Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/4698 E. 2024/6532 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/4698
Karar No
2024/6532
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/684 Esas, 2023/663 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. ... ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/140 E., 2021/37 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin tüketim ürünleri alanında, 70 yılı aşkın süredir faaliyet gösterdiğini, özellikle de Türkiye pazarındaki "Kozmetik ürünleri ve kişisel kullanım amaçlı koku verici maddeler" kategorisinin öncülerinden ve pazar liderlerinden olduğunu, müvekkili adına tescilli "selin" asıl unsurlu markaların bulunduğunu, bu markaların, kozmetik ürünleri alanında tanınmışlık kazandığını, davalı gerçek kişinin 2019/50844 sayılı "..." ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, müvekkilince bu başvuruya yapılan itirazın davalı Kurum tarafından reddedildiğini, oysa davalı markasında yer alan "selin" ibaresinin, müvekkiline ait "selin", "selin şekil", "selin dünyası", "selin natürel" ve "selin" ibareli diğer birçok markası ile ayniyet derecesinde benzer bulunduğunu, müvekkiline ait "selin" ibareli birçok markanın tanınırlığı ve ayırt ediciliği dikkate alındığında davalı markasında yer alan "selin" ibaresinin tüketici nezdinde iltibasa yol açacağını, müvekkilinin senelerdir "selin …" ibaresini değişik markalarında kullandığını, bu nedenle markadaki ayırt edici unsurun "selin" ibaresi olduğunu, adeta müvekkili şirket markasının yanına başkaca ibareler eklenerek ortalama tüketiciye müvekkili şirketin markası ile bağlantılı olduğu yönünde mesaj veren "..." markasının, müvekkili şirketin seri markasının devamı ya da ikamesi gibi algılanacağını, tüketici nezdinde müvekkili şirketin tekstil dünyasına da girmiş olacağının düşünülebileceğini ve haksız olarak müvekkili markasından yararlanılacağını, davalının kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, YİDK'in 2020-M-788 sayılı kararının iptaline, 2019/50844 numaralı marka başvurusunun tescilinin reddine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markaların ortak kelime unsurunu "selin" ibaresinin teşkil ettiğini, Selin ibaresinin, Türkiye'de yaygın kullanımı bulunan bir kadın ismi olduğunu, bu nedenle belirli bir ticari kaynağa münhasıran bağlanabilme anlamında ayırt edici gücünün yüksek olmadığını, “...” kelimesinin, bir bütün olarak gerçek bir kişinin ad ve soyadı izlenimini verdiğini, dava konusu başvuru ile itiraz gerekçesi markalar arasında belirgin ve kolaylıkla algılanır farklılıkların bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. 2.Davalı ... vekili; müvekkilinin 17.01.2013 tarihinde Selin Ada unvanlı şahıs şirketini kurarak özellikle ayakkabı ve giyim sektöründe olmak üzere perakende satış ticaret hayatına başladığını, müvekkilinin evliliği ile soyadının "özbey" olarak değişmesi ile şahıs firması unvanının da paralel olarak değiştiğini, müvekkilinin davaya konu tescilli markası "..." markası ile "selin" ibareli davacı markaları arasında karıştırılma tehlikesinin bulunmadığını, davacının hiçbir markasının tanınmış marka statüsünde olmadığını, salt "selin" markasının ayırt edici niteliğinin çok düşük olduğunu, davaya konu "..." markasının, müvekkilin ad ve soyadından meydana geldiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince; dava konusu 2019/50844 sayılı başvuru ile davaya mesnet gösterilen davacı tarafa ait markanın yalnızca Sınıf 35: Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri, reklam amaçlı tasarım hizmetleri; alıcı ve satıcılar için online pazaryeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri. Büro hizmetleri; sekreterlik hizmetleri, gazete aboneliği düzenleme hizmetleri, istatistiklerin derlenmesi, büro makinelerinin kiralanması hizmetleri, bilgisayar veri tabanlarındaki bilginin sistematik hale getirilmesi, telefon cevaplama hizmetleri. İş yönetimi, idaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık, muhasebe ve mali müşavirlik hizmetleri, personel işe yerleştirme, işe alma, personel seçimi, personel temini hizmetleri, ithalat-ihracat acente hizmetleri, geçici personel görevlendirme ( başkası adına fatura yatırma, vergi yatırma, trafik işlemleri gibi iş takibi) hizmetleri. Açık artırmaların düzenlenmesi ve gerçekleştirilmesi hizmetleri. Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Parfümeri; kozmetik ürünleri, kişisel kullanım amaçlı koku vericiler (insan ve hayvanlar için deodorantlar dahil;ilaç ihtiva eden kozmetikler hariç) mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.) hizmetleri bakımından aynı/benzer hizmetleri kapsadığı, taraf markaları arasında 6769 sayılı Sınai Mükliyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, kötü niyet iddialarının ispatlanamadığı, YİDK kararının yerinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince; tapudan gelen cezabi yazı içerisinde; Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, "..." ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "SELİN" asıl unsurlu markalar arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin olmadığı, zira "SELİN" ibaresinin, ülkemizde yaygın olarak kullanılan bir kadın olduğu gibi davalı şahsa ait başvuru markasının da kişi ad ve soyadından oluşturulmuş, tamamen farklı algıya yol açan bir ad-soyad markası bulunduğu, bu halde, taraf markaları arasında ortalama tüketici nezdinde bıraktıkları genel izlenim itibariyle karıştırılma ihtimalinin olmadığı, yüksek yargı kararlarının da bu yönde olduğu (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin, 2018/3204 E., 2019/4861 K. ve 26.06.2019 tarihli kararı) gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, itiraza mesnet davacı markaları ile davalının başvuru markası arasında SMK md. 6/1 anlamında benzerlik ve karıştırma ihtimali bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası. 3. Değerlendirme Dava, marka başvurusuna itirazın reddine dair YİDK kararının iptali talebine ilişkindir. 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası "Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir." hükmünü amirdir. Her ne kadar İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesince yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmişse de; taraf markaları arasındaki asli ve baskın unsur "SELİN" ibaresi olup, davacı markası kolonya sektöründe tanınmış bir markadır. Bölge Adliye Mahkemesince gerekçede emsal olarak belirtilen Dairemiz kararında yaygın biçimde bulunan bir soyadı marka şeklinde kullanılmış olup, bu karar somut olaya emsal teşkil edecek nitelikte değildir. Kişi adı daha önce marka olarak tescil edilmişse daha sonraki başvuru kendi adı dahi olsa marka olarak tescil edilemez. Buna göre taraf markaları arasında asli ibare olan "Selin" ibaresinin 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında karıştırma ihtimali oluşturacağı gözetilerek aynı yada benzer mal ve hizmetler ayıklanarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 18.09.2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/4698, K. 2024/6532, T. 18.09.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2023-4698-e-2024-6532-k-704b3676cf8f