Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/3014 E. 2024/5173 K. – Menfi Tespit
Konu: Menfi Tespit
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/3014
- Karar No
- 2024/5173
- Karar Tarihi
- Konu
- Menfi Tespit
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/177 Esas, 2023/401 Karar HÜKÜM : Başvurunun esastan reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/761 E., 2022/1221 K. Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... tarafından davalı Şirket aleyhine ilamsız icra takibi yapıldığını, icra dosyası üzerinden müvekkili şirkete 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 89 uncu maddesi gereğince haciz ihbarnameleri gönderildiğini, ilk iki haciz ihbarnamesi UTS adresine tebliğ edilmiş olup müvekkili tarafından sistem açılamadığından işbu ihbarnamelere itiraz edilemediğini, üçüncü haciz ihbarnamesinin de adli tatil içinde tebliğ edildiğini, adli tatil kapsamında uzayan süre zarfında süresinde menfi tespti davası açtıklarını, müvekkili şirketin borçlu şirkete herhangi bir borcu bulunmadığını, bu hususun alacaklı tarafından da bilindiğini ileri sürerek müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı Şahıs vekili cevap dilekçesinde; davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. 2. Davalı Şirket, cevap dilekçesi sunmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 2004 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesi gereğince 3. haciz ihbarnamesinin tebliğinden sonra 15 günlük yasal süre içinde menfi tespit davasının açılması gerektiği, davacı tarafa 3. haciz ihbarnamesinin 13.07.2022 tarihinde tebliğ edildiği, davanın 15 günlük hak düşürücü süre geçtikten sonra 26.08.2022 tarihinde açıldığı, hak düşürücü sürenin resen dikkate alınması gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın 2004 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinde düzenlendiğini, söz konusu bu davanın acele işlerden olmayıp dava açma süresinin esasen 8 Eylül'e kadar uzadığını, müvekkilinin ibraz olunan banka dekontlarından da anlaşılacağı üzere 15.08.2019 tarihinden 23.07.2019 tarihine kadar dosya borçlusuna ve dolayısıyla dosya alacaklısına takriben 220.000,00 TL ödeme yaptığını ve 01.02.2019 tarihi itibariyle bu durumu ticari defterlerine kaydettiğini, bu sebeple aynı Kanun'un 72 nci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesi yönünde tedbir talep ettiklerini, kararın usule aykırı olduğunu, talepleri doğrultusunda takibin durması, mahkeme aksi kanaatte ise zikredilen Yasa hükmü gereği paranın alacaklıya ödenmemesi ve kötü niyetli davalı aleyhine %20'den aşağı olmayacak şekilde tazminata hükmedilmesi gerektiğini, huzurdaki davanın esasen menfi tespit davası olup, kanun koyucunun 2004 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının dördüncü ve beşinci cümlelerini vazederek hususi bir prosedür öngördüğünü, bu prosedürün davanın niteliğine ilişkin olmayıp süresine dair olduğunu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinde adli tatile tabi olan dava ve işlerin düzenlendiğini, basit yargılama usulüne tabi olan davalara adli tatilde bakılmayacağını, dolayısıyla huzurdaki davanın da açılışının adli tatil sonuna uzayacağını Yargıtay içtihatlarının da bu hususu teyit ettiğini, kararın silahların eşitliği ilkesine de aykırı bulunduğunu, yine müvekkilinin bu davayı kazanma ümidi değil, davayı yürütebilme imkanından da yoksun bırakıldığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, iş bu davanın 2004 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin üçüncü fıkrasıyla düzenleme altına alınan 15 günlük hak düşürücü süre içerisinde açılıp açılmadığı noktasında toplanmaktadır. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ve aynı Kanun'un 103 üncü maddesi. 2.2004 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin üçüncü fıkrası. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.