Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2022/3896 E. 2024/32 K. – İcra Takibinden

Konu: İcra Takibinden Önce Açılan Menfi Tespit

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/3896
Karar No
2024/32
Karar Tarihi
Konu
İcra Takibinden Önce Açılan Menfi Tespit

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI :2020/1091 Esas, 2022/641 Karar HÜKÜM :İstinaf başvurusunun esastan reddi İLK DERECE MAHKEMESİ :Kızıltepe 2. Asliye Hukuk Mahkemesi (Ticaret Mahkemesi sıfatıyla) SAYISI :2018/598 E., 2020/106 K. Taraflar arasındaki icra takibinden önce açılan menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin inşaat malzemeleri temini karşılığında davalıya 30.09.2018 ve 30.10.2018 tarihli, 60.000,00'ar TL bedelli 2 adet çek verdiğini, ancak davalının inşaat malzemelerini teslim etmediği gibi malzemeler karşılığında aldığı çekleri de müvekkiline iade etmediğini ve davacının çekleri vererek borcunu ifa ettiğini ileri sürerek, dava konusu çekler nedeniyle müvekkili şirketin davacıya borçlu olmadığının tespitine ve çeklerin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin çeklerin yetkili hamili olduğunu, husumet nedeniyle reddinin gerektiğini, çeklerin karşılıksız çıktığını, malların teslim edilmediği iddiasının doğru olmadığını, asıl olanın peşin satış olduğunu, çekin ödeme vasıtası olduğunu ve borcun tasfiyesine yönelik olarak verildiğini, kambiyo senetlerinin sebepten bağımsız olduğunu, iyi niyetli hamile karşı asıl borç ilişkisinin geçersizliğinin ileri sürülemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; çekin peşin ödeme aracı olduğu ve malın teslim edildiğine karine teşkil ettiği, sözü edilen karinenin aksini iddia eden davacının bu iddiasını yazılı delil ile ispat yükü altında olduğu, davacının çeklerin avans çeki olarak verildiğini, malzemelerin teslim edilmemesi nedeniyle borçlu olmadığının tespiti talebinde bulunulduğunu, bu durumun yazılı delillerle davacı tarafından ispat edilmesinin gerektiği, belirtilen husus nazara alınarak beşinci celsesinin bir numaralı ara kararında davacı vekiline çeklerin davalıya, mal alımı karşılığında verildiğine ve malın teslim edilmediğine dair yazılı delillerini sunmak üzere 2 hafta kesin süre verildiği, çeke açıkça atıf yapan yazılı delil sunulmadığı takdirde mevcut dosya kapsamına göre karar verileceğinin ihtar edildiği, davacı vekilince sadece muavin defterinin sunulduğu, çekin avans çeki olduğuna ilişkin yazılı delil bulunmadığı, bunun üzerine davacı vekiline dayanmış olduğu yemin delilinin hatırlatıldığı ve yemin edilmesini istediği hususları içerir dilekçesi ile yemin metnini sunması için 2 haftalık kesin süre verildiği, kesin süre içinde sunulmaması halinde yemin deliline dayanmaktan vazgeçilmiş sayılacağının ihtar edildiği, ancak davacı vekilince yemin edilmesi istenilen hususların sunulmadığı, sekizinci celsede davalı tarafın doğru bir şekilde yemin etmeyeceğini ve bu hali ile davayı ispat ettiklerini düşündüklerini bildirdiği, dolayısıyla yemin delilinden vazgeçen davacı yanın davasını ispatlayamadığından bahisle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; muhasebe kayıtlarından taraflar arasında anlaşma olduğunun ve anlaşma gereği çeklerin verildiğinin sabit olduğu, müvekkilinin basiretli tacir olarak üzerine düşen sorumluluğunu yerine getirdiğini, sundukları muhasebe kayıtları ile iddialarını ispatladıklarını, bilirkişi raporunun objektiflikten uzak düzenlendiğini, davalının kötü niyetli olduğunu ileri sürerek kararı istinaf etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebep ve gerekçelerle kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, icra takibinden önce açılan menfi tespit istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2022/3896, K. 2024/32, T. 08.01.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2022-3896-e-2024-32-k-44853be818bb