Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/4507 E. 2024/7725 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/4507
- Karar No
- 2024/7725
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/882 Esas, 2023/882 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Tire 1. Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla) SAYISI : 2022/65 E., 2022/866 K. Taraflar arasındaki anonim şirket hisse devri talebine ilişkin davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 05.11.2024 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat Meryem Köten ile davalılar vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket ile davalılardan ... arasında 07.03.2019 tarihinde bir protokol imzalandığını, bu protokole göre; müvekkili şirketin, davalının maliki olduğu arazi üzerinde finansmanı ve/veya ihtiyaç duyulacak kredi bulma yükümlülüğü kendine ait olmak üzere bir güneş enerjisi üretim santrali kuracağını, geçici kabul işlemini yaptıracağını, geçici kabulün yapılmasını müteakip %85 payın müvekkiline, %15 payın ise ...'e ait olacağı bir anonim şirket kurulacağını, daha sonra ilgili arazinin mülkiyetinin davalı tarafça her türlü kısıtlamadan âri olarak kurulacak bu şirkete geçirileceğini, ayrıca finansmanın kredi ile sağlanması durumunda kredilerin geri ödemesinin de müvekkili tarafından GES’den hissesine (%85) düşen gelirler ile yapılacağının hüküm altına alındığını, müvekkilinin protokol hükümleri gereğince üzerine düşen sorumlulukları yerine getirdiğini ve fakat şirket hisselerinin müvekkili adına tescil edilmediğini ileri sürerek ... Enerji A.Ş.’nin %85 hissesinin müvekkili şirket adına hükmen tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının edimlerini tam olarak yerine getirmediğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, kurulan GES tesisinin kurulacak şirkete devri gerçekleşmeden önce kullanılan finansmanın yatırımcı (davacı) tarafından üstlenilmesi gerektiği, leasing gereği borcun tamamı ödenmeden hisse üzerindeki kayıtların kaldırılamadığı, bu sebeple davacı tarafın kabulünde de olduğu üzere borcun tamamının üstlenilmediği, kurulan ... A.Ş ve ...'ün müteselsil kefil olduğu, şirket hisseleri üzerinde kayıtların bulunduğu, buna göre borcun sorumluluğunun sözleşme kapsamında davacı tarafından üstlenildiğinin söylenemeyeceği, yasa gereği şirket ve kefillerin sorumluluğunun devam ettiği, davacı tarafından öncelikli edim yerine getirilmediğinden davalının hisse devrini yapmaktan imtina edebileceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf edilen ilk derece mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Karar davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, protokol hükümleri uyarınca anonim şirkette hisse devri istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2.Taraflar arasındaki protokol hükümleri 3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 05.11.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.