Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/4320 E. 2024/7512 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/4320
Karar No
2024/7512
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/145 Esas, 2023/716 Karar HÜKÜM : Davanın reddi-Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2019/64 E., 2020/312 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 22.10.2024 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat Yana Kangal ile davalı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili aleyhine davalı tarafından icra takibinin başlatıldığını, takibe dayanak bonoların müvekkilinin elinden zorla boş olarak alındığını, sonradan doldurularak takibe konulduğunu, yağma suçu işlenerek senedin zorla imzalatıldığını ileri sürerek müvekkilinin icra takibi nedeni ile davalıya borçlu olmadığının tespitine, kötü niyet tazminatının davalıdan alınmasına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; Aksaray Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/2215 soruşturma dosyasında müvekkili tarafından sunulan belgeler ile taraflar arasında bir ticari ilişki bulunduğunun ve mesajlaşma kayıtları ile de davacının senetleri müvekkiline zorla vermediğinin borcuna karşılık verdiğinin kanıtlandığını, dava konusu bononun borcu ödemek amacıyla verildiğini, tehdit yada zorlamanın söz konusu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; senedin boş olan kısımlarının sonradan anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğu iddiasının yazılı delille kanıtlanması gerektiği, davacının bu hususta yazılı delil sunamadığı, iddiasını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, muhtelif tanzim tarihli ve muhtelif bedelli senetlere istinaden kambiyo senetlerine mahsus takip yoluyla icra takibi yapıldığı, takibe dayanak bono fotokopilerinin incelenmesinden bonoların dava dışı şirket tarfından ... lehine keşide edildiği, ... tarafından da davalıya ciro edildiği, senetlerin unsurlarının tam ve eksiksiz olduğu, kambiyo vasfının bulunduğu, davacının dava konusu olaya ilişkin şikayeti üzerine soruşturma sonucunda müştekinin soyut iddiası dışında delil elde edilemediğinden bahisle kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiği, karara karşı kanun yararına bozma talep edildiği ve bu hususunu bekletici mesele yapılması gerektiğine yönelik istinaf itirazlarının yargılamanın yenilenmesine ilişkin hükümlere gerektiğinde başvurulabileceği de gözetildiğinde yerinde olmadığı, boş olan senedin sonradan doldurulduğu ve anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğu hususu yazılı delil ile ispat edilmesi gerekmektiği, dosya kapsamında bu yönde bir ispat vesikası ileri sürülmediği, somut olayda yemin delili ile de davanın ispat edilemeyeceği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık takibe dayanak bononun cebir, tehdit ile ele geçirilip geçirilmediği, sonradan anlaşmaya aykırı doldurulup doldurulmadığı ve bononun bedelsiz olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi. 3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 23.10.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/4320, K. 2024/7512, T. 23.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2023-4320-e-2024-7512-k-d6fe1b4e4d14