Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/4495 E. 2024/6415 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/4495
- Karar No
- 2024/6415
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1018 Esas, 2023/1052 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Yahyalı Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) SAYISI : 2022/233E., 2023/121K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacı ... yetkilisi bulunduğu AYT Galeri Otomotiv San ve Tic. Ltd. Şti. adına taşıt kredisi kullanma maksadıyla 01.12.2020 tarihinde İş Bankası Yahyalı Şubesi çalışanı ... ile telefon ve whatsapp yazışmaları marifetiyle iletişim sağladığını, neticeten taşıt kredisi kullanımı için gerekli belge ve bilgilerin whatsapp marifetiyle davacıya bildirildiğini, davacının kredi kullanımı için gerekli belge ve bilgileri haricen banka çalışanı ... isimli şahsa ulaştırması üzerine gerekli usul işlemleri banka çalışanları tarafından yerine getirildiğini, kredi kullanımına konu aracın 02.12.2020 tarihinde saat 16:20 gibi Kayseri 3. Noterliğinin 17236 yevmiye numaralı araç satış sözleşmesi ile müvekkili şirket AYT Galeri Otomotiv San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından esasen 750.000,00 TL bedel karşılında ancak satış bedeli 515.000,00 TL bildirilmek suretiyle satın alındığını, söz konusu işlemlerin gerçekleşmesi sonrasında yanında bulunan ... sevk ve idaresindeki satışa konu araç ile ikametinin bulunduğu Yahyalı'ya gitmek için yola çıkan davacı 02.12.2020 tarihinde saat 18:14 sularında Kayseri-Develi yolunda yağışlı ve ıslak zeminde direksiyon hakimiyetinin kaybedilmesi üzerine aracın birden fazla takla atması sonucu gerçekleşen kaza neticesinde ağır yaralandığını ve oluşan hayati tehlike neticesinde günlerce yoğun bakımda kaldığını, yaşanan talihsiz kaza sonrasında ağır yaralanan davacın hastaneden taburcu olunca ... isimli banka personeli ve banka şube müdürü ... ... davacının imzalaması gereken evraklar olduğu gerekçesiyle şubeye uğraması konusunda ısrarcı tavır sergilediğini ve bu uğurda çok sayıda aracıyı devreye soktuklarını, yukarıda arz ve izah etmeye çalıştığı nedenler ve mahkemece tensip buyrulacak sair nedenlerle, öncelikle yargılamaya konu kredi sebebiyle davacılar aleyhine henüz icra takibi bulunmadığından ve bu uğurda muhtemel icra takibi müvekkiller açısından telafisi mümkün olmayan zararların doğmasına sebebiyet vereceğinden öncelikle teminatsız olarak bunun mümkün olmaması halinde de kredi tutarının %15'i teminat ile muhtemel icra takibinin durdurulmasına ilişkin ihtiyati tedbir kararının verilmesini, fazlaya ilişkin talep ve dava hakkının saklı kalması kaydıyla şimdilik 15.000,00 TL üzerinden davaya devam edilmesi suretiyle, davacı şirket ile davalı banka arasında akdedilen 02.12.2020 tarihli kredi sözleşmesinin ticari kredi sözleşmesi olmadığını, taşıt kredi sözleşmesi olduğunun tespiti ile bu uğurda sözleşme vasfının değiştirilmesini ve dolayısıyla davacı ...'nun kefaletinin geçersiz olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı ... tarafından yetkilisi olduğu AYT Galeri Otomotiv Sanayi ve Tic. Ltd. Şti. Adına kredi talebinde bulunulduğu ve yapılan değerlendirme sonucunda davacı firmaya kredi tahsisi yapıldığını, davacı ...'nun da işbu kredinin müşterek ve müteselsil kefili olduğunu, davacının dava dilekçesi ile imzalamış olduğu kredi sözleşmesinin aslında ticari kredi değil, taşıt kredisi sözleşmesi olduğunu, sözleşmenin bu şekilde tespiti ile kendi kefaletinin iptalini talep ettiğini, davacının iddialarının ve taleplerinin hukuki dayanağının olmadığını, davacı firmanın tüzel kişiliğe haiz olduğunu, sadece tüzel kişiliğinin finansal ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik olabilen ticari nitelikli kredi kullandırıldığını, davacı ile kredi kullanımında mutabık kalınması ve kredi sözleşmesinin imzalanması üzerine, müvekkili bankaca 02.12.2020 tarihinde davacının aracı alacağı Atako Destek Araç Kiralama ve Tic. A.Ş firmasına hitaben müşteri adına kredi tahsisinin uygun görüldüğünü ve noter satış ve tescil işlemi sonrasında ödeme yapılacağına dair taahhüt mektubu, satıcı firmaya teslim edilmek üzere davacı ...'ya elden teslim edildiğini, davacı tarafın davalı bankanın kasko sigortası yaptırması gerekirken yapmadığını kaza gerçekleştikten sonra banka çalışanlarının alelacele sigorta poliçesinin düzenlendiğini iddia ettiğini, davacının iddiasının gerçek dışı olduğunu, araç sürücüsü ile davalı banka çalışanı arasında geçen ve ekte sunduğu whatsapp mesaj kayıtlarında açıkça görüldüğünü, davacı tarafın hastanede yoğun bakım tedavisi sürecinde davacıya birtakım hastane evraklarının imzalatılma istendiğini iddia ettiğini, her şeyden önce davacının kendi iddiasında çeliştiğini, davacı birtakım vaatler ve bakılar ile kendisine kazadan sonra evraklar imzalatıldığını iddia ettiğini, yine davacı beyanında avukatına danıştığını da ifade ettiğini, davacı ...'nun kefaletinin sonlandırılmasına ilişkin talebinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu savunarak davacıların davasının reddi ile dava konusu alacak miktarının %20 az olmamak üzere tazminata hükmedilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyaya sunulan davacı ... ile banka görevlisi arsında geçen WhatsApp yazışmaları, taraflar arasında imzası inkâr edilmeyen sözleşme tarihleri, kaza tarihi hep birlikte değerlendirdiğinde davacının iradesinin fesada uğratılmadığı, yazılı belgelerin varlığı karşısında davacının tanık dinletme talebinin yerinde görülmediği, kararın talep miktarı gözetilerek miktar itibari ile kesin olarak verilmesi gerekirken sehven istinaf yolunun açık tutulduğu, tefhim edilen karar ile gerekçeli karar çelişkili olamayacağından bu hususun izah edilmekle yetinildiği, hükme esas alınan bilirkişi raporu çerçevesinde dosya bir kül halinde değerlendirildiğinde davanın reddi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sözleşmenin taraflarının ... ile davalı ... A.Ş. olduğu, 02.12.2020 tarihli, 350.000,00 TL limitli Genel Nakdi ve Gayrinakdi Kredi Sözleşmesi imzalandığı, sözleşmeye davacı ...'nun 350.000.00 TL limitle müteselsilen kefil olduğu, kredi tahsis edilen ve kullandırılan kredi borçlusunun tüzel kişi olması, kullandırılan kredinin taksitli ticari kredi olmasından dolayı taraflar arasında akdedilen 02.12.2020 tarihli genel kredi sözleşmesinin kredi işlemi ile uyumlu olduğu/ usulüne uygun düzenlenen ve ticari nitelikte genel sözleşme olduğu anlaşılmakla davacının kullanılan kredinin ticari kredi olmadığı, taşıt kredisi olduğu yönündeki iddiası sübut bulmadığı gibi davacı ...'in kefaletinin de geçerli olduğu, davacının fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 15.000,00 TL için dava açtığı, bu itibarla karara karşı kanun yolunun açık olduğu, hükmedilen vekâlet ücretinin yerinde olduğu ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 397 maddesinini ikinci fıkrası gereği verilen tedbir kararının hükmün kesinleşmesine kadar devamı yönünde verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacılar vekili ile davalı vekilinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiş, karar davacılar vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, menfi tespit istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz istemlerinin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, 16.09.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.