Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/340 E. 2024/3752 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/340
- Karar No
- 2024/3752
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1605 Esas, 2022/1730 Karar HÜKÜM : Esastan red İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 1. Fikri v Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/105 E., 2020/46 K. Taraflar arasındaki patent ve faydalı model haklarına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, meni, refi ile maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; Türk Patent ve Marka Kurumunda (TÜRKPATENT) "2013/05604" sayı ile tescilli "Ambalaj Makinasında Yeni Teknoloji", "2013/05608" sayı ile tescilli "Pim Sistemli Yumurta Ambalaj Kapağı" ve "2015/03878" sayı ile tescilli buluşların sahibi olduğunu, davalının yaptığı ürettiği ve sattığı ürünlerin davacının sahip olduğu patentli buluşlarla aynı olduğunu ileri sürerek, patent haklarına tecavüz ve haksız rekabetin tespitine, tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden fiilin önlenmesine, durdurulmasına, taklide neden olan üretim vasıtalarına el koyulmasına, üretimin durdurulmasına, piyasadaki taklit ürün satışının yasaklanmasına, patent tecavüzüne konu ürünlerin toplatılmasına, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) ilgili hükmü göz önünde bulundurularak davalı şirketin elde edeceği menfaatlerinin tümünün tazminine, belirsiz alacak olarak 50.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren T.C. Merkez Bankası tarafından kısa vadeli işlemlere uygulanan en yüksek avans faizi ile, 50.000,00 TL manevi tazminatın fiil tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi talep edilmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının hak sahibi olduğunu iddia ettiği buluşlarda ... ve ...'in de ortak hak sahibi olduğu, davacının iddiasının aksine ortak hak sahibi olunan patentler ile şirket ürünleri arasında teknik bir irtibat kurulmadığı ve bu hususun dava dilekçesinde somut olarak ispatlanmadığı, hak ihlalini kabul anlamına gelmemek kaydıyla, böyle bir teknik irtibat kurulsa ve ispatlansa dahi, ortak hak sahibi olan davacı ..., ... ve ...'in izni ile hareket edildiği, buluşların şirketlerinin kaynakları ile geliştirildiği ve tanıtıldığı, kullanımda buluş üzerinde hak sahibi olanların onayının bulunduğu, dava tarihi itibariyle bu ürünlerin davalı şirketçe bizzat üretilmediği ve buluş üzerinde hak sahiplerinden biri olan ...'den satın alınarak ticarileştirildiği, söz konusu patentlerin geliştirilmesinde davacının şirkette çalışmalar yaptığı, bu nedenle patent tescilleri üzerinde davacıya hisse verildiği, tesciller için gerekli masraf ve harçların şirket tarafından karşılandığı, bu sebeple de buluş üzerindeki diğer hak sahiplerinin şirketin müdürü ve ortağı olarak gösterildiği, buluş üzerinde şirketlerinin hak sahibi olmasından dolayı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 24 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereği kendisi aleyhine şirketin dava açmaya zorlanamayacağı, davaya dayanak tesciller üzerindeki hak sahipliği nedeni ile tescillerden doğan hakkın davalı olarak kendilerine ileri sürülemeyeceği, davalının tazminat taleplerine ilişkin iddialarını ispatla mükellef olduğu, zararın hesaplanmasına ilişkin beyanları kabul etmediğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın açıldığı tarihte yürürlükte olan 551 sayılı Patent Haklarının Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (551 sayılı KHK) 85 inci maddesinde patentlerde müşterek hak sahipliğinin düzenlendiği, buna göre, patent bölünmeksizin birden çok kişiye ait olması durumunda hak üzerindeki ortaklığın taraflar arasındaki anlaşmaya göre, böyle bir anlaşma bulunmaması halinde 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'ndaki (4721 sayılı Kanun) müşterek mülkiyete ilişkin hükümlere göre düzenleneceği, her hak sahibinin diğerlerine bildirimde bulunduktan sonra buluşu kullanabileceği, buluşun kullanılması amacı ile üçüncü kişilere lisans verilmesinin hak sahiplerinin tamamının karar vermesiyle mümkün olduğu, patent haklarına tecavüz edilmesi halinde, hak sahibinin tecavüzün önlenmesi için hukuk ve ceza davası açabileceği, diğer hak sahiplerinin davaya katılabilmeleri için davayı açan hak sahibi tarafından davanın açıldığı tarihten itibaren bir ay içinde diğer hak sahiplerine dava ihbar edeceği, 551 sayılı KHK'nın 166 ncı maddesi uyarınca, faydalı model belgelerine ilişkin açık bir hüküm bulunmadığı ve faydalı model belgelerinin özelliği ile çelişmediği takdirde, patentler için öngörülen hükümler, faydalı model belgeleri için de uygulanacağı, davacının dava dışı ... ve ... ile müşterek malik olduğu TR 2013 05604 A numaralı incelemeli patent, TR 2015 03878 Y umaralı faydalı model ve TR 2013 05608 Y numaralı faydalı modelin davalı şirket tarafından izinsiz olarak kullanıldığı iddiasıyla dava açtığı, ... ve ...'in davalı şirketin ortakları ve yetkilileri oldukları, şirketin başka ortağının bulunmadığı, davalı şirket ortaklarının müşterek malik olmaları nedeniyle patent ve faydalı modelleri kullanma hakkına sahip oldukları, bu nedenle ... ve ...'in müşterek malik oldukları patent ve faydalı modelleri ortağı ve yetkilisi oldukları şirket vasıtasıyla kullanmalarının patent ve faydalı modellere tecavüz ve haksız rekabet teşkil etmeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 551 sayılı KHK'nın 85 inci maddesindeki 'Patent hakkı bölünmeksizin birden çok kişiye aitse ve patent üzerinde ortaklar tarafından aksine bir anlaşma yapılmamış ise patent üzerindeki kullanım hakkı medeni kanundaki müşterek mülkiyet hükümlerine göre düzenlenir.' hükmü gereğince, müşterek hakka sahip olunan patent hakkının müvekkiline herhangi bir bildirim yapılmadan ve muvafakati alınmadan davalı şirketçe kullanılmasının müvekkilinin patent hakkına tecavüz oluşturduğunu, davaya konu patent ve faydalı model tescil kayıtları incelendiğinde; TR 2013 05604 A numaralı incelemeli patentin müvekkili ..., ... ve ... adına tescilli olduğu, TR 2015 03878 Y numaralı faydalı modelin müvekkili ..., ... ve ... adına tescilli olduğu, TR 2013 05608 Y numaralı faydalı modelin müvekkili ..., ... ve ... adına tescilli olduğunu, Bu durumda kanun hükümleri gereğince 3 kişinin müşterek bir şekilde sahip olduğu patent hakkı ancak 3 patent hakkı sahibi tarafından ortak bir karar alınması neticesinde üçüncü kişilere lisans verilerek kullandırılabileceğini, müvekkilin davalıya böyle bir rıza göstermediği açık olup, diğer müşterek patent hakkı sahipleri olan ... ve ...'in müvekkilimize herhangi bir bildirimde bulunmadığının da dosya kapsamındaki deliller ile ortada olduğunu, müvekkilimizin onayı alındığı iddiasının ispat yükünün davalı şirkette olduğunu, dava konusu patent 3 kişiye ait olmasına rağmen davalı şirket sahiplerinin elde ettikleri kazançlardan yalnızca kendilerinin faydalandığını, davacı müvekkilinin hem hakkına tecavüz edildiğini hem de ortak olduğu patenti kullanarak elde edilen kazançtan pay alamadığını, kararın gerekçesinde 16.11.2017 tarihinde alınan bilirkişi raporunda yapılan tespitlere yer verilmiş olmasına rağmen; mahkemenin, gerekçeli kararında yer vermiş olduğu tespitlere tamamen zıt yönde bir karar verildiğini ve kararın hangi nedene dayanarak verildiğinin anlaşılamadığını, davalı şirketin dava dışı şirketlere satmış olduğu ürünlerin incelenmesi amacıyla Afyonkarahisar 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2018/12 Talimat dosyasında alınan bilirkişi raporunda yapılan tespitlere kararda yer verilmesine rağmen işbu hukuka uygun ve tarafsız tespitler dikkate alınmadan, alınan raporlarla çelişecek bir şekilde davanın reddine karar verildiğini, kararda sayın mahkeme tarafından gerekçe olarak gösterilen tüm hususlar müvekkilin lehineyken, mahkeme tarafından kendi göstermiş olduğu gerekçelerle çelişerek karar verilmesinin usule aykırı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirketin ticaret sicil kaydına göre 17.12.1999 tarihinde tescil edildiği, ortaklarının ve yetkililerinin ... ve ... oldukları, davacının dava dışı ... ve ... ile müşterek malik olduğu TR 2013 05604 A numaralı incelemeli patent, TR 2015 03878 Y numaralı faydalı model ve TR 2013 05608 Y numaralı faydalı modelin davalı şirket tarafından izinsiz olarak kullanıldığı iddiasıyla dava açtığı, ... ve ...'in davalı şirketin ortakları ve yetkilileri oldukları, şirketin başka ortağının bulunmadığı, somut uyuşmazlığa davanın açıldığı tarihte yürürlükte olan 551 sayılı KHK'nın uygulanması gerektiği, anılan KHK'nın 85 inci maddesinde patentlerde müşterek hak sahipliğinin düzenlendiği, "Patent bölünmeksizin birden çok kişiye aitse, hak üzerindeki ortaklık taraflar arasındaki anlaşmaya göre, böyle bir anlaşma yoksa Medeni Kanun'daki müşterek mülkiyete ilişkin hükümlere göre düzenlenir." hükmünün uygulama alanı bulacağı, taraflar arasında aksine bir anlaşma bulunmamakla her hak sahibinin diğerlerine bildirimde bulunduktan sonra buluşu kullanabileceği, 551 sayılı KHK'nin 166 ncı maddesi uyarınca, patentler için öngörülen bu hükümlerin, faydalı model belgeleri için de uygulanacağı, davalı şirket ortaklarının müşterek malik olmaları nedeniyle davaya konu patent ve faydalı modelleri kullanma hakkına sahip olmaları nedeniyle Mahkemece davanın reddine karar verilmesinde usule aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, dava dışı müşterek maliklerin, ortağı ve yetkilisi oldukları şirket vasıtasıyla patent ve faydalı modelleri kullanmalarının patent ve faydalı modellere tecavüz ve haksız rekabet teşkil edip etmeyeceği noktalarında toplanmaktadır. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Kanun’un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 551 sayılı KHK'nın 85 ve 166 ncı maddeleri, 3. Değerlendirme Dava, patent ve faydalı model haklarına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, meni, refi ile maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. 551 sayıllı KHK'nın 85 inci maddesinde patent bölünmeksizin birden çok kişiye ait olması durumunda hak üzerindeki ortaklığın taraflar arasında anlaşma bulunması durumunda aralarındaki anlaşmaya; böyle bir anlaşmanın bulunmaması durumunda ise 4721 sayılı Kanun'daki müşterek mülkiyetine ilişkin hükümlere göre belirleneceği, patent hakkı sahiplerinden birinin, diğer hak sahiplerine bildirimde bulunduktan sonra buluşu kullanabileceği, patent buluşunun üçüncü kişiler tarafından kullanılması veya lisans verilmesi halinde ise hak sahiplerinin tamamının karar vermesiyle mümkün olacağı şeklinde düzenlenmiştir. Mahkemece, davacının, dava dışı ... ve ...'in patent ve faydalı modele müşterek malik oldukları, ... ve ...'in davalı şirketin ortakları ve yetkilileri oldukları, şirketin başka ortağının bulunmadığı, davalı şirket ortaklarının müşterek malik olmaları nedeniyle patent ve faydalı modelleri kullanma hakkına sahip oldukları, bu nedenle ... ve ...'in müşterek malik oldukları patent ve faydalı modelleri ortağı ve yetkilisi oldukları şirket vasıtasıyla kullanmalarının patent ve faydalı modellere tecavüz ve haksız rekabet teşkil etmeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak; 4721 sayılı Kanun'un 50 nci maddesi uyarınca tüzel kişiliğin, kendisini oluşturan şirket ortaklarından bağımsız, ayrı kişiliği bulunduğundan uyuşmazlığa konu patent ve faydalı modelleri kullanabilmesi için 551 sayılı KHK'nın 85 inci maddesinin son fıkrası uyarınca tüm hak sahiplerinin kararı gerekmektedir. Davalı şirketin ortaklarının patentin ve faydalı modelin müşterek hak sahiplerinin ikisinden oluşması 551 sayılı KHK'nın 85 inci maddesinin son fıkrasının uygulanmamasını gerektirmez. Bu durumda, Mahkemece, patent ve faydalı model haklarına ilişkin olarak müşterek malik olan davacı ile dava dışı şirket ortaklarının üçüncü kişi konumundaki davalı şirkete kullanıma ilişkin verdikleri kararın olup olmadığının dosyadaki tüm bilgi ve belgeler birlikte değerlendirilmek suretiyle belirlenerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile yukarıda yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.