Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/2795 E. 2024/4864 K. – İtirazın İptali
Konu: İtirazın İptali
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/2795
- Karar No
- 2024/4864
- Karar Tarihi
- Konu
- İtirazın İptali
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/2767 Esas, 2022/2188 Karar HÜKÜM : Davanın usulden ve esastan reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Karapınar Asliye Hukuk Mahkemesi(Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla) SAYISI : 2018/701 E., 2020/238 K. Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın usulden ve esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalılar ..., ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; dava dışı ... müvekkili banka tarafından Genel Tarımsal Kredi Sözleşmelerine istinaden tarımsal kredi kullandırıldığını, davalıların kefil olduklarını, toplam kredi alacağına ilişkin borçlu ve davalılara ihtarname gönderildiği, borcun ödenmemesi üzerine davalılar aleyhine icra takibi başlatıldığını, itiraz üzerine takibin durduğunu ileri sürerek davalıların itirazlarının iptaline, takibin 766.290,66 TL üzerinden devamına (... ve ... için ayrı ayrı 250.000,00 TL ve ferilerinden devamına), icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava dışı ...'ın 2010 yılında kullandığı tarımsal kredi sözleşmesine müvekkilinin kefil olduğunu, ...'ın bu kredi borcunu ödediğini ve kredi sözleşmesinden doğan borcun kapandığını, aradan bir yıl geçtikten sonra ...'ın yeniden kredi başvurusunda bulunduğu ve kullandığını, yeni kullanılan kredi de müvekkilinin imzasının bulunmadığını, haksız yere takip yapıldığını, borcun hangi sözleşmeden kaynaklı olduğunun araştırılması gerektiğini savunarak davanın reddine, kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir. 2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının talep ve iddiaların asılsız olduğunu, dava konusu kredinin kapandığını, dava dışı ... ile banka arasında birden fazla kredi ilişkisinin olduğunu, kredi sözleşmesinin incelendiğinde kefaletlerin geçersiz olduğunu, kendi el yazısıyla doldurulmadığını savunarak davanın reddini, kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir. 3.Davalı ... cevap dilekçesi sunmamış, yargılama aşamasında davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarımsal amaçlı genel kredi sözleşmelerinden hangisinin kapsamı içinde kullandırılmış olduğunun öncelikle saptanması için bilirkişi incelemesinde yaptırıldığı, bilirkişi incelemesi ile davalılar ..., ... ve ...'ın 37535801 no.lu Tarımsal Kredi yönünden dava tarihi itibariyle hiçbir borçlarının bulunmadığının tespit edildiği, davacı banka ile davalıların kefaletinin bulunduğu kredi sözleşmesi imzalandığı, davalıların sorumluluklarının aynı sözleşmeye dayanılarak yeni bir kredi kullandırılması halinde devam edecekken davacı banka tarafından davalıların kefil olmadığı yeni bir sözleşme düzenlenerek kredi kullandırıldığı, bu sebeple davalıların takibe konu edilen borçtan sorumlu tutulamayacakları dosya kapsamı ve bilirkişi raporu ile sabit olduğu gerekçesiyle davanın reddine, dava konusu alacağın 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 67 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince takdiren %20'si oranında tazminatın davacıdan alınarak davalılara verilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ... ve ... için imza altına alınmış 250.000,00 TL'lik kefalet limiti ve ferilerinden dolayı dava açılmış olup, sözleşmeler ve banka kayıtları incelendiğinde tarafından hiçbir ödeme yapılmadığı ve buna ilişkin kredi dosyasının kapatılmadığının açıkça anlaşılacağını, sözleşme kapsamında imzalanan tüm sözleşmelerin BCH hesabı ve limit dahilinde tanımlandığı için bilirkişi incelemesinde bu husustan bahsedilmemiş, hatalı rapor ile bu rapora dayanak hüküm tesis edilmiş ve %20 tazminata hükmedilmiş olduğunu, karşı tarafın kefalete ilişkin usuli şart iddia ettiği maddelerin yeni Borçlar Kanunu ile 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe girmiş olduğunu, imza attığı miktarı teyit etmesinin bundan önceki sözleşmelerde kefil sıfatı için yeterli olduğunu, davalı asıl borçluya kullandırılan kredilerin ödenmemiş olup kefillerinde tüm kredilerden sorumlu olduğu açık iken bu hususun göz ardı edilerek hüküm kurulmasının yasaya aykırı olduğunu, aleyhe tazminata hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, GKS'nin cari hesap şeklinde işlemekte olup bankanın verilen limit ve sözleşme süresi içerisinde vereceği krediyi tekrarlayabileceğini, üçüncü bir kişinin bu krediye kefil olması durumunda kefilin süresiz olarak bu dönen krediye kefil olmuş olduğunu, sözleşme süresi içerisinde herhangi bir tarihte tüm geri ödemeler yapılmış olsa, bakiye sıfır vermiş olsa dahi kefilin sorumluluğunun devam ettiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile takibe konu kredilerden 37535801-1041 numaralı kredi dışındaki, sonraki tarihli kredi sözleşmelerine istinaden kullandırılan kredilerden Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 17.12.2018 tarih, 2017/1029 E. ve 2018/6660 K. ve 05.02.2018 tarih, 2016/15353 E. ve 2018/405 K. sayılı ilamlarında da belirtildiği gibi davalıların sorumlu olmayacağı, davalıların sorumlu oldukları 37535801-1041 numaralı krediden kaynaklı borcun takip tarihinden sonra ancak dava tarihinden önce ödenerek kapatıldığı, bu krediden kaynaklı olarak davalılar ... ve ... yönünden 45.842,44 TL alacak nedeniyle, davalı ... yönünden 45.846,40 TL alacak nedeniyle davacının dava açmakta hukuki yararı bulunmadığı, davacı tarafın icra takibinde kötü niyetli olduğunun ispatlanamadığı, bu nedenle kötüniyet tazminatı şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davalılar ... ve ... hakkında açılan davanın 45.842,44 TL alacak yönünden, davalı ... hakkında açılan davanın 45.846,40 TL alacak yönünden hukuki yarar yokluğundan usulden reddine, davalılar ... ve ... hakkında açılan davanın 204.157,56 TL alacak yönünden, davalı ... açılan davanın 720.444,26 TL yönünden esastan reddine, davalıların kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalılar ..., ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. 2.Davalılar ..., ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; kötü niyet tazminatının reddi yönündeki kararın hukuka aykırı olduğunu, müvekkili ... yönünden de vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken sadece müvekkili ... ve diğer davalı ... yönünden vekâlet ücreti hükmü kurulmasının hatalı olduğunu, vekâlet ücreti miktarının da hatalı olarak belirlendiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, 06.07.2010, 11.07.2011, 08.08.2012 tarihli genel tarımsal krediler sözleşmelerinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 67 nci maddesi. 3. Değerlendirme 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalılar ..., ... vekilinin kötü niyet tazminatına ilişkin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Davacı vekilinin temyiz istemine gelince; Genel Tarımsal Krediler Sözleşmelerinden 06.07.2010, 11.07.2011 tarihli sözleşmelerde davalılar..., ... ve ...'in, 08.08.2012 tarihli sözleşmede ise ...'in kefil olarak imzası bulunmaktadır. İlk Derece Mahkemesince alınan bilirkişi raporunda da görüldüğü üzere 08.08.2012 tarihli sözleşmede ...'in kefil olarak imzası bulunmakla birlikte diğer davalıların imzası bulunmadığından bahisle bu sözleşmeye ilişkin herhangi bir hesap incelemesi yapılmamıştır. Gerek İlk Derece Mahkemesince gerekse Bölge Adliye Mahkemesince bu husus dikkate alınmamış ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm tesis edilmiştir. Mahkemece banka kayıtları üzerinde yerinde inceleme yapılmak suretiyle konusunda uzman bankacı bilirkişilerden oluşturulacak üç kişilik bilirkişi kurulundan rapor alınarak her 3 sözleşmenin birbiri ile bağlantılı olup olmadığı da tespit edilip, sözleşmelerden kaynaklı olarak kefil sıfatıyla davalıların takip tarihi itibari ile borçlu olup olmadıklarının varsa miktarının denetime elverişli raporla tespit edilmek suretiyle karar verilmesi gerekirken yetersiz bilirkişi raporuna göre karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davalılar ..., ... vekilinin kötü niyet tazminatına ilişkin temyiz itirazlarının REDDİNE, vekâlet ücretine ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 2.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacıya iadesine, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.