Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/3720 E. 2024/6344 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/3720
- Karar No
- 2024/6344
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/358 Esas, 2023/369 Karar HÜKÜM : Davanın reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5. ... ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/321 E., 2020/76 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 23.03.2018 tarihli 2018/29124 numaralı "TÜRKSAT ANALİTİK" esas unsurlu, 06.02.2018 tarihli 2018/11477 numaralı "TÜRKSAT MOBİL" esas unsurlu, 06.02.2018 tarihli 2018/11474 numaralı "TÜRKSAT GSM" esas unsurlu, 06.02.2018 tarihli 2018/11470 numaralı "TÜRKSAT CELL" esas unsurlu, 07.12.2018 tarihli 2018/111738 numaralı "TÜRKSAT 8K" esas unsurlu, 16.11.2018 tarihli 2018/103840 numaralı "TÜRKSAT IP" esas unsurlu, 13.04.2016 tarihli 2016/33711 numaralı "DOSYA TÜRKSAT" esas unsurlu, 09.02.2016 tarihli 2016/11033 numaralı "TÜRKSAT NET" esas unsurlu, 23.11.2015 tarihli 2015/95686 numaralı "TÜRKSAT KABLO" esas unsurlu, 15.06.2015 tarihli 2015/50920 numaralı "TÜRKSAT KANAL GÜNCELLEME SİSTEMİ TKGS ŞEKİL" esas unsurlu, 21.10.2014 tarihli 2014/85461 numaralı "TÜRKSAT KABLONET" esas unsurlu, 21.10.2014 tarihli 2014/85459 numaralı "TÜRKSAT AKADEMİ" esas unsurlu, 06.12.2013 tarihli 2013/100020 numaralı "TÜRKSAT" esas unsurlu, 16.01.2013 tarihli 2013/04068 numaralı "TÜRKSAT PROJE" esas unsurlu, 19.09.2012 tarihli 2012/79589 numaralı "TÜRKHAT" esas unsurlu, 14.11.2011 tarihli 2011/92592 numaralı "TÜRKSAT ASTRONOT" esas unsurlu, 21.04.2011 tarihli 2011/33308 numaralı "TÜRKSAT KGS KANAL GÜNCELLEME SİSTEMİ ŞEKİL" esas unsurlu, 05.03.2010 tarihli 2010/14387 numaralı "TÜRKSAT ICT ŞEKİL" esas unsurlu, 08.09.2009 tarihli 2009/47963 numaralı "TÜRKSAT BİLİŞİM" esas unsurlu, 07.08.2009 tarihli 2009/42212 numaralı "TÜRKSAT LRİT FLEET TRACKER ŞEKİL" esas unsurlu, 30.12.2008 tarihli 2008/74559 numaralı "TÜRKSAT İLETİŞİM HER ŞEYDİR ŞEKİL" esas unsurlu, 14.03.2007 tarihli 2007/12570 numaralı "TÜRKSAT V SAT ŞEKİL" esas unsurlu, 14.03.2007 tarihli 2007/12569 numaralı "TÜRKSATNET ŞEKİL" esas unsurlu, 14.03.2007 tarihli 2007/12565 numaralı "TÜRKSAT KABLO TV" esas unsurlu, 08.03.2007 tarihli 2007/11358 numaralı "TÜRKSAT DİJİTAL" esas unsurlu, 08.03.2007 tarihli 2007/11356 numaralı "TÜRKSAT KABLO ŞEKİL" esas unsurlu, 08.03.2007 tarihli 2007/11354 numaralı "TÜRKSAT VOİP ŞEKİL" esas unsurlu, 12.11.2004 tarihli 2004/37372 numaralı "TÜRKSAT ŞEKİL" esas unsurlu markaların da sahibi olduğunu, davalı ...'nın, müvekkilinin tescilli markalarında esas unsur durumunda olan "TÜRKSAT” ibaresinin kullanımı ile iltibas yaratacak şekilde, esaslı unsur olarak "SAVTÜRK" markasını, 35. ve 38. sınıf mal/hizmetlerde sınıflarında kullanılmak üzere marka tescil başvurusunda bulunduğunu, müvekkilinin bu başvurunun ilânına yapılan itirazının reddi üzerine itirazı inceleyen davalı Kurum adına YİDK'in 2019-M-7766 sayılı kararında itirazlarının reddedildiğini, oysa davaya konu markalar arasında ilişkilendirme ihtimalinin bulunduğunu, kapsamlarının aynı olduğunu, "TÜRKSAT" ibaresinin müvekkilinin markası dışında ticaret unvanının da esas ve vurgulayıcı unsuru olduğunu ve işbu unvanı markasal olarak ticaret hayatında kullandığını, davaya konu "SAVTÜRK" esas unsurlu marka başvurusunun, müvekkili şirketin "TÜRKSAT UYDU HABERLEŞME KABLO TV VE İŞLETME A.Ş." ticaret unvanı ve "TÜRKSAT" esas unsurlu işletme adı ile çok benzer olması nedeniyle, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin altıncı fıkrası gereğince de reddinin gerektiğini, davalının kötü niyetli olarak marka tescil başvurusunda bulunduğunu ileri sürerek 2019-M-7766 sayılı YİDK kararının iptaline, davalı adına 2018/109795 numara ile işlem gören marka başvurusu tescile bağlanmış ise hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, müvekkilinin markası ile davacının markaları arasında 6769 sayılı kanunun 6 ncı maddesinin birinci fıkrası kapsamında benzerliğin bulunmadığını, davacının itirazlarda ileri sürmediği markalarını huzurdaki davada ileri sürerek iddialarını genişletmesine rızalarının bulunmadığını, davacı tarafından ilk kez dava aşamasında ileri sürülen markalardan 5 yıldan uzun süredir tescilli olan tüm markaların, bu markaların kapsamında bulunan tüm mallar ve hizmetler açısından kullanılmasının ispat edilmesini talep ettiklerini, müvekkilinin markasının özgün şekilde yaratılmış “SAVTÜRK” ibaresinden oluştuğunu, taraf markalarında yer alan “TÜRK” ibaresi ayırt edici olmadığından bu ibarenin kullanılmasının markaları benzer kılmadığını, YİDK kararının hukuka uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı yanın dava konusu 2018/109795 no.lu “SAVTÜRK” markasını tescil ettirmek istediği 35 ve 38. sınıfta yer alan hizmet sınıflarının “35. Sınıf: alıcı ve satıcılar için online pazaryeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri” hariç davacı muterize ait itiraza konu markaların mal ve hizmet sınıflarıyla aynı/benzer olduğu, itiraza mesnet bu markaların tescil tarihi ile dava konusu marka başvuru tarihi arasında 5 yıldan daha az süre bulunduğundan, davalı şahıs vekilinin ileri sürdüğü kullanmama def'i koşullarının bu markalar bakımından oluşmadığı, çekişme konusu hizmetlerin hemen herkesin ihtiyaç duyacağı son tüketiciye yönelik hizmetler olmayıp hedef tüketicilerin bilinçli tüketici olacağı, "SAVTÜRK" ibareli marka başvurusu ile davacıya ait itiraza mesnet "TÜRKSAT" ibareli markalar arasında kavramsal benzerlik bulunmadığı, davalı şahsa ait "SAVTÜRK" ibareli markayı gören davaya konu hizmetlerin hitap ettiği dikkatli ve özenli ortalama tüketici kesiminin, davaya konu hizmetleri satın almak için ayıracağı süre içerisinde, bu markanın davacıya ait "TÜRKSAT" ibareli markalardan farklı bir ticari kaynağa ait marka olduğunu algılayabilecekleri, marka sahipleri arasında idari veya ekonomik bir bağlantı kurmayacakları, dolayısıyla 6769 sayılı kanunun 6 ncı maddesinin birinci fıkrası bağlamında markalar arasında ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi altında bulunmayacakları, “TÜRKSAT” ibaresinin ilgili olduğu TV yayını, haberleşme vb. sektörünün dışında da tanındığı tespit edilmişse de, karşılaştırılan markaların görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzer olmamaları nedeniyle 6769 sayılı kanunun 6 ncı maddesinin beşinci fıkrasındaki koşullarının somut olayda oluşmadığı, davacının, "TÜRKSAT" ibareli davalı şahıs ile benzer bulunmayan tescilli markaları haricinde, davaya konu marka başvuru tarihinden önce tescilsiz olarak davaya konu markanın aynısı veya benzerini yoğun ve sıkı kullandığına ilişkin bilgi ve belge bulunmadığından, 6769 sayılı kanunun 6 ncı maddesinin üçüncü fıkrası şartlarının oluşmadığı, karşılaştırılan işaretler arasında görsel, işitsel ve kavramsal düzeyde benzerlik bulunmaması nedeniyle 6769 sayılı kanunun 6 ncı maddesinin altıncı fıkrasındaki koşullarının oluşmadığı, davaya konu marka ile itiraza mesnet markaların iltibas tehlikesi yaratacak derecede benzer olmadıkları, bunun haricinde davalı şahsın kötüniyetle hareket ettiğini gösterir somut olgu da ileri sürülmediğinden kötüniyet iddiasına dayalı hükümsüzlük isteminin yerinde bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; mahkemenin, alanında uzman bilirkişiler tarafından tanzim edilen raporun aksine karar verdiğini, aksi görüşü gerekçelendirmediğini, daha bilirkişi raporu dahi tebliğ edilmemiş iken, yerel mahkeme tarafından gönderilen 06.04.2020 tarihli duruşma davetiyesinde bir sonraki celsede tahkikatın bitirileceği yönünde karar verildiğini, tarafların hukuki dinlenilme hakkını hiçe sayarak hüküm tesis edildiğini, 6769 sayılı kanunun 6 ncı maddesinin birinci fıkrası yönünden markalar arasında görsel, işitsel ve anlamsal benzerlik bulunduğunu, müvekkili şirkete ait TÜRKSAT esas unsurlu markalar ile tek harf yönünden farklı olan dava konusu SAVTÜRK esas unsurlu marka arasında görsel benzerlik bulunduğunu, SAVTÜRK ibareli markayı farklı zamanlarda ve ayrı ayrı gören ortalama dikkat seviyesine sahip tüketicilerin, anılan markayı, müvekkili şirkete ait markaların başta haberleşme ve iletişim sektörü olmak üzere, yan faaliyet alanlarında da hizmete sunulan farklı bir versiyonu ve/veya serisi olarak algılamasının muhtemel olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.06.2016 gün ve E.2014/11-696, K.2016/778 sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olduğu, davalı ...'nın "SAVTÜRK" ibareli marka başvurusu ile davacı şirketin itirazına mesnet olarak gösterdiği ve yargılamada ileri sürdüğü "TÜRKSAT" esas ibareli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede 6769 sayılı kanunun 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında bir benzerlik bulunmadığı, zira taraf markalarında bulunan esas unsurların birbirinden farklı olduğu, “TÜRKSAT” ibaresinin ilgili olduğu TV yayını, haberleşme vb. sektörünün dışında da tanındığı tespit edilmişse de, karşılaştırılan markaların görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzer olmamaları nedeniyle 6769 sayılı kanunun 6 ncı maddesinin beşinci fıkrasındaki koşullarının somut olayda oluşmadığı, marka başvurusunun kötü niyetli yapıldığı iddiasının dosya kapsamında bulunan bilgi ve belgelere göre kanıtlanmadığı, davacının eskiye dayalı kullanımı nedeniyle dava konusu marka bakımından bu tescil engeli ile ilgili aranan şartların oluşmadığı, davacının ticaret unvanına dayanarak, farklı ibareli davalı markasının tescilini engelleme hakkı bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü nedenleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesi.
3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeple, Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.