Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/4309 E. 2024/6551 K. – Alacak
Konu: Alacak
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/4309
- Karar No
- 2024/6551
- Karar Tarihi
- Konu
- Alacak
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/2503 Esas, 2023/697 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 2. Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2017/390 E., 2018/160 K. Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Mahkemece, davalı aleyhine hüküm altına alınan ve temyize konu edilen miktar 50.000,00 TL olup Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibarı ile kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL’nin altında kaldığı anlaşılmakla; davalı vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca davacı vekili tarafından duruşmalı, davalı vekili tarafından duruşmasız olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava konusu meblağ 358.160,00 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkiline ait İzmir ili, Urla ilçesi, 533 ada, 50 parselde kayıtlı zemin kat, 13 nolu gayrimenkulun davalı banka mudisi olan dava dışı ...'a satımı hususunda 835.000,00 TL bedelle anlaşmaya varıldığını, satış bedelinin bir kısmının alıcı ... tarafından ödenmesi bir kısmının davalı bankadan alınması hususunda tarafların anlaşmaya vardıklarını, davalı bankanın ödemeyi garanti ettiğini, buna göre davalı bankanın taşınmazın alıcı ...'a evvela sorumlu oldukları bedelin alınmaksızın devrini taşınmazın devri ile alıcı ... Bayrama kendi bünyelerinde kredi kullandırılmasını taşınmaz kaydına alıcıya devrinden sonra 1. sıra 1. derece banka lehine ipotek konulmasını ön şart olarak belirlediğini, müvekkilinin davalı banka tarafından tanzim edilen 27.06.2014 tarihli yazının geçerliliğine ve davalı bankanın garantisine güvenerek gayrimenkulu beyaz eşyası oturma grubu ve yatak odası takımı dahil olmak üzere tamamı eşyalı olarak 835.000,00 TL bedelle davalı banka müşterisi ...'a tapuda satış ve devir işlemini gerçekleştirdiğini, ancak müvekkilinin yükümlülüğündeki işlemlerin müvekkili tarafından gerçekleştirilmesine rağmen davalı bankanın yükümlülüğünde olan son işlem 300.000,00 TL'nin müvekkilinin şahsi hesabına transferinin gerçekleşmediğini, davaya konu gayrimenkulun tapuda devir işlemlerine ilişkin olarak müvekkilinin davalı bankadan 300.000,00 TL alacağı bulunduğunu ileri sürerek 300.000,00 TL alacağın işleyecek ticari faizi ile birlikte tapunun davalı banka mudisi ...'a devri tarihinden itibaren davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın taşınmazı her ne kadar 835.000,00 TL'ye sattığını beyan etse de taşınmazı 350.000,00 TL'ye sattığını, bedelini de tam olarak aldığını, bunun resmi senet ile sabit olduğunu, taşınmazın bedelinin 350.000,00 TL olduğunu müvekkili bankaca yapılan 182.670,54 TL, HSCB Bank A.Ş. kredi kapatma bedeli ve ... talimatına ilişkin elden ödenen 250.000,00 TL dikkate alındığında resmi senette belirtili satış bedelinden fazlası 432.670,54 TL'si olarak kendisine ödendiğini, dolayısı ile davacının satım bedeli olarak talep edebileceği başkaca bir bedelin de bulunmadığını, ayrıca satım tarihinden tam dokuz ay sonra satış bedelini alamadığını iddia eden davacı tarafın davayı sadece tesis edilecek olan krediden müşterisi talimatına istinaden ödeme yapacağını belirten doğrudan sorumlu olan dava dışı ...'a yöneltmediğini, söz konusu davanın dava sonucunda müvekkili bankanın zarara uğrama ihtimali bulunması nedeni ile dava dışı taşınmazı satın alan ...'a yöneltilmesi gerektiğini savunarak öncelikle davanın satım sözleşmesinin diğer tarafı olan ...'ın davaya dahil edilmesine haksız açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile"....Toplanan deliller ve tanık beyanlarına göre bankanın 27/06/2014 tarihli yazı ile ödemeyi üstlendiği 300.000,00-TL'lık taahhüt üzerine davacının hesabına ödeme yapılmadığı, ancak dava dışı ...'ın kullandığı krediden bankadaki hesabına geçen 250.000,00-TL'nin 30/06/2014 tarih saat 16:14'de ...'a imzalatılan ödeme makbuzu ile çıkışı yapılmak suretiyle ... ile birlikte bankaya gelen davacıya siyah poşet içerisinde teslim edilerek elden ödendiği kanaatine varıldığı, her ne kadar banka tarafından 300.000,00-TL'nin 250.000,00-TL olarak ödenmesi hususunda anlaşma sağlandığı iddia edilmişse de bunun ispatına yönelik delil sunulamadığından bankanın bakiye 50.000,00-TL'den sorumlu olduğunun belirlendiği, davalı bankanın 27/06/2014 tarihli taahhüdü uyarınca davacının hesabına 300.000,00-TL geçirmekle sorumlu olup kamera kayıtları ve tanık beyanları uyarınca 250.000,00-TL davacıya elden ödendiği...." gerekçesiyle açılan davanın kısmen kabulü ile; 50.000,00 TL'nin davalının temerrüte düştüğü tarih olan 26.09.2014 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; öncelikli olarak söz konusu taşınmazın satımı hususunda ihbar olunan alıcı ... ile 835.000,00 TL'ye anlaştıklarını, davalı banka tarafından ilgili taşınmazın 1.000.000,00 TL reel değerinde olduğu kanaati ile ...'a 780.000,00 TL kredi kullandırıldığını, yine ilgili taşınmazın devri akabinde davalı banka lehine 27.06.2014 tarih ve 1.600.000,00 TL bedelli ipotek tesis edildiğini ve dinlenen tanık beyanlarıyla da davaya konu taşınmazın ekspertiz değerinin 780.000,00 TL olduğu dikkate alındığında tarafların taşınmazın satışı hususunda 35.000,00 TL bedele anlaştıklarının sabit olduğunu, söz konusu taşınmazın satımı hususunda 835.000,00 TL'ye anlaşan taraflar ilgili bedelin; 100.000,00 TL'si ileri tarihli çek (31.12.2014 vadeli çek karşılıksız çıkmış olup buna ilişkin İzmir 2. İcra Müdürlüğünün 2015/153 E. sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlattıklarını, her ne kadar ne kadar İlk Derece Mahkemesi dosyada mübrez kamera kayıtlarını yazılı delil başlangıcı olarak kabul etmiş ve hükme esas almış ise de mahkemenin hüküm gerekçesine esas aldığı görüntünün davacının 250.000,00 TL bedeli teslim aldığının ispatına ilişkin olduğunu, bankanın taahhüt ettiği 300.000,00 TL'nin mahsubuna ilişkin bir ödemenin ispatı olmadığını, bu bedelin alındığını da inkar etmediklerini, ...'ın imzasını içeren ödeme fişiyle halihazırda ...'a çıkışı yapılan tutarın taşınmazın satış bedeline istinaden ... tarafından müvekkili ...'ya yapılan ödeme olduğunu, ilgili ödemenin bankada gerçekleşmesi ya da banka personelinin ilgili tutarı müvekkiline siyah poşet içerisinde teslim etmesi yapılan ödemenin banka tarafından yapıldığı anlamına gelmeyeceği gibi ilgili ödeme davalı bankanın 27.06.2014 tarihli yazıyla ödemeyi üstlendiği 300.000,00 TL olarak da kabul edilemeyeceğini, ... imzasını havi ödeme makbuzuyla çıkışı yapılan 250.000,00 TL'nin ancak ... tarafından HSBC Bank aleyhine açılacak bir davada HSBC Bank lehine yazılı delil başlangıcı olarak kabul edilebileceğini, 30.06.2014 tarihli dekonttan da açıkça anlaşıldığı üzere ilgili tutarın ...'ın imzasını havi ödeme fişi ile çıkışı yapılarak ...'a ödendiğini, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) anonim şirketlere ilişkin hükümlerine tabi olan ve bu anlamda basiretli bir tacirin tüm yükümlülüklerine haiz olan davalı bankanın, taahhüdü doğrultusunda hesaba aktarması gereken parayı aksi şekilde ve iddiası doğrultusunda elden ödemesi halinde müvekkilinden bu hususta yazılı bir talimat almasının yasal bir zorunluluk olduğunu, ayrıca davalı banka tarafından ödendiği iddia edilen tutarın 250.000,00 TL olduğunu, davalı bankanın 300.000,00 TL'nin elden ödenmesi hususunda müvekkili ...'dan yazılı bir talimat almadığı gibi taahhüt edilen 300.000,00 TL'nin 250.000,00 TL olarak ödenmesi hususunda da müvekkilden yazılı bir talimat ya da taahhüdün yerine getirildiğine ilişkin bir ibraname de almadığını, bu hususta ispat yükünün davalı bankada olduğunu belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece bu karara dayanak olarak bankanın dosyaya sunulu bankaca davacıya hitaben düzenlenmiş 27.06.2014 tarihli yazı ile ...'ın davacıya olan taşınmaz bedelini ödeme borcunun 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 196 ıncı maddesi çerçevesinde borcun dış üstlenilmesini konu alan bir sözleşme olarak geçerli ve bağlayıcı olduğunu, bu kapsamda 250.000,00 TL dışında kalan 50.000,00 TL kısmın ödendiğinin bankaca ispatlanamadığının belirtildiğini, öncelikli olarak karara dayanak teşkil eden ve İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi dosyasından yapılan ve tarafımızca itiraz edilen bilirkişi raporu ile borcun dış üstlenilmesine yönelik olarak, davacı ile müvekkili banka arasında bir sözleşme olarak kabul edilen belgenin gerçekten 6098 sayılı Kanun'un 196 ıncı maddesi çerçevesinde bir borcun dış üstlenilmesi sözleşmesi olup olmadığının tespiti gerektiğini, İhbar olunan ...'ın müvekkili banka Şirinyer Şubesinin kredi müşterisi olduğunu, 27.06.2014 tarihinde kendisi şubeye müracaat ederek mevcut 20.12.2013 tarihli Kredi Genel Sözleşmesi kapsamında kredi kullanmak istediğini beyan ettiğini, kredi kullandırımı için kendisinden sözleşme kapsamında teminat istendiğini ve kendisi ...'dan satış bedeli deklere etmeksizin İzmir İli, Urla İlçesi, 533 Ada, 50 parselde kayıtlı Zemin Kat 13 B.B nolu taşınmazı satın alacağını bu taşınmazı kredi için teminat verebileceğini beyan ettiğini, bankacılık mevzuatı gereği bir kredinin kullandırımının yapılabilmesi için öncelikle teminatın tesis edilmesi ve teminat olarak gösterilen menkul ya da gayrimenkulün üzerinde üçüncü şahıslar lehine tesisli herhangi şahsi ve ayni bir hakkın olmaması gerektiğinden bahisle teminat olarak bankaya vaad edilen taşınmazın öncelikle ... adına tescili ile daha sonra müvekkili banka lehine 1.derece ipotek tesis edilmesi gerektiğinin belirtildiğini, söz konusu belge ile ... tarafından kredinin tesisi için gerekli şartların yerine getirilmesi halinde, ... lehine tesis edilecek krediden belgeye konu ödemelerin yine hesap sahibi ...'ın talimatı doğrultusunda işlem yapılacağının ifadesi olduğunu, müvekkili bankanın tesis edilen krediden doğrudan herhangi bir talimat olmaksızın üçüncü şahıslara ödeme yapmasının mümkün olmadığını, ...'ın kullanmış olduğu kredinin 20.12.2013 tarihli Kredi Genel Sözleşmesi dahilinde tesis edilen limit kapsamında kullandırılan bir kredi olduğunu, konut kredisi olmadığı için doğrudan davacıya ödenmesinin de mümkün olmadığını, davacı ile ihbar olunan ...'ın Urla Tapu Müdürlüğü önünde 27.06.2014 tarihinde saat 16:42 itibariyle imzaladıkları satış ve ipotek işlemine yönelik Resmi Senet incelendiğinde Davacı/satıcı ...'nın satıma konu taşınmazın tamamını 350.000,00 TL bedel ile ...'a sattığı ve satış bedelini nakden ve tamamen aldığını, alıcı ...'ın bizzat taşınmaz üzerinde mevcut ipoteğin bütün hukuki vecibelerini kabul ederek bu satışı aynı bedel ile kabul ettiğini beyan ettiğini ve beyanını da imzaladığını, söz konusu taşınmazın ...'a devrinden sonra müvekkili banka lehine ipotek tesis işlemi gerçekleştirildiğini, 30.06.2014 tarihinde, ipotek tesisi işleminden sonra müvekkili bankaca ... lehine 20.12.2013 tarihli Kredi Genel Sözleşmesi hükümleri dahilinde 780.000,00 TL kredi tesis edildiğini ve tesis edilen kredi bedelinin aynı tarih saat 15:48 itibariyle ...'ın hesabına geçildiğini, aynı tarihte saat 15:56'da 182.670,54 TL'nin ...'ın 30.06.2014 tarihli EFT Talimatına istinaden ...'nın HSBC Bank A.Ş Karşıyaka Şubesinde hesabına konut kredisi kapatma bedeli olarak transfer edildiğini, bankaca verilen belge kapsamında ...'ın hesabından yapılacak 300.000,00 TL transfer ile ilgili olarak tarafların aralarında anlaştıklarını, 300.000,00 TL olarak belirlenen bedeli 250.000,00 TL olarak ...'dan elden almak istediğini beyan etmesi üzerine ...'a, 250.000,00 TL çıkış yapılmış ve aynı anda ...'ya elden ... tarafından ödendiğini, müvekkili banka tarafından ...'ya verilen belge içeriğinde belirtilip ve ...'a tesis edilecek krediden yapılacak olan tüm ödemelerin ...'ın talimatı çerçevesinde elden gerçekleştirildiğini, müvekkili bankanın sadece ...'a kredi tesis edilmesi halinde tesis edilen krediden ödeme yapmayı ... adına taahhüt ettiğini, müvekkili bankanın kendi kaynağından ödeme yapacağına ilişkin herhangi bir taahhüdü bulunmadığını, satım tarihinden tam dokuz ay sonra satış bedelini alamadığını iddia eden davacının, davayı sadece tesis edilecek olan krediden müşterisi talimatına istinaden ödeme yapacağını belirten müvekkili bankaya karşı açtığını ve taşınmazı satın alan ve alım satım bedelinden doğrudan sorumlu olan dava dışı ...'a yöneltmediğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, alınan bilirkişi raporunun somut olayın özelliklerine uygun, açık, anlaşılır, denetime elverişli, hüküm kurmaya yeterli ve dosya kapsamı ile uyumlu olduğu, kamera görüntülerinin delil başlangıcı olarak kabul edilmesinin yerinde olduğu ( aynı yönde Yargıtay 21. HD'nin 2014/7666-24355 E.-K. ; 2013/17596 E. - 2014/18828 K. Sayılı ilamları), davacının da zaten görüntüleri inkar etmediği, görüntülere göre yapılan ödemenin davaya konu edim ile ilgili olduğu, banka tarafından verilen 27.06.2014 tarihli belgenin hukuki niteliğinin borcun dış üstlenilmesi olduğu anlaşılmakla, davacı ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir. 2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, taşınmaz satışı sebebiyle davalının verdiği taahhüte uymadığı iddiasına dayalı bakiye satış bedelinin tahsili istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Kanun’un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2.6098 sayılı Kanun'un 196 ıncı maddesi 3. Değerlendirme Davalı banka 27.06.2014 tarihli taahhütname ile davacıya 300.000,00 TL ödemeyi taahhüt etmiş ancak bu taahhüdü yerine getirmemesi üzerine eldeki dava açılmıştır. Davalı banka taahhüt ettiği miktarı inkar etmemekte ancak, davacı adına 3. kişiye ödediğini, bu durumun kamera kayıtlarıyla sabit olduğunu savunmuş ve mahkemece bu savunmaya itibar edilerek 250.000,00 TL'nin davacıya ödendiği, bakiye 50.000,00 TL'nin davacı alacağını oluşturduğu gerekçesiyle kısmen kabul kararı verilmiştir. Davalı banka 250.000,00 TL'lik tutarı dekont karşılığında dava dışı ...'a ödemiş ve dekontta ...'un imzasını almıştır. ...'un bu tutarı banka içinde davacıya ödemiş olması, bankanın ödemeyi davacıya yaptığı anlamına gelmez. Bu durumda başkaca ödeme delili sunulmadığı gözetilerek davanın tümüyle kabulü gerekirken kısmen kabule karar vermesi bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; A. Davalı Bankanın temyizi Yönünden Davalı Banka vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE, B. Davacı Temyizi Yönünden 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.