Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/4529 E. 2024/7727 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/4529
- Karar No
- 2024/7727
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1691 Esas, 2023/882 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki asıl ve birleşen dava tazminat istemine ilişkin olup yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davaların kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın asıl ve birleşen davada taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak asıl ve birleşen davada davalı vekili tarafından, duruşmasız olarak asıl davada davacı ve birleşen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 05.11.2024 günü hazır bulunan asıl ve birleşen davada davacılar vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. KARAR I. DAVA 1.Asıl dava dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkil şirket ile davalı şirket arasında otogaz satışı yapılması amacıyla 06.05.2012 tarihli ve 5 yıl süreli ... Gaz Standart Bayilik Anlaşması akdedildiğini, davalı tarafın bayilik anlaşmasını tek taraflı olarak feshettiğini, davalı şirketin bayilik anlaşmasını süresinden önce tek taraflı olarak feshetmesi nedeniyle müvekkili şirketin muaccel hale gelen kar kaybı ve cezai şart alacağının davalı şirket tarafından ödenmediğini, bu nedenle davacının 50.000,00 USD tutarındaki cezai şart alacağının şimdilik 5.000,00 USD'sinin temerrüt tarihi olan 05.10.2015 tarihinden itibaren yabancı paraya işleyecek en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Islah dilekçesi ile 89.338,71 TL tutarındaki kâr kaybı alacağını temerrüt tarihi olan 05.10.2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte,50.000,00 USD cezai şart alacağını temerrüt tarihi olan 05.10.2015 tarihinden itibaren yabancı paraya işleyecek en yüksek mevduat faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir. 2.Birleşen dava dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkil şirket ile davalı şirket arasında akaryakıt satış yeri ve müştemilatının işletmeciliğinin yapılması amacıyla 06.06.2012 tarih ve 5 yıl süreli ... Petrolleri A.Ş. Bayilik Anlaşması ve Satış Yeri Çerçeve Protokolü imzalandığını, davalı tarafın bayilik anlaşmasını tek taraflı olarak feshettiğini bu nedenle muaccel hale gelen kar kaybı ve cezai şart alacağının bulunduğunu ileri sürerek davanın kabulünü talep etmiştir. Islah dilekçesi ile 164.483,74 TL tutarındaki kâr kaybı alacağını temerrüt tarihi olan 07.10.2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte, 200.000,00 USD cezai şart alacağını temerrüt tarihi olan 07.10.2015 tarihinden itibaren yabancı paraya işleyecek en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsili talep edilmiştir. II. CEVAP Davalı vekili asıl ve birleşen davada cevap dilekçelerinde; müvekkilinin sözleşme başlangıcından yürürlüğün sona erdirilmesine kadar her aşamada tüm edimlerini eksiksiz yerine getirdiğini, sözleşmenin sona ermesinden önce de mali yükümlülüklerini yerine getirdiğini, en önemlisi de çok öncesinde ihtar yolu ile ihbar ederek karşılıklı kabul ile aralarındaki ilişkiyi bitirdiklerini, davanın haksız olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, davalı tarafın sektör ortalamasının çok altında kalan kârlılık, kota, prim ve ek prim ödemesinin yapılmadığı, intifa bedeli ödenmediği, sözleşmenin yeni koşullara göre uyarlanmasının karşı taraftan talep edilmesine rağmen buna yanaşılmadığı, bu nedenle sözleşmeyi fesihte haklı olduğu savunmasının bayilik sözleşmesinin devamını çekilmez hale getiren olgu olarak kabul edilemeyeceği, buna göre davalının sözleşmeyi haklı bir nedene dayalı olarak sona erdirmediği ve bu nedenle cezai şart ve kâr kaybı koşullarının oluştuğu gerekçesi ile asıl davada 23.960,40 TL kâr kaybı alacağının 05.10.2015 tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı Yasa'nın 2/2 maddesi gereğince değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 50.000,00 USD cezai şart alacağının 05.10.2015 tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi gereğince Devlet Bankalarının USD ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranında temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, birleşen davada 33.037,53 TL kâr kaybı alacağının 07.10.2015 tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı Yasa'nın 2/2 maddesi gereğince değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 200.000,00 USD cezai şart alacağının 07.10.2015 tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi gereğince Devlet Bankalarının USD ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranında temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir. Hüküm asıl ve birleşen davada taraf vekillerince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf edilen ilk derece mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle asıl ve birleşen davada taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Karar asıl ve birleşen davada taraf vekillerince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Asıl dava, otagaz satışı nedeniyle kar kaydı alacağı ve cezai şart talebine ilişkin olup birleşen dava ise, akaryakıt satışına ilişkin kâr kaybı alacağı ve cezai şart alacağı taleplerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2.Taraflar arasındaki bayilik anlaşması ve protokoller 3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, asıl ve birleşen davada taraf vekillerin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 28.000,00 TL vekalet ücretinin taraflardan alınarak yek değerine verilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine, 05.11.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.