Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/4165 E. 2024/6077 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/4165
- Karar No
- 2024/6077
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/557 Esas, 2023/458 Karar HÜKÜM : Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. ... ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/172 E., 2020/198 K. Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin 1984 yılında dondurma sektörüne giriş yaptığını ve kuruluşundan bu yana "panda" markası ile faaliyet göstererek markasını tanınır hale getirdiğini, müvekkilinin markasının T/00085 numarası ile tanınmış marka olduğunu, davalının 2018/26976 sayılı "şekil + panda" ibareli başvurusuna yönelik itirazlarının 2019-M-1991 sayılı YİDK kararı neticesinde nihai olarak reddedildiğini, müvekkilinin markasının tanınmış marka olması sebebiyle sahip olduğu koruma kapsamı göz ardı edilerek verilen kararın hatalı olduğunu, müvekkilinin markalarının esas unsurunun "panda" ibaresi olduğunu, dava konusu markanın da esas unsurunun "panda" ibaresi olduğunu, davalının farklı kombinasyonlar meydana getirme şansı varken müvekkilinin tanınmış markasında yer alan "panda" ibaresini ihtiva eden ve müvekkili ile özdeşleşmiş "panda" figürü ve kırmızı fonu tercih ederek marka müracaatında bulunduğunu, dava konusu markanın tescilinin müvekkilinin tanınmış markasına zarar vereceğini, müvekkili markasının tanınmış olması nedeniyle farklı mal ve hizmet sınıflarında da korunması gerektiğini, davalının kötüniyetli olduğunu ileri sürerek 2019-M-1991 sayılı YİDK kararının iptali ile 2018/26976 sayılı markanın tescil edilmesi halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; başvurunun yayınına davacı tarafça itiraz edilmediğini, müvekkilinin dondurma sektöründe hiçbir faaliyetinin bulunmadığını, mutfak ve zücaciye alanında faaliyet gösterdiğini savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, toplanan deliller ve aldırılan bilirkişi raporuna göre taraf markalarının ayırıcı unsurları olan "PANDA" ibareleri arasında kelimelerin anlamı bakımından benzerlik bulunduğu, öte yandan ibareler arasında fonetik benzerlik de bulunduğu, davacı şirkete ait ve "dondurma sektöründe" tanınmış olduğu bilirkişi incelemesi sonucu kabul edilen “Panda” ibareli markalar ile davalı şirket tarafından tescil başvurusuna konu "PANDA HOME+ şekil" ibareli markanın işaret bağlamında benzer olduğu, bununla birlikte taraf markalarının tescil kapsamında bulunan malların birbirinden çok farklı olması nedeniyle markalar arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında bir iltibas tehlikesi bulunmadığı, davalıya ait başvuru konusu markanın kullanılacağı mallar ile davacı markasının tanındığı kabul edilen "dondurma" emtiasının birbirlerinden tamamen farklı nitelikteki mallar olmaları ve çok farklı ihtiyaçları karşılamaları nedeniyle aralarında herhangi bir bağlantı kurulmasının söz konusu olamayacağı, davalı şirkete ait marka kapsamındaki malların hitap ettiği ortalama tüketicilerin davalı şirketin mallarını satın aldığı veya kullandığı sırada bu malları davacının "dondurma" ürünüyle ve davacı şirketle ilişkilendirmesinin mümkün bulunmaması karşısında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrasında tescil engeli olarak düzenlenmiş bulunan koşulların somut olayda gerçekleşmediği, davalının kötüniyetle hareket ettiğinin ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, davalının başvurusuna konu "PANDA HOME+şekil" ibareli marka ile davacının itirazına mesnet gösterdiği "PANDA" esas ibareli markaları arasında benzerlik bulunmasına rağmen tarafların markalarının tescil kapsamında bulunan malların birbirinden çok farklı olması nedeniyle markalar arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında iltibas tehlikesi bulunmadığı, diğer yandan davalıya ait başvuru konusu markanın kapsamı ile davacı markasının tanınmışlığının bulunduğu "dondurma" emtiasının birbirlerinden farklı nitelikteki mallar olduğu, farklı ihtiyaçları karşılamaları nedeniyle aralarında markalar arasında herhangi bir bağlantı kurulmasının söz konusu olmayacağı, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrası kapsamında haksız bir yararın sağlanması, markanın itibarına zarar verilmesi veya tescil için başvurusu yapılmış markanın ayırt edici karakterinin zedelenmesi gibi koşulların somut olayda gerçekleşmediği, davalının kötüniyetle hareket ettiğinin ispatlanamadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararının iptali ile markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6 ncı maddesinin dördüncü ve beşinci fıkraları. 3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 05.09.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.