yandan dava konusu haberin "...." isimli internet sitesinde yayımlandığına dair bilgi ve bulgu da bulunmadığı gerekçesiyle davanın husumetten reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, bilirkişi incelemesi neticesinde dava konusu haberin yayımlandığı ileri sürülen "www.interpress.com" ibareli internet sitesinin ve ... Gazetesinin davalıya ait olmadığının anlaşıldığı, her ne kadar bilirkişi raporunda "www.sozcu.com.tr" ibareli internet sitesinin sahip bilgilerine ulaşılamamış ise de davalı tarafça bu internet sitesinin gerek olay gerekse dava tarihi itibariyle kendilerine ait olduğunun kabul edildiği, ancak mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesinde dava konusu haberin "www.sozcu.com.tr" isimli internet sitesinde de yayımlanmadığının tespit edildiği, davacı vekilince sunulan 10.10.2022 tarihli açıklama dilekçesinde de işbu davada davalıya ... Gazetesinde yayımlanan haber nedeniyle husumet yöneltildiğinin, zira davalının yöneticilerinin, imtiyaz sahibinin ve adresinin ... Gazetesinin sahibi ... Yayıncılık A.Ş. ile aynı olduğundan ... Yayıncılık A.Ş. ile davalı şirket arasında organik bir bağın bulunduğunu gösterdiğinin bildirildiği, ancak başkaca bir delil olmadan sadece yöneticilerinin, imtiyaz sahibinin ve adresinin aynı olmasının, özünde bir haksız fiil sorumluluğu olan haksız rekabet fiili yönünden davalı şirketin sorumlu tutulması sonucunu doğurmak için yeterli bir neden oluşturmayacağı, bu durum karşısında mahkemece yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizliğin bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, haksız rekabetin tespiti, men'i, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 55 nci maddesi. 3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 23.10.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.