Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/3620 E. 2024/6598 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/3620
Karar No
2024/6598
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1828 Esas, 2023/361 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 10. Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2019/371 E., 2022/74 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 17.09.2024 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı ...Ş. vekili Avukat ..., feri müdahil OYAK vekili Avukat ... ile feri müdahil TMSF vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin off shore alacağının tahsili amacıyla açtığı davada kabul kararı verildiğini, kesinleşen karar gereği alacağın tahsil edildiğini, müvekkilinin davalı bankadan olan alacağını, kesinleşen mahkeme kararında da ifade edildiği üzere temerrüt tarihinden yaklaşık 17 yıl sonra tahsil edilebildiğini, Mahkeme tarafından hükme bağlanan alacağın sadece asıl alacak kısmına bankaya yattığı tarihten itibaren avans faizi işletildiğini, müvekkilinin faiz ile karşılanamayan munzam zararının meydana geldiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin her türlü dava ve talep hakkı saklı kalmak kaydıyla, müvekkilinin munzam zararının bilirkişi incelemesi ile tespitiyle, şimdilik 1.000,00 TL’nin davalı bankadan hükmen tahsiline; hüküm altına alınan alacağa, tahsil edildiği tarih olan 20.07.2016'dan itibaren temerrüt faizi işletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı vekili cevap dilekçesinde; munzam zarar davalarının müvekkili açısından reddedilerek Yargıtay ve Bölge Adliye Mahkemesi tarafından onandığını, icra dosyalarında borcun ödendiğini, davacının, zararın ispatına yönelik de herhangi bir kanıt sunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Feri Müdahil TMSF vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir. 3.Feri Müdahil OYAK vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, davacının devralan bankaya yatırdığı paranın geç ödenmesinden ... somut ve şahsi bir zararın varlığına dayanmadığı, salt paranın yatırıldığı tarihte elde edilmesi muhtemel olduğu ileri sürülen mal varlığının yaşanan yüksek enflasyon sebebiyle artık edinilememesine, yani genel olguya dayalı olarak davasını açtığı, davacının bu parasını başka alanlarda değerlendirseydi, davacının doğru ve isabetli işlemler/yatırımlar yapacağı ve davalının ödediğinden daha fazla bir kar/gelir elde edeceğinin de garantisi / ispatının söz konusu olmadığı, geç ödenen para sebebiyle somut bir zararının doğduğunu kanıtlayamadığı ve munzam zarar koşullarının oluştuğunun ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, Mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile davalı Banka vekili ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, off shore hesabına konu mevduatın geç ödenmesi nedeniyle geçmiş gün faizi ile karşılanmayan munzam zararın tahsili istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulunun 22.04.2022 tarih, 2021/7 E. ve 2022/2 K. sayılı kararı ile uzun bir zaman aralığından sonra açılan off-shore alacağından kaynaklı derdest davalarda zamanaşımı nedeniyle asıl alacakların dahi tahsil imkânının ortadan kalkmış olmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 17.100,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı Banka ve feri müdahillere verilmesine, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 73 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereğince tüketici mahkemelerinde tüketici tarafından açılan davalar harçtan muaf olduğundan, davacıdan harç alınmasına yer olmadığına, 19.09.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/3620, K. 2024/6598, T. 19.09.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2023-3620-e-2024-6598-k-39c255d460db