Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/3915 E. 2024/6439 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/3915
Karar No
2024/6439
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi SAYISI :2022/2047 Esas, 2023/524 Karar HÜKÜM :Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ :Nazilli 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI :2022/53 E., 2022/358 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA 1.Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde;davalının müvekkili şirketten 18.10.2016 tarihinde 23.739,65 TL ve 24.661,57 TL olmak üzere 2 kamyon arpa satın aldığını, malların iki adet fatura ile teslim edildiğini, davalının borcunu ödememesi nedeniyle Nazilli 1. İcra Müdürlüğünün 2016/3447 E sayılı icra dosyasıyla hakkında takip yapıldığını, davalının yapılan icra takibine itiraz ederek durdurduğunu ileri sürerek haksız ve yersiz itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir. 2.Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin yerli ürün ticareti yaptığını, ticari işletmeyi kendi adına yapması dolayısıyla tacir sıfatına sahip olduğunu, taraflar arasında yaklaşık 3 yıldır devam eden ticari ilişki sırasında müvekkilin yöredeki bazı meslektaşlarının davalı şirket ile ilişkilerini kestiklerini ve davalı şirketin satışlarında usulsüzlük yaptığını işittiklerini, davalı şirket tarafından 18.10.2016 tarihli alışverişe konu bedelin tahsili için takip başlatıldığını, müvekkilin itirazında mağduriyetin tüm gerçekliği ile dolambaçlı yollara girmeye tenezzül etmeksizin aktarmaya çalıştığını, itiraz üzerine takibin durduğunu, davalı tarafın Nazilli 1. Asliye Hukuk Mahkemseinin 2016/480 E. sayısında kayıtlı dosya ile itirazın iptali ve kötü niyet tazminatının tahsili amacı ile dava açıldığını, işbu dava ile Nazilli 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmekte olan itirazın iptali davasının arasında hukuki ve fiili ehliyet söz konusu olduğunu ileri sürerek davaların birleştirilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı şirketin bulunduğu bölgedeki bazı meslektaşlardan davacı şirket ile ticari ilişkilerini sonlandırdıklarını duyduğunu, davacı şirketin satışlarda usulsüzlükler yaptığını ve bu durumu diğer esnaflarla tespit ettiklerini, şikayetini içerir dilekçe ve ekleriyle birlikte Nazilli Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulduğunu, davacı şirket ile 2013 yılından bu yana ticaret yaptığını, ticaretin bu yıllarda dürüstlük çerçevesinde yürüdüğünü ancak 2014 yılından itibaren usulsüzlük yapıldığını öğrendiğini, davacının son alışverişi içerir fatura borcuna dayanarak icra takibi yaptığını ancak davacının yaptığı usulsüzlük nedeniyle kendisinin 1.000.000,00 TL zararının bulunduğunu, daha önce Nazilli 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/824 E. sayılı dosyası ile davacı şirket aleyhine açılan kısmi alacak davasının işbu dava ile birleştirilmesini talep ettiğini, bu sebeple asıl hak ve sahibi olarak ödeme emrine itirazda bulunduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 2.Birleşen davada davalı, cevap dilekçesinde; taraflar arasında yaklaşık 2-3 yıla yakın bir süredir zirai ürün alım satımı yapıldığını, iyi niyet ve ticari ahlak kuralları çerçevesinde devam eden ticareti davacı tarafın müvekkil şirketi karalama kampanyaları neticesinde bozulup durduğunu, davacının son 2 adet kamyon arpanın ücretini müvekkil şirkete ödemekten kaçınması ve davacı aleyhine müvekkil şirketin alacağını almak için faturaya dayalı icra takibi başlatılarak kanuni yollara başvurduğu, davacının açtığı davada belirtilen dava değerinin 50.000,00 TL olması, müvekkil şirketin icra takibine konu edilen toplam icra dosya borcuyla miktar yönünden örtüşmesinin de manidar olduğunu savunarak şartları oluşmayan davacının takas defi talebinin ve davaların birleştirilmesi talebinin ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, dava konusu faturalara ilişkin malların teslim edildiğine dair taraflar arasında uyuşmazlık bulunmadığı, dosya kapsamına alınan bilirkişi raporunda ... Gıda San. Tic. Ltd. Şti.'nin dava dosyasına sunduğu ... firmasına ait cari hesap ekstrasında 18.10.2016 tarihinden önceki dönemden İsa Taşçı işletmesi 7.120,56 TL alacaklı olduğu düzenlenen 2 adet davaya konu faturaların geçerli kabul edilmesi durumunda ... Gıda San. Tic. Ltd. Şti.'nin İsa Taşçı' dan 41.280,66 TL'lik alacağının olabileceği kanaatine varıldığı, birleşen dosyanın incelenmesinde davacı ile davalının uzun zamandır ticaret yaptıkları, davalının bir kısım usulsüzlükler yaptığı takas defi talep edildiği görülmüş ise de davacının iddialarını ispatlar nitelikte bir tespit yaptırmadığı, Nazilli Cumhuriyet Başsavcılığına yapılan şikayet hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, her iki tarafın da tacir olduğu, basiretli tacirin almış olduğu malı kendi kantarı ile tartması veya alıcının kantarı göstermesi ve araç takibi yapmasının teamül olduğu, ispat yükü kendisinde olan davacının takas veya mahsuba konu olabilecek bir alacağı bulunduğunun usulünce ispatlayamadığı, asıl davada alacağın faturaya dayalı olduğu ve davalı tarafça da malın tesliminin kabul edildiği, karşı davanın usulünce ispatlanamadığı gerekçesiyle asıl davanın kabulü ile itirazın iptaline, alacak belirlenebilir ve likit olduğundan davalı aleyhine dava konusu alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına, birleşen davanın reddine karar verilmiş, asıl davada davalı, birleşen davada davacı vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle asıl davada davalı- birleşen davada davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Asıl dava, faturaya dayalı icra takibine yapılan itirazın iptali, birleşen dava haksız fiilden kaynaklı alacağın tahsili istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2.2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi. 3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 17.09.2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/3915, K. 2024/6439, T. 17.09.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2023-3915-e-2024-6439-k-51ece3a35b13