Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/4468 E. 2024/6542 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/4468
Karar No
2024/6542
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9.Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1116 Esas, 2022/1559 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Hatay 2.Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) SAYISI : 2018/282 E., 2020/120 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; borçlu şirketin, müvekkili şirketten 29.09.2017 tarihinde ... plakalı 2011 model Mercedes-Benz aracı Hatay 6.Noterliği'nde satın aldığını, yapılan anlaşma doğrultusunda satışa konu araç bedelinin 158.000,00 TL olarak belirlendiğini, borçlu şirketin söz konusu satım bedelinin 50.000,00 TL'sini müvekkili şirkete ödediğini, ancak geri kalan 108.000,00 TL'sini üzerinden uzun zaman geçmesine rağmen ödemediğini, araç satım bedeli ödenmeyince müvekkili davacı adına Hatay İcra Müdürlüğü'nün 2018/13445 E. sayılı dosyasıyla borçlu aleyhinde icra takibi başlatıldığını ve borçlunun takibe itiraz ettiğini, itiraz üzerine takibin durduğunu, davalı borçlu şirketin ticari işi araç alım satım işi olmakla araç satım sözleşmesi sonrası satım bedelinin 108.000,00 TL'lik kısmının davalı borçlu şirket tarafından ödenmediğini, araç satım bedelinin 50.000,00 TL'lik kısmını banka aracılığı ile ödediği ancak geri kalan bakiye borcu ise hiç ödemediğini, ayrıca borçlu şirketin bir ticari şirket olduğunu ileri sürerek davanın kabulü ile fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydı ile 10.000,00 TL'nin 29.09.2017 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı şirketten tazmin ve tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; haksız ve yersiz açılan davanın reddi gerektiğini, davacı şirketin noter huzurunda yapılan satım sözleşmesinde bedeli aldıklarını ikrar ettiğini, davacı şirketin ödenmiş olan bir bedel üzerinden ve aradan yaklaşık 8 ay sonra hukuki yollara başvurulmak suretiyle mükerrer tahsil gerçekleştirmeyi amaçladığını savunarak davacının haksız ve kötü niyetli davasının reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, 158.000,00 TL bedelle 2011 model Mercedes-Benz marka aracın satımı konusunda taraflar arasında anlaşma bulunduğu ve bedelin 50.000,00 TL'sinin ödendiği hususunda uyuşmazlık bulunmadığı, davacı tarafın bakiye 108.000,00 TL bedelin ödenmediğini, davalı tarafın ise bedelin tamamının ödendiğini iddia ettiği, 04.12.2019 havale tarihli ek raporda taraf defterlerinin incelendiği ve taraf defterlerinin sahibi lehine delil vasfında olduğu, davacı defterlerine göre davalının davacıya 108.000,00 TL borçlu olduğu, davalı defterlerine göre ise araç bedelinin ortaklara borçlar hesabından ödendiği ve davalı tarafın borcunun bulunmadığı hususlarının tespit edildiği, her iki tarafın defterlerinin usulüne uygun tutulduğu ancak davalının defterleri davacının defterlerini doğrulamadığına göre davacının noter sözleşmesinde belirlenen bedelin ödenmediğini ispat etmesi gerektiği, davacının satıcı olarak bedelini tamamen aldığını belirttiği ve belgede davacı tarafın imzasının bulunduğu, alıcı olarak davalının da satış bedelini tamamen ödediği noter huzurunda düzenlenen ve tarafların da imzasının bulunduğu araç satış sözleşmesi belgesine göre davalının araç satış bedelini ödediği, dolayısıyla davalının araç bedelini ödediği hususunun kesin delil niteliğinde olan noter satış sözleşmesi ile ispatlandığı, taraf defterlerinin incelenmesi sonucunda da davacının bedelin ödenmediğini ispat edemediği, davacı taraf dava dilekçesinde açıkça yemin deliline de dayanmadığından Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu'nun 2015/2 E., 2017/1 K. sayılı ilamı gereğince yemin delilinin de hatırlatılmadığı, davacı taraf her ne kadar noter sözleşmesine matbu olarak “bedeli nakden ve peşin aldım” şeklinde ibare eklendiğini iddia etmişse de davacı taraf tacir olduğundan bu iddiasının da basiretli tacir olma durumu ile bağdaşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, araç satış sözleşmesine göre davacının araç bedelinin tamamını aldığı, ispat yükü noterde düzenlenen araç satış sözleşmesinin aksini iddia eden davacıda olup, davacının tek taraflı olarak düzenlenen ticari defterlerinin ispat bakımından yeterli olmadığı gibi, davalının ticari defterlerinin dosyaya ibrazının sonuca etkili olmadığı, davacının satış bedelinin bir kısmını almadığına dair iddiasını noterde düzenlenen araç satış sözleşmesinin aksine yazılı deliller ile ispat edemediği, dolayısıyla ilk derece mahkemesince verilen karar usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, araç satım sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istemlerinin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 18.09.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/4468, K. 2024/6542, T. 18.09.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2023-4468-e-2024-6542-k-51a573dda74e