Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/4411 E. 2024/5865 K. – Alacak
Konu: Alacak
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/4411
- Karar No
- 2024/5865
- Karar Tarihi
- Konu
- Alacak
MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/897 Esas, 2023/916 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/140 Esas, 2023/124 Karar Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü. I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; her iki şirketin nakliye ve lojistik faaliyeti ile iştigal ettiğini, şirket yöneticilerinin sözlü mutabakat ile bir süre birlikte çalıştıklarını, varılan mutabakata göre davalı şirketin davacı adına yapmış olduğu nakliye işlerinde paralı yol ücretleri, gümrük giderleri, akaryakıt ve bunun gibi giderlerin davacı tarafından önceden karşılandığını ve bu bedellerin daha sonra davalı tarafından davacıya ödeneceğinin kararlaştırıldığını, bazı malların ise davacı şirket tarafından satın alındıktan sonra davalı şirkete satılacağını, davalının da bu malların bedellerini ödeyeceğinin kararlaştırıldığını, davacı şirketin üzerine düşen yükümlülüklerini yerine getirmesine rağmen davalı şirketin üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirmediğini, taşıma giderlerini ve satılan malların bedellerini ödemediğini iddia ederek toplam ödenmemiş faturaların tutarı olan 301.818,45 TL'nin faturaların düzenleme tarihinden itibaren işleyecek yasal ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı taleplerinin zaman aşımına uğradığını, davacının dava dilekçesinde belirtilen faturaların bir çoğunun müvekkili şirkete kesilen fatura olmayıp başka firmalara kesilen faturalar olduğunu, davacı tarafça başkasına kesilen faturalarla alacak oluşturulmaya çalışıldığını, davacının dava dilekçesinde belirtilen faturaların müvekkil şirketle ilgili olanlarının ödenmiş olduğunu, müvekkilinin davacı firmaya belirtilen faturalarla ilgili olarak hiçbir şekilde borcu bulunmadığını, davacının dava dilekçesinde belirtilen; OUC2021000000020 fatura no.lu 31.12.2021 tarihli 103.303,19 TL bedelli istisna faturası; OUC2021000000021 fatura nolu 31.12.2021 tarihli 35.971,64 TL bedelli istisna faturası; OUC2021000000022 fatura no.lu 31.12.2021 tarihli 4.432,50 TL bedelli istisna faturası adı altındaki faturaların müvekkil şirket tarafından kabul edilmemiş olduğunu, hem elektronik fatura sistemi üzerinden hem de noter kanalıyla taraflar arâsında böyle bir ticari ilişkinin olmaması sebebiyle fatura içeriği ve borç ilişkisinin kabul edilmediğini ve bu faturaların iade edildiğini, bu hususta e-fatura sistemi üzerinden, OUC2021000000001 fatura no.lu 31.12.2021 tarihli 103.303,19 TL bedelli iade faturası; OZG2021000000002 fatura no.lu 31.12.2021 tarihli 35.971,64 TL bedelli iade faturası; OZG2021000000003 fatura no.lu 31.12.2021 tarihli 4.432,50 TL bedelli iade faturası kesildiğini ve Kayseri 1. Noterliği'nin 00616 yevmiye ve 18.01.2022 tarihli ihtarname gönderildiğini, açılan haksız ve hukuksuz davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; fatura içeriği malın teslim edildiğinin ispat külfetinin davacıya ait olduğunu, davacı tarafça davaya konu edilen ve dava dilekçesinin ekinde örneği sunulan toplam 301.818,45 TL tutarlı faturalar nedeniyle davalıdan alacaklı olduğuna yönelik yasal delil ibraz etmediğinin anlaşıldığı, somut olayda, dava konusu yapılan faturalara bağlı alacağa ilişkin taraflar arasındaki ticari ilişkinin varlığı, davalı tarafça kabul edilmediğini, bilirkişi tarafından incelenen davalının ticari defterlerinde davacının davalıdan alacaklı olmadığını, aksine davacı ... İth. İhr. Uluslararası Nak. Oto. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin davalıya 298.784,81 TL borçlu olduğu tespit edildiği, davacının kesin süre ihtarına rağmen defterlerini ibraz etmediği gibi bilirkişi incelemesine hazır edileceği açık adresini de bildirmediği, bu nedenle davacının ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasının imkânının olmadığı, bir vakıayı ispat yükü kendisine düşen tarafın o vakıayı başka delillerle ispat edemezse diğer tarafa yemin teklif edileceği, yemin teklifini ispat yükü kendisine düşen tarafın yapılacağı, yemin teklifine dayanan taraf bunu dava dilekçesinde veya cevap dilekçesinde açıkça belirtmesi gerektiği, mahkemece ancak bu halde (dava dilekçesinde veya cevap lahiyasında yemin deliline dayanıldığının bildirilmesi halinde) yemin teklifini hatırlatmakla yükümlü olduğu, kendisine yemin teklif edilen taraf, yemin teklifinin kabulünden sonra, usulüne uygun biçimde (HMK'nın 233. maddesi) yemin eder ise, yemin teklif eden tarafın iddia ettiği vakıanın mevcut olmadığının kesin delil ile ispat edilmiş olacağı, yemin teklif eden taraf, bundan sonra iddiasını ispat için başkaca delil gösteremeyeceğini, somut uyuşmazlıkta davacının yasal süresi içinde yemin deliline dayanmadığının görüldüğünü, yargılama sonunda tüm dosya kapsamına göre davacının davaya konu ettiği alacağını yasal delillerle usulünce ispat edememiş olması nedeniyle ispatlanmayan davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı şirketin, davacı şirket ile birlikte çalışmış oldukları dönemde müvekkili şirket adına bir kısım ödemelerinin davacı şirket adına ve hesabına tahsil edilip ödemelerin davacı şirket ya da yetkili birimlerine ödenmediğini, yine davalı şirketin müvekkili şirketten satın alınan bir kısım malların bedellerini müvekkili şirkete ödenmediğini, alınan bilirkişi raporuna karşı itiraz edildiğini, itirazların ise yerinde görülmediğini, bununla birlikte tarafları ve konusu aynı olmak üzere davalı tarafça, davacı sıfatıyla açılan Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/442 E. sayılı dosyasında da davalı tarafın müvekkili şirkete 1.632.987,26 TL borçlu olarak tespit edildiğini, bu durumun yerel Mahkemede dile getirilmiş olsa da dikkate alınmadığını, her iki dosyanın birleştirilmesi talebinde bulunduklarını, yine davalı tarafça yemin deliline dayanıldığı, mahkemece işbu hususa da değinilmediğini, taraflarına herhangi bir yemin metni sunulmadığını, eksik yargılama yapıldığını, müvekkili şirket yetkilisinin yemin etmeye hazır olduğunu, hükme esas alınıp hazırlanan bilirkişi raporunun 3. sayfası 3 no.lu başlığı altında davalı şirketin müvekkil şirketten toplam 298.784.81 TL alacaklı olduğu iddia edildiğini, bu durumun kesinlikle doğru olmadığını, eğer davalı tarafın bu türden bir alacakları olsa idi cevap dilekçelerinde açıkça ileri sürülmesi gerektiğini, oysaki davalı tarafın bu türden bir talebinin bulunmadığını, yine önemli bir husus, müvekkil şirketin bu 3üncü sayfa 3 no başlığı altında gösterilen hususlara (üç fatura düzenleme) ilişkin olarak, davalı şirkete beş (5) ayrı fatura düzenleyip kendilerine verdiklerini, davalı şirket yetkili birimleri işbu 5 fatura karşılığı bedelleri yurt dışı firmalardan tahsil edildiği ya da şirketleri adlarına/şirket yöneticileri iş bedellerinin gönderildiğini, davalı şirket tarafından düzenlenen işbu üç faturaya karşılık müvekkili şirket 5 adet karşı belge düzenleyip davalı şirkete verildiğini, tarafların her türden karşılıklı şirket ve kayıtları esas alınarak yapılacak bilirkişi incelemesinde bu hususların açıkça tespit olunabileceğini, bu 5 adet belgeyi sunmaya hazır olduklarını, davalı şirketin 3 no.lu başlık altından alacaklarını tahsil etiklerine dair 27.08.2021-31.12.2021 tarihleri arasında şirket ve şirket yetkili kişisi adına banka hesaplarına yurt dışından gelen ödemelerin ilgili bankalara yazılacak yazılar ile tespit edilmesini talep ettiklerini, 27.08.2021-31.12.2021 tarihleri arasında davalı şirket ve şirket yetkilisinin hesap hareketlerinin tespiti için 6 adet bankaya müzekkere yazılmasını talep ettiklerini, müvekkili şirket adına davalı tarafın şirket ya da şirket yetkili birimleri adına tahsil ettikleri işbu bedelleri şirket mali hesaplarına yansıtmadıklarını belirttiklerini, yine bilirkişi raporunun 3 üncü sayfasında müvekkil şirkete toplamda 1.271.500.01 TL ödeme yapıldığının belirtildiğini, müvekkili şirkete yapılmış bir ödeme bulunmadığını, işbu nedenle gerçek durumların ortaya çıkması için her iki şirket defter ve kayıtlarının mukayeseli olarak incelenmesini talep ettiklerini, bilirkişi raporunun 4üncü sayfası 4 no.lu başlığı altında 12 adet faturanın kaydının davalı şirket ticari defterlerinde yer almadığınun bildirildiğini, her türden kayıtların müvekkili şirkette bulunduğunu, bu hususa ilişkin olarak davalı tarafın bilerek ve isteyerek bu faturalara kayıtlarında yer vermediklerini düşündüklerini, bu faturaların gerçekliğine ilişkin olarak fatura tarih ve sayıların gösterilerek Kayseri Gümrük Müdürlüğü ve Kayseri Vergi Dairesine yazılacak müzekkereler ile gerçeklerin ortaya çıkacağı, çünkü 12 adet faturada belirtilen malların davalı şirkete fatura edilip yurt dışında götürüldüğü gibi ayrıca bu fatura edilen mallara ilişkin olarak da davalı şirketçe KDV iadesi alındığını, bütün bu hususlara ilişkin olarak Kayseri Gümrük Müdürlüğü ve Kayseri Vergi Dairesi Müdürlüğüne, fatura tarih ve sayısı belirtilerek müzekkere yazılmasını (Bu malların yurt dışına götürülüp götürülmediği, fatura edilen mallardan KDV iadesi alınıp alınmadığı hususlarında) talep ettiklerini, yapılacak bilirkişi incelemesini konusunda uzman, dış ticaret işlerinden anlayan, yetkili bir bilirkişi aracılığıyla yaptırılmasını, bilirkişi raporunun 5 no.lu sayfasında toplam 143.707.33 TL'lik üç adet faturaya ilişkin olarak ise bu faturaların davalı şirket kayıtlarında olduğunu ancak karşı iade faturaları düzenlenerek kapatıldığının belirtildiğini, bu hususun doğru olmadığını, belirtilen karşı faturalara ilişkin olarak müvekkili şirketin noter aracılığıyla itiraz ettiğini, karşı tarafça somut cevap verilmediğini, bu hususlara ilişkin olarak da müvekkil şirkete herhangi bir ödeme yapılmadığına dair itiraz ve belgelerin müvekkili şirkette bulunmadığını, yine müvekkili şirketçe davalı şirket yöneticisi olan ... isimli şahsa 6.200.00 Euroluk çek verildiğini, bu çekin ... tarafından tahsil edilmesine rağmen, ...'in işbu çek karşılığını müvekkil şirkete iade etmediğini, bu hususun müvekkili şirket kayıtlarında yer aldığını, belirtilen sebeplerle yapılan yargılama eksik ve yetersiz olduğunu, davacı olarak taleplerinin dikkate alınmadığını, Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/442 E. dosyasının incelenmediğini, yeni bir rapor alınması taleplerinin dikkate alınmadığını, davalı tarafın dayandığı yemin delilinin taraflarına teklif edilmediğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Davacının 12 adet satış faturası ve 3 adet hizmet faturasından kaynaklı alacak talep ettiği, davacının yasal süresi içinde defter ibraz etmediği, şayet defter ibraz etse dahi faturaların davacı defterinde kayıtlı olması davacının alacağının ispata yeterli olmadığı, davalı defterlerinde 12 adet satış faturasının kayıtlı olmadığı, 3 adet hizmet faturasının ise davacı tarafından faturanın düzenlendiği tarihte davalı tarafından da iade faturası düzenlendiği, davacının alacaklı olduğunu ispata yarar delil sunamadığı, davalı defterlerinde davacının alacaklı olduğunu gösteren bir kaydın da bulunmadığı, davacının satım ilişkisine konu malları davalıya teslim ettiğini, hizmet verdiğini ispatlayamadığı, dava dilekçesinde açıkça yemin deliline dayanmadığı, ispat yükü kendi üzerinde olan davacının ispat yükünün yerine getirmediği, davacının düzenlediği faturalar ile mal teslimini, hizmet verdiğini ispatlayamadığı, davacının davalıdan alacaklı olduğunu ispatlayamadığı gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu, davacının istinaf sebeplerinin yerinde görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itiraz sebeplerini tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. C.Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, satım ve hizmet sözleşmesinden kaynaklı alacak istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 200 üncü maddesi. 2.6098 sayılı Kanun'un 207 ve devamı maddeleri. 3. Değerlendirme Dava, mal ve hizmet satımından kaynaklanan alacağın tahsili talebine ilişkindir. Davalı, bir kısım fatura bedellerinin ödendiğini savunurken, 3 adet istisna faturasının ise arada böyle bir hukuki ilişki bulunmaması sebebiyle e-fatura sistemi üzerinden davacıya iade edildiğini belirtmiştir. Mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesinde, davalı defter ve belgelerinin incelenmesinin yanı sıra bir kısım faturaların BA formuyla Maliye'ye bildirildiği açıklanmış ise de, bu faturaların dava konusu faturalar olup olmadığı rapor içeriğinden tam olarak anlaşılamamaktadır. Bu durumda Mahkemece, öncelikle davaya dayanak teşkil eden mal ve hizmet faturalarının içeriğinde geçen hizmet ve emtianın davalıya teslim edilip edilmediğinin araştırılıp davacının buna ilişkin bir belge veya kayıt sunmaması hâlinde, davalı defter ve kayıtlarına dayandığı gözetilerek davalı defterlerinde ya da BA formunda Maliye'ye bildirilen fatura bulunuyorsa bunlarla ilgili akdi ilişkinin bulunduğu varsayılıp buna dair ödeme veya ibraya ilişkin bir davalı savunması varsa, bu hususta ispat yükünün davalı tarafta olduğu gözetilerek açıklanan bu ilkeler çerçevesinde denetime elverişli bir bilirkişi raporunun uzman heyetten alınarak varılacak uygun sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yetersiz bilirkişi raporu ve eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacıya iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.