Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/328 E. 2024/4206 K. – Asıl Ve Birleşen
Konu: Asıl Ve Birleşen Menfi Tespit
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/328
- Karar No
- 2024/4206
- Karar Tarihi
- Konu
- Asıl Ve Birleşen Menfi Tespit
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/49 Esas, 2022/1942 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 3.Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2018/501 E., 2019/1158 K. BİRLEŞEN DAVA : İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/557 E. 2018/844 K. Taraflar arasındaki asıl ve birleşen menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonucu İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleşen davalarda davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1.Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili davacı şirketin faaliyette bulunduğu İkitelli Organize Sanayi Bölgesi'ndeki işyerine haciz için 04.06.2018 tarihinde gelindiğini, müvekkilinin şirkete ait imza sirkülerini, vergi levhasını ve kira kontratını ibraz etmesine rağmen işyerinin kapısı önünde bulunan .... plakalı aracın icra dosyası borçlusu ... Ltd. Şti.' ye ait olmasından ve mahalde bulunan e-mail evrakının bulunmasından bahisle mahallin borçluya ait olduğunu bu nedenle haciz işlemi yapacağız denilerek müvekkilinden 10.000,00 TL para alındığını, müvekkili şirkete ayrıca dosya borcunun kalan bakiyesi olduğu söylenen bir miktar para için bono tanzim edildiği, bu bonoların da yasa ve usule aykırı olduğu, bu nedenle 3. şahıs nezdinde haczedilen mallara yönelik olarak icra dosyasına istihkak talep dilekçesini sundukları, ayrıca müvekkilinden haksız olarak alınan 10.000,00 TL'nin iadesi, 101.200,00 TL'lik senedin geri verilmesini talep etmiştir. 2.Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; davalı alacaklı tarafça diğer davalı borçlu aleyhine bir kredi alacağı nedeniyle başlatılan icra takibi ile 04.06.2018 tarihinde 3. şahıs Catech End... Ltd. Şti.'nin 2015 yılından beri faaliyette bulunduğu İkitelli OSB Biksan Sanayi Sitesi A2 Blok No:36 Başakşehir adresindeki işyerine haciz işlemi yapıldığını ve bu dosyadaki borçlularla hiçbir ilişkisinin bulunmamasına rağmen 10.000,00 TL nakit para ve 08.06.2018 vade tarihli 101.200,00 TL senet alındığını ve bununla ilgili açılan menfi tespit davasının üzerine davalı alacaklı tarafça bu defa ihtiyati haciz kararı alınarak 13.06.2018 tarihinde yeniden hacze gelindiğini, borçla ve oradaki şirketle hiçbir ilgisi bulunmayan davacılardan haciz ve muhafaza baskısı oluşturularak bu defa 7.000,00 TL nakit para ve ayrıca 15.07.2018 tarihli 118.000,00 TL bedelli bir bono alındığını ileri sürerek ödenen 7.000,00 TL'nin müvekkiline iadesi ile bono nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Asıl davada davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacıların takipte borçlu bulunmadıkları için kendilerine karşı haciz baskısı yapılması söz konusu olmadığını, usul açısından da davacıların aktif dava ehliyeti ve taraf sıfatı bulunmadığını, davaya konu protokolün İstanbul 1.İcra Müdürlüğü’nün 2018/17782 E. sayılı dosya borçluları ... ve ... End. Sis. Taah. Tic. İth. Ltd. Şti'nin menkul, gayrimenkul malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının haczi için gerçekleştirilen haciz işlemi sırasında imzalandığını, haciz mahallinde bulunan davacılar tarafından davaya konu senedin verildiğini ve icra dosyası borcunun üstlenildiğini, haciz işleminin borçlu şahsın sahibi olduğu şirketin resmi faaliyet adresinde ve takibe dayanak senet üzerindeki adreste gerçekleştirildiğini, haciz mahallinde borçlu şirkete ait ....plakalı aracın park halinde olduğunu-istihkak iddia eden Catech Endüstriyel Şirketi çalışanları tarafından kullanıldığını ve ruhsatının da bulunduğunu, borçlu şirket ile 3. kişi şirket arasında organik bağın mevcut olduğunu, borçlu şirket ile 3. kişi şirketin faaliyet adresinin birebir aynı olduğunu, kötüniyetle açılan davanın reddini, takip miktarının % 20’sinden aşağı olmamak üzere davacı aleyhine tazminata hükmedilmesini talep etmiştir. 2.Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde; davaya konu protokolün İstanbul 1.İcra Müdürlüğü’nün 2018/17782 E. sayılı dosya borçluları ... ve ... End. Sis. Taah. Tic. İth. Ltd. Şti'nin menkul, gayrimenkul malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının haczi için gerçekleştirilen haciz işlemi sırasında imzalanmış olup, haciz mahallinde bulunan davacılar tarafından davaya konu senet verildiğini ve icra dosyası borcunun üstlenildiğini, haciz işleminin borçlu şahsın sahibi olduğu şirketin resmi faaliyet adresinde ve takibe dayanak senet üzerindeki adreste gerçekleştirildiğini, haciz mahallinde borçlu şirkete ait.... plakalı aracın park halinde olduğunu-istihkak iddia eden Catech Endüstriyel Şirketi çalışanları tarafından kullanıldığını ve ruhsatının da bulunduğunu, borçlu şirket ile 3. kişi şirket arasında organik bağın mevcut olduğunu, borçlu şirket ile 3. kişi şirketin faaliyet adresinin birebir aynı olduğunu savunarak kötüniyetle açılan davanın reddini, takip miktarının %20’sinden aşağı olmamak üzere davacı aleyhine tazminata hükmedilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; İstanbul 1.İcra Müdürlüğü'nün 2018/17782 takip sayılı dosyasında borçlular ... Şirketi ve ... yönünden mahallinde yapılan haciz işlemi sonucunda haczedilen menkuller ve ... plakalı aracın ...'e yediemin sıfatıyla teslim edildiği, haciz tutanağında ...'ün istihkak iddiasını geri aldığına ilişkin beyanının yer aldığı, asıl ve birleşen davalarda ve icra dosyalarındaki davacıların aynı adreste ticari faaliyet gösteren şahıslar olduğu, takibe konulan 2018/17782 E. sayılı takip dosyası ve bu dosyada verilen senet dolayısıyla takibe konulan 2018/20748 esas sayılı takip dosyası ve bu dosyada verilen dava konusu senedin aynı şirketin ortakları, akrabaları veya bu şirket bünyesinde aynı adreste faaliyet gösteren şahıslarla ilgisi bulunduğu, dolayısıyla mevcut borcun ödenmesi veya yapılandırılması amacıyla davacılar tarafından verilen senet ve ücretin olduğu, bu husustan da senedin ve ödemenin zorla veya tehditle verildiği anlamının çıkarılamayacağı, borcun ödenmesine yönelik işlemler olduğu, yapılan haciz sırasında borcun yapılandırılması veya borcun ödenmesine ilişkin senet düzenlenmelerinin tehditle senedin düzenlediği sonucunu doğurmayacağı gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine, asıl ve birleşen dosyalarda kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davada davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Asıl ve birleşen davada davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemenin gerekçesinde .... plakalı aracın davacı şirket olan Catech adına kayıtlı olduğu ifadesinin hatalı olduğunu, aracın davalı borçlu ... adına kayıtlı olduğunu, müvekkili davacıların hiçbir zaman davalı borçlu ... şirketinin ortağı olmadıklarını, ticaret odası kayıtlarının da bunu doğruladığını, keza .. plakalı aracın davalı borçlu ... adına kayıtlı olduğu ve müvekkili davacı şirketle hiçbir bağının bulunmadığını, müvekkili şirketin ana borç ilişkisi ile ilgili en ufak bir bağı olmadığı halde, yapılmak istenen haciz ve muhafaza baskısı nedeniyle, piyasaya olan taahhütlerini yerine getirememe ve bu nedenle de ticari itibarının sıfırlanması tehlikesi ile karşı karşıya kalarak davaya konu bonoyu vererek imzalamak zorunda kaldığını, haciz ve muhafaza baskısı ile alınan böyle bir beyanın geçerli olduğunun düşünülemeyeceğini, şirkete ait olduğundan bahisle içeride bulunan ve borçlu şirketle alakası olmayan fatura ve ticari bilgilerin yüklü olduğu bilgisayarlara ticari sır konusundaki yasal düzenlemelere aykırı olarak ve zorla girilerek gayri yasal bir şekilde elde edilip çıkartılan bir yazılı e-mail evrakına istinaden bağ kurmaya çalışılmasının da usule aykırı olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; asıl davada; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 10.02.2022 tarihli 2022/3-80 E.- 2022/107 K. sayılı kararı dikkate alındığında davacıların aktif husumetlerinin bulunduğu, davacıların haciz tutanağında istihkak iddialarının ve ihtirazi kayıtlarının bulunmadığı gözetildiğinde; davacıların davalı alacaklı ile protokol yaparak bono vermelerinin borcun üstlenilmesi niteliğinde olduğu ve yapılan işlemlerde usule aykırılığın bulunmadığı anlaşıldığından mahkemece asıl davanın reddine karar verilmesi isabetli olduğu, birleşen dava yönünden de geçerli bir hukuksal işleme dayalı olarak alınan bono uyarınca başlatılan icra takibi kapsamında davacı borçluların adresinde haciz işlemleri yapılması ve bu kapsamda davacılar tarafından protokol ile yeni bono verilmesinde (bu aşamada yeni bir takip ve mükerrer ödeme talebi de bulunmadığı gözetildiğinde) hukuka aykırılık bulunmadığından, mahkemece birleşen davanın da reddine karar verilmesi yerinde olduğundan, asıl ve birleşen davada davacılar vekilinin istinaf istemlerinin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davada davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Asıl ve birleşen davada davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve re'sen dikkat edilecek sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 3. kişiye ait olduğu iddia edilen borç nedeniyle haciz esnasında yapılan ödemeler ve verilen bonolar nedeniyle borçlu olmadığının tespiti talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup asıl ve birleşen davada davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.