Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/3580 E. 2024/5330 K. – Alacak

Konu: Alacak

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/3580
Karar No
2024/5330
Karar Tarihi
Konu
Alacak

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1240 Esas, 2023/377 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2019/317 E., 2019/738 K. Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ile davalı gerçek kişilerin ortağı olduğu davalı şirketin müvekkiline olan 886.615,49 TL borcu için 13.11.2018 tarihli ödeme protokolü yapıldığını, anılan protokol gereğince müvekkili şirkete davalıların borçlu olduğu borca karşılık beş ayrı bono verildiğini, ödeme protokolünde borçlular tarafından verilen senetlerin 31.12.2018 tarihine kadar keşidecinin ve avalistlerin davalılar, lehtarın müvekkili olduğu, beş adet çek ile değiştirileceğini, aksi takdirde davalılar tarafından müvekkiline 750.000,00 TL cezai şart ödeneceğinin düzenlendiğini, davalılar tarafından 13.12.2018 tarihli ödeme protokolü gereğince bonoların çeklerle değiştirilmediğini, bunun üzerine davalılara ihtarname keşide edildiğini, ihtara rağmen davalıların üzerlerine düşen yükümlülüklerini yerine getirmediğini ve cezai şartı ödemediğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL'nin davalılardan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; 15.05.2019 tarihli bononun 4 adet çek ile ödendiğini, davacının çekince ileri sürmeden bu ödemeyi kabul etmiş olması nedeniyle cezai şart alacağını talep etmesinin hakkaniyetle bağdaşmayacağını, cezai şartın fahiş olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasındaki 13.11.2018 tarihli ödeme protokolü başlıklı belgeye göre davalılar tarafından davacıya 5 adet bononun verildiği, söz konusu bononun 31.12.2018 tarihine kadar aynı bedelli 5 adet çek ile değiştirilmesinin kararlaştırıldığı, söz konusu tarihe kadar bonolar çek ile değiştirilmez ise 750.000,00 TL cezai şartın ödeneceğinin kararlaştırıldığı, somut olayda söz konusu bonoların 31.12.2018 tarihine kadar davalılar tarafından çek ile değiştirilmediği ancak söz konusu tarihten sonra davacı şirketin temsilcisi olan .... tarafından 16.05.2019 tarihinde 15.06.2019 tarihli bonoya ilişkin 4 adet çekin alındığına dair bir belge verildiği, anılan belgede cezai şarta yönelik hakların saklı tutulduğuna dair herhangi bir ibarenin bulunmadığı, senedin davacı şirket temsilcisi tarafından davalılara iade edildiği, davalılar tarafından da söz konusu senedin iade alındığına ilişkin cevap dilekçelerinin ekinde senet suretlerini ve 16.05.2019 tarihli belgenin sunulduğu, davalılar tarafından sunulan 16.05.2019 tarihli belgenin davacı tarafından da cevaba cevap dilekçesinde kabul edildiği ve bu kabuller çerçevesinde mevcut dosya değerlendirildiğinde, protokolde 5 adet bononun 31.12.2018 tarihine kadar aynı bedelli 5 adet çek ile değiştirilmesi gerekirken değiştirilmediği ve söz konusu tarihten sonra bonolardan bir tanesinin 4 adet çek ile değiştirildiği, değiştirme işlemi yapılırken davacı tarafından protokolden kaynaklı cezai şart hakkını saklı tutmadığı, mevcut protokoldeki cezai şartın 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 179 uncu maddesinin ikinci fıkrası kapsamındaki cezai şartlardan olduğu, davacı tarafından 16.05.2019 tarihinde gerçekleştirilen ifa esnasında cezai şarta yönelik hakkın saklı tutulmaması, ifanın çekincesiz bir şekilde kabul edilmesi, protokolde her bir bono yönünden değil tüm bonolar yönünden tek bir cezai şartın kararlaştırılması, tek bir bono yönünden çekincesiz bir kabulün dahi cezai şart hakkını tamamen ortadan kaldıracağı, davacının davasının davalı tarafından 16.05.2019 tarihindeki ifanın çekincesiz bir şekilde kabul edilmesi nedeniyle 6098 sayılı Kanun'un 179 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince cezai şart isteyemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraflar arasında imzalanan 13.11.2018 tarihli ödeme protokolünde "borçlular tarafından verilen bu beş adet bononun beş adet çek ile değiştirileceği aksi takdirde davalılar tarafından müvekkil şirkete 750.000,00 TL cezai şart ödeneceği" düzenlendiğini, bunun üzerine, davalılar tarafından 31.12.2018 tarihine kadar protokolde kendilerine yüklenen yükümlülük yerine getirilmediğini ve davalılar 5 adet bonoyu çeklerle değiştirmediğini, davalılar tarafından sadece bonolardan 15.05.2019 vade tarihli 200.000,00 TL bedelli bonoya karşılık olarak 16.05.2019 tarihinde çek verildiğini, bunun dışında diğer 13.11.2018 tarihli protokolde belirlenen 4 adet bono çeklerle değiştirilmediği gibi bu bonolara ilişkin davalılardan herhangi bir ödeme de yapılmadığını, 15.08.2019 ve 15.09.2018 vadeli bonolar için icra takibine girişildiğini,13.11.2018 tarihli ödeme protokolünde davalıların edimini yerine getirmediğini, davalılar tarafından bonoların çeklerle değiştirilmediği gibi bonolara ilişkin herhangi bir ödeme de yapılmadığını, ayrıca müvekkil şirketin 6098 sayılı Kanun'un 179 uncu maddesinin ikinci fıkrasında belirtildiği şekilde cezai şarttan açıkça feragati veya ifayı çekincesiz olarak kabulünün de söz konusu olmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile protokolde 5 adet bononun 31.12.2018 tarihine kadar aynı bedelli 5 adet çek ile değiştirilmesi gerekirken değiştirilmediği ve söz konusu tarihten sonra bonolardan bir tanesinin 4 adet çek ile değiştirildiği, değiştirme işlemi yapılırken davacı tarafından protokolden kaynaklı cezai şart haklının saklı tutulmadığı, mevcut protokoldeki cezai şartın 6098 sayılı Kanun'un 179 uncu maddesinin ikinci fıkrası kapsamındaki cezai şartlardan olduğu, davacı tarafından 16.05.2019 tarihinde gerçekleştirilen ifa esnasında cezai şarta yönelik hakkın saklı tutulmaması, ifanın çekincesiz bir şekilde kabul edilmesi, protokolde her bir bono yönünden değil tüm bonolar yönünden tek bir cezai şartın kararlaştırılması, tek bir bono yönünden çekincesiz bir kabulün dahi cezai şart hakkını tamamen ortadan kaldıracağı, ifayı ihtirazı kayıt koymadan kabul eden davacı şirketin protokol hükümleri uyarınca cezai şart alacağını talep edemeyeceği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itiraz sebeplerini tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, cezai şart alacağının tahsili istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 6098 sayılı Kanun'un 179 uncu maddesinin ikinci fıkrası 3. Değerlendirme 1.Dava taraflar arasındaki 13.11.2018 tarihli protokol uyarınca uyarınca belirlenen cezai şartın tahsili istemine ilişkindir. "Ödeme Protokolü" başlıklı protokolde, 5 adet toplam 886.615,49 TL bedelli 15.05.2019 - 15.09.2019 vadeli 5 adet bononun davacıya verileceği ve borçluların bu beş adet bonoyu 31.12.2019 tarihine kadar aynı vadeli 5 adet çek ile değiştirecekleri, bonoların çeklerle değiştirilmezse borçlular tarafından 750.000,00 TL ödeneceği kararlaştırılmıştır. Protokolde bu cezai şart ifaya ekli cezai şart niteliğindedir. İfaya ekli cezai şartın istenebilmesi için asıl edimin ifası sırasında cezai şarta ilişkin talep hakkının saklı tutulması, ifanın ihtirazi kayıtla kabulü gerekir. 2. Davacının 16.05.2019 tarihinde 15.05.2019 vadeli, 200.000,00 TL bedelli bonoyu, 2020 tarihli 4 adet 50.000,00 TL bedelli çekler verilerek teslim aldığı, bu suretle ilk bononun protokolde kararlaştırılan tarihten sonra 4 adet çekle değiştirildiği anlaşılmıştır. İlk Derece Mahkemesince bu değişim ve teslim sırasında cezai şarta ilişkin ihtirazi kayıt ileri sürülmediğinden ve protokolde tüm bonolar yönünden tek cezai şart kararlaştırıldığından cezai şart istenemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de davacının 02.01.2019 tarihli Ankara 18. Noteliğinin 0021 yevmiye no.lu ihtarnamesi ile davaya konu protokolden bahsedilerek 13.11.2018 keşide tarihli bonoların çeklerle değiştirilmediği ve 750.000,00 TL cezai şartın davacıya ödenmesi gerektiğini talep ettiği ve 750.000,00 TL cezai şartın ödenmesi için tebliğden itibaren 7 gün süre verildiği anlaşılmaktadır. Davalılar tarafından bu ihtarnameye 11.01.2019 tarihli cevabi ihtarname ile cevap verilmiştir. Böylece davacının ihtarnamesinin davalılara tebliğ edildiği anlaşılmaktadır. Bu ihtarnameden ve protokolde kararlaştırılan tarihten sonra ilk bono için 4 adet çekle değiştirme 16.05.2019 tarihinde yapılmış olmakla, İlk Derece Mahkemesince ihtarnamenin bu değiştirme tarihinden önce ihtirazi kayıt beyanı niteliğinde olup olmadığı değerlendirilmeksizin karar verilmesi eksik incelemeye dayalı olup bozmayı gerektirmiştir. 3.Ayrıca kabulüne göre, İlk Derece Mahkemesinin tüm senetler için cezai şart kararlaştırıldığı ve ihtirazi kayıt olmadığından tüm cezai şartın istenemeyeceğine ilişkin gerekçesi de yerinde olmamıştır. İhtirazi kayıt ileri sürülmeden ifanın kabul edilemeyeceği ihtarında ihtirazi kayıt sayılmayacağı sonucuna varıldığında istenemeyecek olan cezai şart, sadece süresinden sonra ifa edilen 200.000,00 TL'lik bonoya isabet eden cezai şart miktarı kadar olmalıdır. Bu nedenle de kararın bozulması gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27.06.2024 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi. KARŞI OY Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurulları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiğini düşündüğümden sayın çoğunluğun bozma yönündeki kararına katılmamaktayım.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/3580, K. 2024/5330, T. 27.06.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2023-3580-e-2024-5330-k-c3bb7bb9449f