Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/2718 E. 2024/4976 K. – Menfi Tespit
Konu: Menfi Tespit
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/2718
- Karar No
- 2024/4976
- Karar Tarihi
- Konu
- Menfi Tespit
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3.Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1178 Esas, 2023/324 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/751 E., 2022/420 K. Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında 29.09.2021 tarihinde 200 ton saman, 25 ton arpa, 40 ton buğday, 25 ton arpa kırması, 10 ton da koyun ve dana yemi olmak üzere toplamda 436.500 TL'lik işin yapımı hususundaki sözlü anlaşmaya istinaden 4 adet çekin davalı tarafa teslim edildiğini, ancak anlaşma gereğince malların davacı tarafa teslim edilmediğini, buna rağmen Çorum İcra Müdürlüğü'nün 2021/23953 E. sayılı dosyası ile 28.09.2021 tarih E1-4964861 seri numaralı çekin tahsili için icra takibi başlatıldığını, davacı tarafından davalıya keşide edilen kambiyo senetlerinin bedelsiz kaldığı, avans olarak verilen çek bedellerinin ödenmediği, bu nedenle davalıya borcunun olmadığı ileri sürülerek davalıya vermiş olduğu çeklerden dolayı borcu olmadığının tespitini, dava sonuçlanıncaya kadar ihtiyati tedbir konularak ödenmesinin yasaklanmasına, Çorum İcra Müdürlüğü'nün 2021/23953 E. sayılı dosyasında takibin durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davaya bakmakta yetkili mahkemenin Çorum Mahkemeleri veya Alaca Mahkemeleri olduğunu, bu nedenle yetkisizlik kararı verilmesini, davacının haksız iş bu davasını kül halinde reddettiğini, bütün halinde ispat yükünün davacı tarafta olduğunu, davanın değeri itibariyle senetle ispat kuralı gereğince davalı tarafın tanık dinletmesine muvafakatlerinin bulunmadığını, davacının iddialarını senetle ispatlaması gerektiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu çeklerin davacının ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, dava dosyasında tarafların dosyaya sunmuş oldukları herhangi bir yazılı sözleşmenin bulunmadığı, dava konusu çekler karşılığında davalı tarafından davacıya düzenlenmiş fatura, malların teslim edildiğine dair irsaliye, teslim fişi ve teslim alındığına dair yazılı bir belge bulunmadığı, taraflar arasında ticari mal alım satımı ile ilgili bir ilişkiye rastlanılmadığı, verilen kesin süreye rağmen davalı tarafça defterlerinin sunulmadığı, çekin bir ödeme vasıtası olması ve alınan bir mal veya yapılan bir iş karşılığı bedel ödemek için düzenlendiğinin karine olarak kabul edilmesi karşısında, davacının davaya konu çekleri mal almadan veya hizmet görmeden avans olarak verdiğini ispat etmesi gerektiği, davacının davalıdan mal teslim almadığını ispatlayamadığı, yemin deliline de dayanmadığı, takipte icra veznesine yatan/yatacak paranın alacaklıya ödenmemesine yönelik ihtiyati tedbir uygulanmasına karar verildiği gerekçesiyle davanın reddi ile davacı aleyhine tazminata hükmedilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirket yetkilisi ... tarafından davalı ... hakkında dolandırılıcılık eyleminden suç duyurusunda bulunulduğunu, soruşturma dosyasının celp edildiğini ancak yerel mahkemece bu dosyanın içeriği değerlendirilmeden, bildirdikleri tanık dinlenmeden eksik inceleme ve araştırma sonucunda ret kararı verildiğini, ayrıca kabul anlamına gelmemek kaydıyla davalı yararına nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin de hukuka aykırı olduğunu, bu nedenlerle yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile çeklerin avans çeki olduğu ve bedelsiz kaldığı iddiasının ispat yükü kendisinde olan davacı tarafça usulüne uygun delillerle kanıtlanamamış olmasına, davaya konu çeklerle ilgili tedbir kararı verildiğinden 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72'nci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince tazminata hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına, nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye uygun olmasına göre; kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı tarafından avans olarak verilen çeklere ve taraflar arasındaki anlaşmaya göre teslim edilmesi gereken malların teslim edilmemesine rağmen takip başlatıldığını, müvekkil şirketin ticari defterlerinde hiçbir kayıt olmasa dahi davalının ticari defterlerinde müvekkilinin alacaklı olduğu yönünde kaydın mevcut olması halinde kesin delil niteliği gereği davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, davalı ... hakkında dolandırıcılık eyleminden suç duyurusunda bulunulmuş olup işbu davanın aydınlatılması bakımından ilgili soruşturma dosyasının celbi gerektiğini, davalı yararına maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken nisbi vekalet ücretine hükmedilmesinin de hukuka aykırı olduğunu belirterek dilekçelerindeki ve istinaf başvurusundaki nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklandığı ve bedelsiz kaldığı iddia edilen çekler nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72'nci maddesi. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.